Destek Sitesi platformunda Uzman olmak ister misiniz?

Uzman olmak için Şimdi başvurun.

VEJETARYEN BESLENME HAKKINDA

Oluşturulma tarihi: 27.01.2025 23:08    Güncellendi: 27.01.2025 23:08

Vejetaryenlik bitkisel kaynaklı besinlerin ağırlıklı olarak tüketilmesini içeren bir beslenme şeklidir. Çeşitli şekilleri vardır. Bunlar lakto-vejetaryen ovo-vejetaryen lakto-ovo vejetaryen ve semi vejetaryen beslenmedir.

            Vejetaryen beslenmenin temelinde kırmızı et kümes hayvanları balık etlerinin tüketimi yoktur. Daha ziyade tahıllar kuru baklagiller soya sebzeler ve meyveler tüketilmektedir. Lakto-vejetaryenlikte et balık kümes hayvanları ve yumurta tüketilmez. Genellikle bu tip vejetaryenlik daha sık görülmektedir. Ovo-vejetaryenlikte yumurta beslenmede yer alırken süt yoğurt kırmızı et balık kümes hayvanları tüketilmez. Lakto-ovo-vejetaryenlikte ise süt yumurta tüketilirken et ve türevleri beslenmede yer almaz. Vegan vekatı vejetaryenlikte ise hiçbir hayvansal ürün tüketilmezken semi-vejetaryenlikte et balık kümes hayvanları bazen tüketilebilmektedir.

            Vejetaryen beslenme tarzı genellikle sebzeler meyveler kurubaklagiller tahıl ürünlerine odaklandığı için düşük yağlı ve yüksek posalıdır. Bu yüzden iyi uygulanan bir vejetaryen diyeti sağlık açısından yararlı olabilmektedir.

            Vejetaryen beslenme kalp damar hastalıkları ve hipertansiyon riskini azaltan bir beslenme şeklidir. Koroner hastalığa yakalanma riski et yiyenlere göre % 30 oranında daha azdır. Bol posa potasyum magnezyum kalsiyumun yeterli alınması ve tuzun az alınmasından dolayı da kolesterol düzeyinde düşme ve hipertansiyon riskinde azalma sözkonusudur. Yine vejetaryen beslenen bireylerde etsiz beslenmeye bağlı olarak kansere yakalanma riski de azalabilmektedir. Çünkü bu diyette sebze-meyve kuru baklagiller ceviz badem gibi sert kabuklu yiyecekler ve tam tahıl ürünlerinin sık kullanılmasına bağlı olarak kansere karşı koruyucu olan antioksidan ögelerin (E-vitamini C-vitamini karotenoidler bioflavonoidler..gibi) alımını da artmaktadır.

            Etten zengin beslenenlerde kemiklerden kalsiyum çekilmesi söz konusu olabilmektedir. Bu nedenle osteoporoz riski yüksektir. Ancak vejetaryen beslenmede yeterli düzeyde az yağlı süt ve yoğurt ile yeterli miktarda kalsiyumu vücuda sağlanmaktadır. Bu nedenle kemik erimesi gibi bir sorun yaşamak pek mümkün değildir. Yine posadan zengin olduğundan barsak hareketlerinin düzenini sağlar ve kabızlıktan da korur. Bunun yananda bu beslenme şeklini benimseyenlerin böbrek taşı ve safra taşı riskleri de düşüktür.

            Buraya kadar yeterli ve dengeli yapılan vejetaryen beslenmenin yararlarından bahsettikten sonra yetersiz vedengesiz vejetaryen beslenmenin sağlık açısından zararları bulunduğunu da söylemek daha doğru bir yaklaşım olacaktır. Kişiler beslenirken besin oranını ve miktarını iyi ayarlayamazlarsa demir eksikliğine bağlı kansızlığa sebep olabilirler. Vejetaryen beslenmede B-12 vitamini eksikliği de sık görülen bir durumdur. Bu da B-12 vitamini eksikliğine bağlı kansızlığa neden olmaktadır. Ayrıca bu durum sinir sistemine de zarar verebilmektedir. Besin çeşitliliğinin iyi sağlanmadığı durumlarda B-12 vitamini eksikliğine bağlı olarak vücutta homosistein yükselir bu da kalp hastalığı için bir risk faktörüdür. Bu nedenle vejetaryen beslenirken sağlıklı bir beslenme programı uygulamak daha doğru olacaktır.

            Özetleyecek olursak vejetaryen beslenmesi uygun miktarlarda yeterli ve dengeli uygulanırsa sağlık açısından zararlı değildir. Eğer vejetaryen beslenme şeklini benimseyeceksek başlangıçta bir beslenme uzmanından destek almakta fayda vardır. Bir yardım alınamayacaksa temel olarak günde en az 4 porsiyon sebze 3 porsiyon meyve 2 porsiyon kuru baklagil ve soya fasulyesi 2 su bardağı süt tüketimine özen gösterilmelidir. Ayrıca yağ alımına da dikkat edilmelidir.

            SAĞLIKLA KALIN….