Gastrit basitçe mide mukozasının iltahabı olarak tanımlanabilir. Biri ani başlayan akut gastrit diğeri ise kronik gastrit olarak iki şekildedir. Mide zarındaki hücreler normalde asit üretirler. Bu asitler besinlerin parçalanması ve sindirimi için gereklidir. Ayrıca mide mukozası bu asitlere karşı bazı mekanizmalar sayesinde kendini korur ve aside karşı dayanıklıdırlar. Bu mekanizmalar bozulunca iltihaplanma meydana gelir ve gastrit ortaya çıkar.
Akut gastrit midede en sık görülen ve her yaş grubunda rastlanabilen iltahabik bir hastalıktır. En önemli sebebi yanlış beslenme şeklidir. Aşırı yemek yeme sık sık hazır gıdalarla beslenme acılı ve baharatlı gıdaları fazla tüketme aşırı alkol çay ve kahve tüketimi bu sebeplerin en önemlileridir. Bunların dışında ise bazı ilaçların sık ve bilinçsiz kullanılması da gastrite sebep olabilmektedir. Buna ilave olarak bakteriyel ve viral enfeksiyonlara ve birtakım besin alerjilerine bağlı olarak da gelişebilmektedir.
Hastalık kronikleşmeye başladıkça belirtiler azalır ancak ara sıra midede gerginlik üst karında şişkinlik iştahsızlık bulantı geğirme kusma görülebilmektedir.
Gastrit hastalarının tedavisinde diyet tedavisi ve besinler tartışmasız büyük önem taşımaktadır. Ancak diyet tedavisinde bireysel farklılıklar çok fazladır. Her kişiye dokunan ve rahatsızlık veren besinler farklılık gösterebilir. Bu nedenle kişiye özel diyet verilmesi daha uygun olabilmektedir.
Bunun yanında bakteriyel gastritin ( helikobakter plori ) sadece diyet tedavisi yeterli değildir. Doktorun uygun gördüğü ilaç tedavisi de mutlaka düzenli uygulanmalıdır. Diyet tedavisi de buna ilave olarak koruyucu olarak verilir.
Hem akut hem de kronik gastriti olan hastaların hepsi diyet tedavisine alınmalıdır. Diyet tedavisinde; öncelikle azar azar sık sık beslenilmelidir. Besinler çok sıcak ya da çok soğuk olmamalıdır. Çay kahve alkol ve sigara kullanılmamalıdır. Besinler az yağlı olmalı ve kızartılmamalıdır. Özellikle haşlama ızgara buğulama türü pişirme tercih edilmelidir. Hazır paketlenmiş gıdalar lokantalarda pişen yemekler tüketilmemelidir. Acılı baharatlı besinlerden uzak durulmalıdır. Yemekler yavaş yavaş iyi çiğnenerek yenilmelidir. Günlük en az 8-10 bardak su tüketimine özen gösterilmelidir. Fazla yağlı gıdalardan salam sosis sucuk gibi besinlerden sakınılmalıdır. Vitamin C tüketimi desteklenmeli özellikle meyve sebze tüketimi planlanmalıdır. B vitamini ve kalsiyum açısından destekli besinler tercih edilmeli yine özellikle badem tam tahıllı besinler ıspanak fasulye koyu yeşil yapraklı sebzeler diyette mutlaka yer almalıdır. Ayrıca uzun süreli açlıklardan sakınılmalıdır.
SAĞLIKLA KALIN….