Kombucha MÖ 220’de Çin Kore ve Japonya’dan köken almış ve Kore’den Japonya’ya çay mantarını götüren Dr. Kombu’dan dolayı Kombucha olarak tanımlanmıştır. Japonca’da ‘’Kombu’’ bir deniz yosunu olan Laminaria japonica’yı tanımlamakta ‘’Cha’’ ise çay anlamına gelmektedir. Bu köpüren elma şarabı tadındaki canlandırıcı içecek bakteri ve mayaların simbiyotik ilişkisi sonucu şekerli çayın fermentasyonuyla elde edilmiştir.
NASIL HAZIRLANIR?
Kombucha’nın hazırlaması esnasında havadan bulaşan küfler ve patojen organizmalardan kontaminasyonu önlemek için steril cam kaplar kullanılmalıdır. kombucha genellikle taze kaynayan suya siyah çay yapraklarının (1 5 g/L) ilave edilip 50-150 g/L çay şekeri ile tatlandırıldıktan sonra yaklaşık 10 dak demlendirilmesiyle hazırlanır. Siyah çay yerine yeşil çayda demlemek için kullanılabilmektedir. Ayrıca bu içecek ender olarak melisa dut yasemin ve nane kullanılarak da demlenebilmektedir. çay mantar hücrelerinin gelişimi için gerekli olan yüksek nitrojen kaynaklarına sahip kafein teofilin gibi pürin türevleri bulunmaktadır. Yapılan araştırmalar sonucunda siyah çay ile demlenen kombucha çayındaki asit oranı yeşil çay ile demlenen kombucha çayına oranla daha düşük bulunmuştur. Kombucha hafif asit ve alkolün etkisiyle elma şarabına benzer tattadır. Eğer yeterli asitlik gelişiminden sonra fermantasyon durdurulmazsa çayın hoşa giden meyvemsi hafif ekşi ferahlatıcı tadı sirkemsi tada dönüşmektedir. 10 günden fazla fermantasyona bırakılırsa asidite zararlı seviyelere çıkabilir. Kombucha %0 5-%1 5 alkol asetik asit ve laktik asit gibi organik asitler içermesinden dolayı yapımında cam porselen ya da seramik kapların kullanımı önerilmiştir.
Kombucha cam şişede 4 santigrad derecede saklanır. Tavsiye edilen günlük tüketim oranları 100-300 ml’dir.
Kombuchanın içeriğini asetik asit etanol glukonik asitin yanı sıra okzalik asit sakkarik asit laktik asit 5- ketoglukonik asit 2 5-ketoglukonik asit etil glukonat şekerler B1 B6 B12 ve C vitamini gibi suda çözünen vitaminler kateşinler teoflavinler flavonoller gibi çay bileşenleri invertaz amilaz gibi hidrolitik enzimler aminoasitler karbondioksit Na K Ca Cu Fe Mn Ni ve Zn gibi elementler oluşturmaktadır. Vitamin C’nin zaman ve ısı değişkenlerinin her ikisinin artışıyla arttığı gösterilmiştir. Bu sonuçlara göre uzun süreli fermantasyonun özellikle Vitamin C gibi değerli ürünlerin artışını sağlamıştır. Zararlı düzeylere erişebilen organik asitlerin birikmesi yüzünden uzun fermantasyonu tavsiye edilmemektedir.
Kombuchanın antimikrobiyel antioksidan antikanserojenik hipokolesterolemik hipoglisemik hepatoprotektif gibi etkilere sahip olduğu belirtilmektedir
YARARLI ETKİLERİ
Antibiyotik etkisine sahiptir gastrik intestinal ve glandular aktiviteleri düzenler laksatif etkisi vardır ekem romatizmasını iyileştirir immun sistemi destekler gut ve hemoroidleri iyileştirir kolesterol düzeyini ayarlar atherosklerozisi önler toksinlerin atılımı ve kanın temizlenmesini sağlar diyabetin düzelmesine yardımcı olur stresle mücadeleyi destekler yaşlanma etkilerini azaltır vücudu zinde tutar ve kanseri tedavi eder
Antimikrobiyal Etkisi
Kombucha’nın asetik asit içeriklerine bağlı olarak antimikrobiyal aktiviteye sahiptir. çay ekstraktlarında bulunan tanenlerin Kombucha’nın fermentasyonu sırasında antimikrobiyal aktiviteden sorumlu tanen türevlerine metabolize olduğu bulunmuştur.
