Sıklıkla adını duyduğumuz rooibos (roybos) çayı Afrika’da “ kızıl çalı” bitkisinden elde edilen bir çay türüdür. Bitkinin yaprakları okside olmasın diye toplandıktan hemen sonra kurutulur. Kurutulmuş bu yapraklar fermente edilerek kırmızı bir renk alır.
Bu çayın antioksidan içeriği diğer çaylardan çok daha fazladır. İçeriğinde bulundurduğu flavonoidlerden en önemlileri olan aspalatin ve nothofagin en güçlü antioksidanlar arasında yer almaktadır.
Rooibos çayı antienflamatuar etkiye sahiptir. Polifenoller bakımından da zengindir.
Düzenli ve yeterli tüketilen Rooibos çayı içerdiği Quercetin antioksidanı sayesinde LDL kolesterolü düşürücü ve HDL kolesterolü yükseltici etkiye sahiptir. Bu sayede ateroskleroz kalp krizi ve inme gibi çeşitli kalp rahatsızlıklarına karşı koruma sağlar.İçerdiği antioksidanlar sayesinde düzenli kullanımı bağışıklı sisitemini güçlendirir.
Bronkodilatör etkisi vardır. Ayrıca Sodyum potasyum bakır demir manganez çinko mineralleri içerir. Bu sebeple kemik ve saç sağlığı için de önemlidir.
Çayın en önemli özelliklerinden biride kafein içermiyor olmasıdır vücutta rahatlama sağlayabilir. Uykusuzluk gerginlik aşırı stres durumlarında tüketilebilir.
Menapoz dönemindeki kadınlarda kalsiyum ve demir kaybının en önemli nedenlerinden birinin kafein olduğu bilinmektedir. Bu sebeple menapoz döneminde tüketilebilir.
Rooibos çayında bulunan quercetin ve luteolin antioksidanlarının kanser hücrelerinin etkisini azaltabileceği ve tümör büyümesini önleyebileceği bazı çalışmalarda yer bulmaktadır. Ancak bu iki antioksidanın yeterli olup olmadığı vücutta yeterince emilip emilmedikleri hakkında yeterli veri bulunmamaktadır.
Yapılan bazı hayvan çalışmalarında örneğin; Tip 2 diyabetli farelerde yapılan bir çalışmada aspalathinin kan şekeri düzeylerini dengelemesine yardımcı olduğu ve insülin direncini düşürdüğü bulundu. Konuyla ilgili daha fazla çalışma yapılmalıdır.
Ohio Üniversite tarafından yapılan bir araştırmada içerisinde yüksek oranda antioksidan bulunduğu ve içerisindeki nothofaginnin sinir ve beyin fonksiyonu üzerinde koruyucu bir etkisi olduğu gibi Alzheimer hastalığına karşıda koruyucu olduğu belirtilmiştir.
KİMLER TÜKETMEMELİDİR?
Emziren ve gebe kadınların içebileceği ile ilgili yeterli veri bulunmamaktadır.Bu yüzden önerilmez.Ayrıca östrojen hormonuna duyarlı durumlarda (meme kanseri gibi) tüketilmemelidir.Herhangi bir karaciğer ve böbrek hastalığınız varsa bu durumda da tüketimi önerilmemektedir.
Son olarak en çok tercih edilme sebeplerinin başında kilo verdirme yağ yakma gibi özellikleri düşünülür ancak diğer çaylarda olduğu gibi direk kilo verdirme üzerine bir etkisi yoktur. Hiçbir besin size doğrudan kilo verdirmez bu ancak sağlıklı bir beslenme planının yanında metabolizmanızı hızlandıracak besinlerle beraber gerçekleşir.