Gelin Vitamin ve Mineralleri Yakından Tanıyalım!
Salgın bir hastalıkla uğraştığımız bu günlerde sık sık önerdiğimiz 'Günlük vitamin&mineral alımınızın yeterli olmasına dikkat edin' söylemi sonrasında birkaç haftalık blog yazısında vitamin ve mineral hakkında detaylı bilgi verme kararı aldım. Vitamin ve mineral mikro besin ögeleri olarak bilinirler ve vücut fonksiyonlarının devamlılığı için alımları şarttır.
İlk olarak vitaminlerden başlarsak vitaminleri 2 gruba ayırarak değerlendirebiliriz. Vitaminler yağda çözünen vitaminler ve suda çözünen vitaminler olarak ikiye ayrılırlar. Yağda çözünen vitaminleri A D E ve K vitaminleri oluştururken; suda çözünen vitaminler B vitaminleri ve C vitaminidir. Bu haftaki blog yazısında yağda çözünen vitaminlere değineceğim.
A Vitamini
Yağda çözünen vitaminler arasında yer alan A vitamini retinol olarak da bilinmektedir. Vücut mekenizmasında özellikle görme fonksiyonu üzerinde önemli role sahiptir. Nadiren eksikliğine rastlanan A vitaminin beslenmedeki ana kaynakları karaciğer balık ve havuçtur. Fazlası depolanacağı için vücutta toksik etkiye sahip olabilir takviye alımı konusunda dikkat edilmelidir.
D Vitamini
Son yıllarda sıklıkla duyduğumuz D vitamini de yağda depolanan vitaminlerden biridir. D vitamini vücutta kalsiyum ve fosfor ile iş birliği içerisindedir ve özellikle kemik sağlığı üzerinde önemli paya sahiptir. Ayrıca yapılan birçok çalışmada obezite diyabet hastalığı kanser gibi birçok hastalıkta D vitamini eksikliğinin bu hastalıkların riskini arttığı belirtilmektedir. Hatta Covid-19 hastalığı ile ilgili yürütülen çalışmalarda da D vitamini seviyesi düşük olan bireylerin hastalağa yakalanma riskinin daha yüksek olduğu hastalığı daha ağır geçirdiği hastanede kalış süresinin uzadığı ile ilgili sonuçlar saptanmıştır.
D vitamini eksikliği bireylerde sık rastladığımız bir durumdur. Bunun nedeni ise D vitamininin ana kaynağının güneş olması ve güneş ışınları sayesinde deride üretilmesidir. Besinsel kaynakları oldukça nadir olan ve genelde zenginleştirilmiş ürünler olan D vitaminin eksikliği nedenleri arasında ozon tabakasınındaki açığın büyümesi ve özellikle büyükşehirlerde yüksek katlı cam binaların güneş ışığı absorbe edip bizlerin güneş ışığının yansımasını aldığımız düşünülmektedir. D vitamini bireyin kan seviyesinde kontrol edildikten sonra doktor kontrolünde bireyin ihtiyacına uygun dozda takviye olarak alınmalıdır.
E Vitamini
E vitamini besinlerde doğal olarak bulunur ve alfa-tokoferol olarak bilinen yağda çözünen bir vitamindir. Ceviz fındık badem gibi yağlı tohumlar ve yeşil yapraklı sebzeler ana kaynaklarıdır. Önemli özelliği güçlü antioksidan kaynağı olan bir vitamin oluşudur bundan dolayı beslenmede mutlaka yer verilmelidir. Depo vitaminlerden olan E vitamininin yüksekliğinde kan pıhtılaşması ile ilgili sorunlar yaşanabileceği için destek olarak alınmasında dikkatli olunmalıdır.
K Vitamini
K vitamini de D vitamini gibi besinlerden alınabildiği gibi bazı bakteriler tarafından bağırsaklarda da üretilebilmektedir. Vücuttaki ana fonksiyonu kan pıhtılaşması üzerinedir ve eksikliğinde pıhtılaşamama problemine bağlı kanamalar görülebilir. Beslenmedeki ana kaynağı koyu yeşil yapraklı sebzelerdir.
Vitamin&mineral blog yazılarım devam edecek takipte kalın :)