Dünya genelinde milyonlarca insan diyabetle yaşamaktadır ve bu sayı her geçen gün artmaktadır. Türkiye ‘de Tip 2 diyabet sıklığı %7.2’den (1997-TURDEP I) %13.7’ye (2010-TURDEP II) %17.9’ye (PURE-2012) ulaşmıştır.
Diyabet pankreasın insülin salgısının tamamen veya kısmen yetersizliği sonucunda uzun süre boyunca yüksek kan şekeri düzeylerinin olduğu metabolik hastalıklar grubudur. Diyabet tedavisinde kişinin beslenme ve hareket alışkanlığının değiştirilmesine ek olarak ilaç /insülin tedavileri bütüncül bir yaklaşım olarak kullanılmaktadır.
Ailede diyabetli hikayesi ileri yaş obezite özellikle karın çevresi yağlanması olan kişiler fiziksel aktivite azlığı gebelikte diyabet hikayesi prediyabet(gizli şeker) genetik ve çevresel risk faktörleri Tip 2 diyabet’in ortaya çıkışında etkili faktörlerdir.
DİYABET TÜRLERİ Tip 1 Diyabet : Pankreas hücrelerinin zedelenmesi veya kaybına bağlı olarak gelişen mutlak insülin eksikliği ile ortaya çıkan ve insüline bağımlı olarak seyreden diyabet türüdür.Sıklıkla çocukluk ve gençlik döneminde rastlanılır. Tip 2 Diyabet : Pankreasın beta hücre fonksiyonunda bozulma veya periferik dokularda insülin duyarsızlığına ve direncine bağlı gelişen diyabet türüdür. Gestasyonel Diyabet : Gebelik sırasında ortaya çıkan ve genellikle doğumla birlikte düzelen diyabet türüdür. |
İdrarla glikoz atılması sık idrara çıkma ağız kuruluğu açlık hissinde artma veya çok yeme yorgunluk cilt yaralarında geç iyileşme sık enfeksiyon bulanık görme el ve ayaklarda karıncalanma uyuşma açıklanamayan ağırlık kaybı belirtilerinin çoğunluğu varsa diyabet şüphesi ile ilgili doktorunuza danışmalısınız.
Diyabet tanısını koyabilmek için üstte yazdığım belirtilerle birlikte
1.Açlık kan şekeri ≥ 126mg/dL(en az 8 saatlik açlık)
2. Rastgele ölçtüğünüz kan şekerinin ≥200 mg/dL
3. OGTT (75 gramlık şeker yükleme testi) sonucu kan glikozunun ≥ 200 mg/dL
4. Hba1c (3 aylık kan şekeri ortalaması ) > % 6.5 olması gereklidir.
KAN ŞEKERİ HEDEFLERİ
|
İDEAL |
HEDEF |
GEBELİKTE |
HBARC |
%6 |
<%7 |
<%6 |
AÇLIK KAN ŞEKERİ |
70-100 |
80-130 |
60-100 |
ÖĞÜN SONRASI 1.SAAT |
<130 |
|
<140 |
ÖĞÜN SONRASI 2.SAAT |
<120 |
160 |
<120 |
*Gebelerde öğün sonrası 1 .saat takip edilmektedir. Bu hedefler bireyselleştirilmelidir.Hastanın yaşam beklenti süresi diyabet yaşı hipoglisemi riski ve eşlik eden diğer hastalıklarına göre gerekirse daha esnek kan şekerleri hedeflenmelidir.
DİYABETTE TIBBİ BESLENME TEDAVİSİ NASIL OLMALIDIR ?
Tip1 Diyabette Beslenme Tedavisinde; kişinin beslenme alışkanlıklarına ve fiziksel aktivitesine göre insülin tedavisi ayarlanır. Öğün planlama yöntemi olarak ‘karbonhidrat sayımı ‘ yönteminin uygulanması tercih edilir. Karbonhidrat Sayımı kan şekerini yönetmek için bir yemek planlama tekniğidir. Bu yöntem ile kişiler yedikleri yemeğin karbonhidrat miktarını sayarak ne kadar fazla veya ne kadar eksik insülin vuracağına kendisi karar verir. Böylece kan şekerlerini daha iyi kontrol altına almış olurlar.
Tip 2 Diyabet ve İnsülin Direncinde Beslenme Tedavisi
En önemli dikkat edilmesi gereken noktalardan biri glisemik indeksi düşük bir beslenme tercih edilmelidir.
Glisemik indeks bir besinin kan şekerini yükseltme hızı demektir. Glisemik indeksi yüksek gıdalara baktığımızda şeker içeren tüm gıdalar (pastalar tatlılar kekler..) beyaz undan yapılmış gıdalar (börek poğaça simit açma gibi pastane ürünleri) pirinç patates mısır kestane kuru meyveler meyve suları muz incir kavun bal pekmez çikolata helva da bu gruba dahildir.
