Herkes fazla kilolarından bir anda kurtulmak ister. Bunun için mucizevi yollar arar. Kulaktan dolma bilgiler hiçbir etkisi olmayan tarifler ve düşük kalorili diyetler bizi zayıflatmadığı gibi kilo almamıza neden olmaktadır.
Zayıflamak için mucize aramayın. İnsan vücudu belirli bir denge içerisinde çalışır ve enerji harcar. Bu dengeyi fazla ya da az yemek tüketerek bozduğumuzda kilo almaya başlarız. Sanılanın aksine az yemek bizi zayıflatmaz.
Metabolizmamızı yavaşlatır metabolizma üzerinde kalcı hasarlar bırakır. Bir süre sonra normal beslenme düzenimize döndüğümüzde verdiğimiz kiloları yavaşlayan metabolizmamız nedeniyle fazlasıyla geri alırız.
Her birey kendine ait bir metabolizma hızı ile çalışır. Günlük alınması gereken enerji ihtiyacı aynı boy ve kiloda olsa dahi herkeste farklılık gösterebilir. Bu nedenle her diyet kişiye özel olmalıdır.
Kas kaybına yol açıyor
Şok yani düşük kalorili diyetlerin beraberinde getirdiği düşük karbonhidrat alımı kas kaybına neden olmaktadır. Kas yapımı için gerekli olan glikojen depolarının en büyük kaynağı karbonhidratlardır.
Dolayısıyla düşük kalorili diyetler karbonhidrat alımını kısıtlayarak kas kaybına ve buna bağlı olarak vücuttan sıvı kaybına neden olmaktadır. Unutmayın ki beyin fonksiyonlarının çalışması için bile en az günde150gr. karbonhidrata gereksinimimiz vardır.
Yağlanma artar
Ayrıca şok diyetlerde yağ kısıtlamasına da gidilerek en büyük yanlış yapılmaktadır. Unutmayın ki günlük enerji ihtiyacımızın %25-30 u kadar yağlardan oluşmalıdır.
Bu eksiklikle özellikle yağda eriyen vitaminler olan A D E K vitaminlerinin eksikliğinde görülen hastalıkların da görülme riski yüksektir.
Şok diyetlerin en belirgin özelliklerinden biri de yağsız dokunun azalmasıdır.
Eğer bir de sedanter (hareketsiz) bir yaşama sahipseniz şok diyetlerle yağsız doku kaybı yaşayarak kilo verdiğinizi zannedebilirsiniz. Kilo vermek yağ dokusunda ki azalmadır.
Bunlara dikkat
Uzun süren açlık sonucunda kan şekeri düşer halsizlik yorgunluk konsantrasyon eksikliği gözlenir baş ağrıları oluşur. Bir gram kas kaybedildiğinde yaklaşık 2 7 gram da su kaybedilir. Şok diyetler besin öğeleri açısından yetersiz ve dengesiz olması nedeniyle hastalıklara daha kolay yakalanma riskini artırır.
Sık sık şok diyet uygulayan bireylerde anemi halsizlik sindirim sistemi bozuklukları sinir sistemi bozuklukları gibi birçok problem oluşabilmektedir.
Zayıflamak için 10 altın kural
1. Zayıflama kişiye özel olmalıdır ve herkes kendi yaşına cinsiyetine iş veya ev hayatına sağlık durumuna göre beslenme programı uygulamalıdır bunun için de diyetisyene başvurmalıdır.
2. Harcanan enerjinin alınan enerjiden çok olmasını sağlamak için mutlaka haftada en az 3 gün bir saat egzersiz yapın. Böylece sağlıklı ve gerçek bir zayıflama elde edebilirsiniz.
3. Asla size özel olmayan programları uygulamayın başkalarının diyetlerini kullanmayın.
4. Tek taraflı beslenme programları yerine (protein ağırlıklı diyet gibi) dengeli yani karbonhidrat+yağ+proteinden oluşan bir programı tercih edin.
5. Çay kahve asitli içeceklerin su yerine geçmediğini ve günlük ortalama 2-2 5 lt su içmeniz gerektiğini unutmayın.
6. Ekmeğinizi kısıtlamayın ama mutlaka esmer ekmek tercih edin. Ekmek sizi en uzun süre tok tutacak yiyeceklerden birisidir.
7. Aç kalmayın. Ara öğünler kilo vermede önemli araçlardır. Düzenli insülin salınımı sağlıklı kilo vermeye yardımcı olur.
8. Yeterli ve düzenli uyuyun. Yorgunluk fazla yemeye neden olduğu gibi gece salınan hormonların da dengesizliği metabolizmayı etkileyebilir.
9. Kilo verme konusunda sabırlı olun. Önemli olan kalıcı ve sağlıklı bir şekilde zayıflamaktır.
10. Alkol meyve suları asitli içeceklerden kaçının. Alkol besinlerdeki yağın emilimini arttırır ve özellikle karın bölgesinde yağlanmaya neden olur.