Duygusal yeme bir takım güçlü ve genellikle olumsuz duygudurumlarının neden olduğu bir yeme bozukluğudur. Çoğumuzun başına gelir. Bazen uzun sürer bazense dönemsel olarak rüzgar gibi gelir ve geçer. Fakat geçtiği dönemde yüksek oranda kilo alımına sağlığın da bozulmasına yol açabilir.
Duygularımızın iştah üzerinde %30-48 oranında artma veya azalmaya neden olduğu belirtilmektedir.
Yalnızlık depresyon anksiyete gibi duygu değişimleri süresince yemeye daha çok meyilli oluruz.
Depresyon ve öfke daha çok duygusal yemeye neden olmaktadır.
Korku kızgınlık ve stres gibi duygular ise normalden daha hızlı yemeye yol açar.
Üzüntü besin tüketimini hem artırabilen hem de azaltabilen bir duygudur.
Can sıkıntısı ise daha çok iştah artışına yol açar.
Çözüm nedir peki dersenir:
Duygularımızın farkında olmak ve hangi duygunun hangi besinleri yememize daha çok neden olduğunu bilmemiz önemlidir.
Duygusal açlıkla fiziksel açlığın belirtileri farklıdır. Fiziksel açlıkta; karın guruldar en son yemek yiyeli 5-6 saati geçmiştir. Açlık kaynaklı halsizlik mevcuttur. Duygusal açlıkta ise bu belirtiler olmaz. Ymek yiyeli henüz çok zaman geçmemiştir. Kişi genelde yüksek kalorili çöp besinlere yönelir.
Duygusal yeme isteği geldiğinde kendimizi oyalayacak bazı aktiviteler planlamak işe yarayabilir. Bu bazen spor egzersiz veya yürüyüş bazen bir örgü el işi bazen bahçe veya toprak işi bazense bir arkadaş sohbeti olabilir. Bu etkinliğin size keyif verecek bir şey olması gerekir yoksa kişi kendini yeme atağından alıkoyamaz.
Tüm bunlara rağmen bu durumla baş edemiyorsanız beslenmenizin çoğu duygusal açlıkla yediğiniz besinlerden oluşuyorsa bir diyetisyen desteği ile sezgisel yeme pratikleri uygulamak faydalı olabilir.