Sağlıklı beslenme ve sağlıklı yaşamın kanser ve diğer hastalık risklerini azalttığını biliyoruz. Mümkün olduğunca doğal beslenmeye çalışmak kanser riskini azaltmada yapılabilecek en iyi şeydir. Ancak kanser teşhisi konulduktan sonra tüketilecek besinler veya aşağıda yazan maddeleri içeren destekler uygun olmayabilir. Bu sebeple bitkisel olduğu düşüncesi ile hasta olun yada olmayın doktorunuza/diyetisyeninize sormadan herhangi bir takviye almayın.
BETA GLUKAN
Bazı mantarlarda yulaf ve tahıllarda bulunan beta glukanın kolesterolün düşürülmesine ve zayıflamaya yardımcı olmasının dışında bağışıklığı destekleyerek ve NK (natural killer-doğal öldürücü) hücrelerinin aktivasyonunu artırdığı bilinmektedir. Kalın bağırsak ve mide kanserlerinden korunmada etkilidir.İçerdiği lifler sayesinde Haftada 2-3 kez yulaf meyveler ve yoğurt ile yapılacak öğünler hem bağışıklığınızı hem sindirim sisteminizi desteklemeye yardımcı olur.
RESVERATROL
Böğürtlen yaban mersini siyah üzümün çekirdeği siyah erik gibi koyu mor –kırmızı-siyaha yakın renkte besinlerden aldığımız resveratrolün yaşlanma karşıtı sirtuinleri aktive ettiği hücrelerin yaşam süresini uzattığı kansere ve kardiyovasküler hastalıklara karşı koruyu etki yaptığı bilinmektedir. Günlük meyve tüketiminizin 1-2 porsiyonunu mutlaka bu meyvelere ayırın. Karaciğer safra yolları meme pankreas kanserine karşı koruyucudur.
CURCUMA LONGA
Curcuma longa zerdeçalın bilimsel adıdır. Zerdeçalın içindeki kurkuminler çok iyi bir yangı iltihap(antieflamatuar) gidericidir. Bu özelliği sebebiyle kansere karşı koruyucu olduğu düşünülmektedir. Toz veya taze hali günlük beslenmeye eklenebilir.
LİKOPEN
Domates karpuz kayısı gibi kırmızı turuncu renkte besinlerin içinde bulunan likopen kuvvetli bir antioksidandır. Ve özellikle prostat ve rahim ağzı kanserine karşı korucu etki yapabildiği bilinmektedir.
KONJUGE LİNOLEİK ASİT (CLA)
Obezite yağlanma ve diyabet üzerine olumlu etkileri olduğu bilinen CLA’nın ayrıca kanserden korunmada da önemli olduğu biliniyor. Yoğurt süt ayran peynir ve tereyağ gibi süt ürünlerinde ve aspir yağında bulunuyor. Günlük tüketim miktarları abartılmadıkça kansere karşı koruyucu etki yapmaktadır. Ayrıca ev yapımı süt ürünlerinden aldığımız probiyotiklerle de bağışıklığınızın güçlenmesine katkıda bulunmuş olursunuz.
ALİL SÜLFÜR
Sarımsağın içinde bolca bulunan alil sülfür DNA hasarını onarma bağışıklığı artırma ve kansere sebep olabilen serbest radikallerin etkilerini azaltmaya yardımcı olur. Mide prostat kalın bağırsak kanserlerine karşı koruyucudur. Sarımsağı mümkün olduğunca çiğ tüketmeye çalışmak yararlı maddelerin korunması açısından önemlidir. Sarımsak dışında karnabahar brokoli pırasa gibi sülfürlü bileşikler ve selenyum içeren besinlerde kansere karşı koruyucudur.
OMEGA-3
Balıklarda bolca bulunan Omega-3 keten tohumu semizotu ceviz gibi bitkisel kaynaklarda da bulunur. Meme kalınbağırsak pankreas prostat kanserlerinin gelişme riskini azaltır. Haftada 2-3 kez balık tüketimi omega-3 den zengin beslenme açısından önemlidir. Ancak balıkları kızartmadan buğulama veya ızgara olarak pişirmek gerekir.