Dünya için neredeyse 1 yıl ülkemiz için ise 8 aydır gündem pandemi. Nasıl hastalığa yakalanmam sorusuna verilebilecek çok cevap var fakat en basit şekilde tedbirlere uymak ve bağışıklığınızı yüksek tutmak büyük oranda koruyucudur. Bağışıklık güçlendirme denilince ilk akla gelen vitaminler supplementler olsa da en etkili güçlendirme 3 ayaklıdır; beslenme aktivite ve uyku düzenimiz. Bağışıklığımız büyük oranda bu 3’lü ile ayakta kalır.
İlk olarak evde uygulanabilecek beslenme önerileriyle başlayalım. Sağlıklı beslenme bağışıklığın temelini oluşturur. Her gün beslenmemize ekleyerek zaman içinde çok güçlü bir bağışıklığa sahip olacağımız birkaç yiyecekten bahsedelim
1.Beta Karoten Gücü; havuç balkabağı kuru kayısı ıspanak karalahana tatlı patates greyfurt kırmızı biber kavun şeftali başlıca kaynaklarıdır. Kolaylıkla ulaşılabilir ve tüketilebilir olmaları büyük avantaj. En basit şekliyle kahvaltımıza havuç/kırmızı biber ara öğünlerimize kuru kayısı ekleyebiliriz.
2.Aşina Olduğumuz Ajan C Vitamini; çocukluktan bu yana en çok duyduğumuz vitamin belki. C vitamini kandaki antikor seviyelerini yükseltir bu da ihtiyaç duyulan korunma anında kıymetlidir. Ayrıca soğuk algınlığı belirtilerini de azaltır. Başlıca kaynakları; kuşburnu Brüksel lahanası kivi çilek kırmız/yeşil biber ananas turunçgiller karnabahar mor/beyaz lahana ve yabanmersinidir.
3.Her Derde Deva D Vitamini; her ne kadar virüsü engellemede spesifik bir destek ürünü yok denilse de maalesef çılgınca bir d vitamini kullanımı görmekteyiz doktorunuz önermediyse takviye kullanmak her zaman risklidir. Günlük beslenmemizde d vitamini kaynaklarını kullanmak güvenli ve yeterlidir. Başlıca kaynakları; somon balığı sardalya yumurta kırmızı et süt peynir tofu ve mantardır.
4.Görünmez Kahraman Çinko; bağışıklık yara iyileşmesi büyüme-gelişme üreme gibi birçok mekanizmada hayati önemi vardır. Doğal kaynakları; susam kabak çekirdeği nohut fasulye mercimek kuruyemişler kabuklu deniz hayvanları kümes hayvanları ve yoğurttur.
5.Yapının Temeli Protein; her şey bir arada ama protein yetersiz ise binaya benzettiğimiz bağışıklığımızın temeli de eksik demektir. Binanın sağlamlığı da temeline yani proteinlere bağlıdır. Günlük protein ihtiyacınızı ağır işlerle uğraşan biri değilseniz kilogram başına 0.7-1.0 gram gibi düşünebilirsiniz. Yani 70 kilo birinin günlük protein ihtiyacı 49-70 gram aralığındadır. Hayvansal veya bitkisel kaynaklarla karşılamamız mümkün. Kaynakları balık kümes hayvanları kırmızı et süt yoğurt yumurta peynir kuruyemişler tohumlar ve kurubaklagillerdir. Her öğününüzde hayvansal veya bitkisel bir protein kaynağını mutlaka tüketmelisiniz.
6.Mucize Etkili Probiyotik ve Prebiyotikler; bağırsağımızdaki yararlı bakterilerin bağışıklığımızın temelini oluşturduğunu son yıllarda sıklıkla duyuyoruz. Mikrobiyom ne kadar iyiyse bağışıklık da o derece güçlü. Fermente süt ürünlerinden yoğurt kefir ve yıllanmış peynirler fermente yiyeceklerden; kimçi kırmızı lahana turşusu ekşi mayalı ekmek günlük beslenmemize kolayca ekleyebileceğimiz probiyotik kaynakları.
Prebiyotik olmadan probiyotiğin anlamı yok tabiri caizde prebiytoikler probiyotiklerin gıdası. Tam tahıllar muz soğan sarımsak pırasa kuşkonmaz enginar ve baklagiller prebiyotik kaynaklarıdır.
Çoğu rahatsızlıkta doktorların ilk önerdiği şey “bolca sıvı alın”
7.Hayatın Kaynağı Su; Ufak bir sıvı kaybı bile vücut için stres kaynağıdır ve stres bağışıklığımızı düşürür. Sıvı alımı birden fazla miktarlarda değil az ve sık ayarlanmalıdır. Kadınlar için 2.5 litre erkekler için 3.5 litre alt sınırdır. Bu kadar su içmek zorlayıcı ise su içeriği yüksek sebze/meyveler çorbalar
İnsanın kendine yapabileceği en kıymetli yatırım uyku düzeni oluşturmak!
8.Uyku Sağlığı; Göz ardı edilen en etkili bağışıklık desteğidir uyku. 7-9 saat uyumak gerektiğini zaten biliyoruz. Yatmadan 30 dakika öncesinde bilgisayar telefon tablet gibi kaynaklara maruziyetimizi sonlandırmalıyız. Düzenli hormon salınımı olması adına gece 23.00 civarında uyumak iyi olacaktır.
Fiziksel ve ruhsal sağlığı güçlendirmek için seveceğiniz türde egzersiz yapın
9.Aktif Bir Yaşam; Araştırmalar düzenli egzersiz yapan kişilerin haftada bir veya daha az egzersiz yapanlara göre daha az boğaz enfeksiyonu baş ağrısı ateş ve diğer rahatsızlıklara sahip olduğunu bulmuştur. Gün içi ufak boşluklarda 10 dakikalık dahi olsa seveceğimiz bir egzersiz rutini oluşturmak güzel bir başlangıç olacaktır. Adım sayılarını arttırmak veya oturarak geçirilen zamanı azaltmaya çalışmak da iyi bir hedeftir.
10.Pozifit Bakış Açısı; Olumlu bir zihniyete sahip olan insanların olumsuz bir bakış açısı olanlara göre hastalanma olasılığı çok daha düşük. Araştırmalar yaşamlarında bir ay veya daha uzun süre devam eden önemli stresler yaşayan insanların soğuk algınlığı geçirme olasılığının 5 kat daha fazla olduğunu göstermektedir. Ek olarak pozitif bakışa sahip olanlar hastalandıklarında daha hafif semptomlar yaşadılar. Eskiler boşuna “iyi düşün iyi olsun” dememiş.