Kan şekerimizi yavaş yükselten yani düşük glisemik indeksli gıdalar ise sebzeler çoğu taze meyveler tam buğday tam çavdar unundan yapılmış ekmekler bulgur kurubaklagiller gibi besinlerdir.Bu besinler şekerimizi daha yavaş yükselttiği için beslenmemizde daha çok yer vermek gerekir.
3 ana öğün şeklinde beslenilmeli acıkma sinyallerinize ve kullandığınız insülin tipine göre 2-3 ara öğün ile beslenmenizi tamamlayabilirsiniz.
Ara öğünler yapmak yenilen yiyeceklerin porsiyon ölçüsünü azaltarak ana öğünlerde daha küçük porsiyon halinde yemek yenilmesi böylece fazla kalori alınmasını önleyerek ve açlığı kontrol altına alarak hem kan şekeri kontrolünü sağlar hem de kilo alımını önler.
Ara öğünler için yapılacak seçim insülin veya oral anti diyabetik ilaç kullanan kişiler için farklıdır. Ancak her iki tedavide en az 10-15 gram karbonhidrat içeren bir yiyecek yemenizi öneririz. Örneğin 1 porsiyon meyve veya 2-3 adet galeta veya 4-5 adet şekersiz bisküvi veya 1 bardak patlamış mısır vb. Bu besinlerin yanına süt yoğurt grubu veya ceviz çiğ badem-fındık gibi çiğ kuruyemişler ekleyerek daha uzun süre tokluk sağlanabilir.
Düzenli egzersiz yapmak yağ dokusunda depo edilmiş yağların kaslar tarafından kullanılmasını sağlayarak kilo vermeye ve kas kütlesini arttırıp glikoz kullanımını arttırarak kan şekeri seviyesini dengelemeye yardımcı olur.
Egzersiz en az haftada 3-4 kez ve planlı olarak yapılmalıdır.Ancak bu haftanın 3 günü üst üste yapıp diğer günler yapmamak anlamına gelmemektedir.
Alkol alımı kan şeker seviyeleri yüksek seyreden trigliserit seviyesi yüksek olan ve hipoglisemi riski yüksek diyabetli hastalarda sağlık sorunlarına yol açabilir.
Riskleri olmayan kişiler alkol kullanmayı tercih ediyor ise haftada 2 günü geçmemesi koşuluyla kadınların 1 birim erkeklerin 2 birimden fazla alkol içmemesi önerilir.(1 birim 125 ml şarap 25 ml cin votka rakı gibi sert içkiler 350 ml bira)
DİYABETTE BAZI DOĞRU BİLİNEN YANLIŞLAR
Kepekli ürünlerin kalorisi daha düşüktür ve sağlıklıdır.
Evet kepekli ürünler lif içeriğinden kaynaklı kan şekerimizi daha yavaş yükseltir ancak bu o ürünün diğer ürünlerden daha az enerji içerdiği anlamına gelmemektedir..Etiket okuyarak o ürünün içerisinde eklenti şeker yüksek fruktoz şurubu mısır şurubu var mı kalorisi ne kadar kontrol edilmelidir.
Ekmek pilav ve makarnayı şeker hastaları tüketmemelidir.
Önemli olan doğru ekmek pilav ve makarnayı öğününüzde yer vermektir.Yani ekmek türevi olarak tam buğday çavdar unundan yapılmış ekmek pilav olarak kepekli veya basmati (ince uzun) pirinç bulgur türleri ve makarna olarak kepekli tam buğday türlerine beslenmenizde yer verilmelidir.Ekmek ve türevlerini tamamen beslenmenizden çıkarmak günlük karbonhidrat ihtiyacınızı karşılayamadığınız için tatlı krizlerine ve yeterli lif alımı sağlanmadığı için kabızlığa neden olabilir. Diğer açıdan ekmeğin fazla tüketimi kan şeker yükselmesine ve yağlanmaya neden olabilir.
Açlık hissi oluşmadığı için ara öğün yapmamak.
İnsülin kullanan Tip 1 ve Tip 2 diyabetlilerin 3 ana öğün ve 3 ara öğün yapması gerekir. Aksi halde öğün atlarsa hipoglisemi dediğimiz kan şekeri düşmesi yaşayabilir. Daha sonrasında ise kan şekerinde yükselme ile gün içi kan şeker dalgalanmalarına neden olabilir.
İnsülin tedavisi almayan tip 2 diyabetlilerin ana ve ara öğünler dahil olmak üzere 4-6 öğün beslenmesi ve düzenli olarak aynı saatlerde öğün alması önerilir.
Kalori hesabı yaparak kan şekeri kontrolünü sağlamak.
Örneğin 1 dilim tam buğday ekmeğinde 68 kalori 15 gram karbonhidrat ve 2 gram protein varken 30 gram köftede ise karbonhidrat almadan 6 gram protein ve 5 gram yağ almış olursunuz. Dolayısıyla ekmek grubu kan şekerinizde oynama yaparken et grubu kan şekerinizde oynama yapmamaktadır. Bu hesabı yaparken aynı besin grupları içerisinde yapmaya dikkat edin.