Kırmızı et başlıca protein kaynağı olmasının yanı sıra demir çinko ve B12 vitaminini de yüksek miktarda içerir. Bu besin ögelerini yüksek miktarda sağlaması bize avantaj sağlasa da yüksek doymuş yağ ve kolesterol içeriğiyle de fazla miktarda tüketimi kalp damar hastalıkları ve böbrek hasarına yol açabiliyor.
Dünya Kanser Araştırma Vakfı haftada 500 g(pişmiş) et tüketiminin yeterli ve dengeli bir beslenmede yer alabileceği kalp-damar sağlığını olumsuz etkilemeyeceğini bildirmiştir.
Tabii ki zengin besin ögesi içeriğinin korunması adına doğru pişirme yönteminin seçilmesi önemlidir. Kızartma veya mangal yerine yağsız tavada fırında veya sulu pişirme yöntemi daha sağlıklıdır. Eğer ızgara yöntemi kullanılacak ise yüksek sıcaklıklarda kısa süreli pişirme yapılmalı ve et ateşe yakın tutulmamalıdır. Kırmızı eti aşırı miktarda pişirmek zararlı olma potansiyeli olan maddelerin oluşumuna sebebiyet verebilir bu sebeple etleri yüksek sıcaklıkta pişirirken sıkça çevirerek yanması önlenmelidir.
Çapraz bulaşmayı engelleyebilmek adına pişirilmiş yemeye hazır et ile çiğ et kesinlikle temas ettirilmemeli sebze ve et doğrama tahta ve bıçakları birbirinden farklı tercih edilmelidir.
Hemen tüketilmeyecekse buzdolabında (<5° C) 2-3 gün derin dondurucuda ise (-18° C) en fazla 3-4 ay saklanmalıdır.
Eğer ki et yeni kesilmiş ise hemen tüketilmemeli bir süre dinlenmeye bırakılmalıdır. Aksi takdirde sindirimi zorlaşır.
Donmuş etleri çözdürmenin en doğru yolu etleri buzluktan alıp buzdolabı sıcaklığında (+4° C) bekleterek çözdürmek olacaktır. Çözdürülmüş etleri tekrar dondurmak hijyen kuralarına aykırı olup sağlık için de sakıncalı bir işlemdir.
Kırmızı et mutlaka bol limonlu bir salata veya haşlanmış sebzeler gibi C vitamini kaynağı besinler ile tüketilmelidir. Bu içindeki demirin emilimini arttıracaktır.