Antioksidan Etkisi
yararlı etkilerin çayın içindeki kateşinlere bağlıdır. Tokoferol ve askorbik asidin çay kateşinlerinin antioksidant aktivitesi üzerine güçlü etkiler oluşturduğu bulunmuştur. Fermente içecekte bulunan B ve C vitaminleri içeceğin besinsel değerini artırma yanında güçlü antioksidanlardır. Ekinezya ve siyah çaydan yapılan Kombucha’ların limon balsam çayından yapılan Kombucha’dan daha yüksek antioksidan aktiviteye sahip olduğu da görülmüştür.
Antiproliferatif Etkisi
Kombucha’nın her gün içilmesinin kansere karşı yüksek oranda koruduğu ortaya koymuştur. Glucaric asit içeriği çok yüksektir ve son çalışmalar glucaric asitin kanseri önlemeye yardımcı olduğunu göstermiştir.Kombucha’nın kanseri iyileştirici özelliklerini ve detoksifiye edici etkilerini yeniden doğrulamış ve uzun süreli kullanımın immun sistemi güçlendirdiği ve interferon üretimini artırdığını ileri sürmüşlerdir
Antidiyabetik Etkisi
Diyabetik hastaların kombucha çayını kullanımları artmıştır. Kombucha’nın temel bileşeni olan siyah çayda insülini taklit eden çok önemli flavonoidlerden biri olan myricetin bulunmaktadır. Bu çayı kullananlarda kan glukoz düzeyleri arasında önemli bir farklılık gözlenmemiştir.
Detoks etkisi
Karaciğerde hücre toksisitesini önlemektedir. Bir çalışmada Kombu çayı tüketiminin karaciğer hücrelerini oksidatif yaralanmaya karşı koruduğu aslında toksine maruz kalmış olmalarına rağmen hücrelerin normal fizyolojilerini muhafaza ettikleri gözlenmiştir. Vücutta üretilen enzimlerin ve bakteri asitlerinin çoğundan zengin olması sebebiyle sisteminizi detokslayarak pankreas yükünüzü azaltır ve karaciğerinizdeki yükü hafifletir.
Sindirim sistemi üzerine etkileri
Sindirim sistemine yarar sağlamasının en büyük nedeni yararlı asit probiyotikler ve enzimleri yoğun olarak içermesinden dolayıdır.. Bazı durumlarda mide yanması ve ülser için sıklıkla kullanılan Prilosec gibi ilaçlar kadar etkili olduğu kanıtlanmıştır. candida ile savaşarak yararlı bakterilerin fayda etmesine yardımcı olan canlı probiyotikler içermektedir.
İskelet sistemi ve cilt üzerine etkileri
Kombucha’nın antimikrobiyel aktivitenin sonucu olarak bölgesel olarak kullanılırsa deri hasarlarında ve yanıklarda yangıyı azaltmaya yardım edebileceği ve geçici deri bileşeni olarak kullanılabileceği de araştırmalar sonucu bulunmuştur.
Kombucha çayına glukozamin eklendiğinde Hyaluronik asit üretimi artar. Bu kollajenin korunmasını destekler ve artritik ağrıyı önler. Aynı şekilde kolajeni destekler aynı zamanda tüm vücudun kolajenini desteklerken ciltteki kırışıklıkların görünümünü azaltır.
Zayıflama üzerine etkisi
2005 yılında yapılan bir çalışmada elde edilen veriler Kombu çayının metabolizmayı hızlandırdığı ve yağ birikimini sınırladığına ilişkin kanıtlara ulaşıldı. Doğru sonuçlara ulaşılabilmesi için daha çok araştırma ve çalışma yapılması gerekmektedir. Ancak içeriğinde bulunan asetik asit (elma sirkesinde bulunan asit) ve kilo kaybını sağlayan polifenollerin yoğun olmasında dolayı kilo kaybını destekleyebilir.