Meyve ve sebzelerde doğal olarak bulunan bileşimler vardır. Bunlar bitkilerin kendilerini korumak amacıyla yapılarında mevcuttur. Bu bileşimlere ‘’fitokimyasallar’’ ya da ‘’fenolik bileşikler’’ denilmektedir. Meyveden meyveye sebzeden sebzeye farklı olmakla birlikte tükettiğimiz her gıdadan bu bileşimleri vücudumuza almış oluruz.
Her bir fitokimyasalın sağlık üzerine etkisi farklıdır. Tıpkı bitkileri koruma gücü gibi insanlarda da hücresel düzeyde yaptığı etkilerle sağlığın gelişmesine yardımcı olurlar. Bu sebepten dolayı son dönemde gözde bir konu olmuş üzerine araştırmalar yoğunlaştırılmış ve hayli yazılıp çizilmiştir.
Vişne için kendisi küçük ancak yaptığı iş büyük demek yanlış olmaz. İçerisinde fenolik bileşiklerden ‘’Antosiyanin’’ bulunduran bu güzel meyve antioksidan etkiye sahip olmasıyla kanser savaşçısıdır. Çünkü hücreyi stresten korur. Lif içermesiyle sindirim sistemi üzerinde pozitif etkileri vardır.
Yapılan araştırmalarda ise kolesterol ve LDL seviyelerini düşürdüğü gibi HDL seviyelerini de arttırdığı görülmüştür. Bu sebeple kalp-damar sağlığı ile de olumlu etkileşimi vardır. Karaciğer yağlanmasını normalleştireceği gibi egzersize bağlı kas hasarının yakınmalarını da azaltıcı etkisi bulunmuştur.
Kas hasarı ya fazla serbest radikal birikimine bağlı ya da iltihaplanma sonucu gerçekleşen bir sorundur. Buradan da vişnenin iltihaplanmayı azaltan antienflamatuar etkisi olduğu göz ardı edilmemelidir.
C vitamini aktivitesi de yüksek olduğundan ve c vitamininin kollajen sentezinden görevli olduğu bilindiğinden cilt için önemlidir. Aynı zamanda kılcal kan damarlarının kuvvetli olmasında da etkindir.
C vitamini demirin emiliminde görevli olduğundan tercihen bir öğünde c vitamini aktivitesi yüksek besinlerle kombinleme yapılabilir.
Her gıdada olduğu gibi vişnede de miktar önemlidir. Bazı araştırmacılar aşırı c vitamini alımının B12 vitamininin biyoyararlanımını azalttığını bildirmişlerdir. Zaten yüksek miktarda alım emilimi sınırlamaktadır. Böylece yararlanım da düşmektedir.