İçinde bulunduğumuz dönem maalesef bizlere çoğu konuda baskılayıcı ve dayatıcı olabiliyor. Özellikle kilo konusunda; kişiler ister kilo problemi yaşasın ister yaşamasın bu baskıdan dolayı kendini damgalanmış ve toplumdan dışlanmış hissedebiliyor. Kimi zaman kilo problemi yaşayanlar tedavi arayışı içine bile giremiyor. Peki bu durumun sorumlusu ne ya da kim? Kilo önyargısından kurtulmak için neler yapmalıyız? Ya da kilo önyargısı taşıyıp taşımadığımızı nasıl anlayabiliriz?
Kilo önyargısı nedir?
Kilo damgası genellikle aşırı kilolu veya obeziteden etkilenen kişilerin sosyal olarak onaylanmamasını ifade eder. Dünya Obezite Federasyonu kilo damgasını ağırlıkları ve büyüklükleri nedeniyle insanları hedef alan ayrımcı eylemler olarak tanımlamaktadır. Ağırlıkla ilişkilendirilen olumsuz görüş ve ideolojiler olan ağırlık önyargısının bir sonucudur.
Daha büyük bireylerin tembel olduğu veya iradeden yoksun olduğu varsayımı toplumumuzda yaygındır. Kilo önyargısı erken yaşta başlayabilir ve 3-5 yaş gibi küçük çocuklarda gözlemlenmiştir bu tabii ki çocukların yetişkinliğe taşıyabilecek kendi beden imajı sorunları geliştirmesine yol açabilir.
Kilo önyargısı; obezitesi olan kişilere olumuz sözlü yorumlar alay fiziksel saldırı gibi eylemlerin gerçekleştirilmesine yol açabilir. Kimi zaman obezitesi olan kişilerin toplumdan dışlanmasına ya da toplumdan dışlanan kişilerin yeme bozuklukları ve obezite sorunu yaşamasına neden olduğu bilinmektedir.
Kilo önyargısı hayatımızın hr alanında yaşanıyor.
Kilo önyargısı maalesef ki çocukluk döneminden yetişkinlik dönemine kadar her yaşta ve her cinsiyette gerçekleşir. Özellikle kadınların bu duruma erkeklerden daha fazla maruz kaldığını da biliyoruz. Bu durum ataerkil toplumların ve kapitalist sistemin bize dayatmış olduğu; kadınların belli kalıplar içinde olması gerektiği yargısına dayanır.
Son zamanlarda değişen güzellik algıları güzellik sektöründe ön plana çıkan görsel ve kişilerin fit ve mükemmel gözükme çabaları sosyal medyada yapılan paylaşımlar reklamlar... gibi hayatımızın her alanında bu durum bize benimsetilmeye çalışılmaktadır.
Oysa obezitesi olan kişiler de toplumun bir parçasıdır ve bu kişiler iradesiz oldukları düşüncesiyle güçsüz görülemez ve toplumdan dışlanamazlar.
Çoğu zaman okul döneminde başlayan kilo önyargısı; çocukların arkadaş seçimini bile etkilemektedir. Yapılan bir çalışmada ilkokul çağındaki çocukların; farklı kilolardaki çocukladan sadece silueti gösterilerek hangisi arkadaş olarak seçeği ve hangisine güveneceği sorulmuş. Bu çalışmanın sonucunda hem erkek hem kız öğrenciler; özellikle kız öğencilere yönelik daha çok olmakla birlikte zayıf olan kişileri kilolu olan kişilere karşı tercih etmiştir.
Kilo önyargısı işe alım ve maaş farkı konusunda da karşımıza çıkıyor...
Özellikle işsizlik bu seviyelere gelmişken; bir de işe alım ve yükselme anlamında da kilonun bir önyargı oluşturduğunu görüyoruz. Kadın- erkek eşitsizliğini henüz çözememişken; ne yazık ki bir de kadınlar arasında kilo ayrımını da yapmaya başladık.
Yapılan çalışmalar bize işe alım konusunda da zayıf kişilerin kilolu kişilere tercih edildiğini gösteriyor. Kilolu olan kişilerin; güven vermeyen iradesiz başarısız ve tembel olduğu önyargısı maalesef ki mevcut.
Benzer durum sağlık çalışanları ve medya/ sosyal medya çevresinde de karşımıza çıkıyor. Ne kadar işin içinde de olsa; sağlık çalışanları obezitesi olan kişileri farketmeden de olsa damgalamaya devam ediyor.
Kilo önyargısı kişilerin destek almasını zorlaştırıyor.
Ne yazık ki bu damgalama bu kişilerin; tedavi alma isteklerini azaltıyor anksiyete depresyon düşük özgüvenli olmalarına neden oluyor. Kişilerin sosyal ilişkileri de zayıflamaya başlıyor ve kendilerini toplumdan soyutmaya başlıyorlar.
Kilolu olmak iradesiz olmak anlamına gelmiyor. Hayatımızın bir döneminde yaşadığımız çok üzücü bir durum sahip olduğumuz bir hastalık ya da farkına varmadığımız bir durum kaynaklı da kilo atışı yaşanabilir. Ayrıca bu önyargılar yüzünden kişiler beden algısının bozulması yeme bozuklukları ve yeme döngüleri yaşamaya mahkum olabilir.
Bunu engellemek için toplumun her alanında hepimiz bakış açımızı değiştirmeli bu kişilere destek olacak adımlar atmallıyız. Unutmayın bu problemi bir gün biz de yaşayabiliriz. Bu dünyanın sonu değil...
önce kendimizi tanımalı ve kabul etmeliyiz. Neden kilolu olduğumuzu bulmak bu konuda atacağımız ikinci adım olabilir. Çözümü için sabırlı ve sakin olacağız. Önemli olan kendimizi hangi bedende olursak olalım sevmek. Sağlık kaygısı güzellik kaygısından önce gelmeli.