Dünyada genelinde papaya bitkisi tıbbi özellikleri ile meşhur bir besin olması nedeniyle tüketilmektedir. Bunun asıl nedenlerinden biri papaya’nın fitokimyasal özelliklerinin sağlık üzerine yararları nedeniyle olduğu bilinmektedir. Papaya’nın meyvesi yaprakları tohumu kökü kabuğu suyu ve lateksini içeren bütün bitki besin olarak tıbbi olarak ve diğer çeşitli amaçlar için kullanılan papaya bitkisinden elde edilir (Kumar ve PS 2017).
Araştırmacılar tarafından papaya’nın içeriğinde bulunan etken maddelerin kanser tedavisinde ilaç olarak kullanımının olumlu sonuçları olabileceği düşünülmektedir. Papain papaya’da bulunan ve kansere karşı etkili bir enzimdir (Somanah ve ark. 2018). Papaya tohumunda bulunan izotiyosiyanat enzimi; kolon meme akciğer lösemi ve prostat kanserlerinin önlenmesinde önemli rol oynamaktadır. Bu iki enzim kanser hücresinin oluşumunu ve gelişimini inhibisyonunu sağlayabilmektedir. Buna ek olarak içeriğinde oksijene ve serbest radikallere karşı koruyucu likopen bulunmaktadır (Kumar ve PS 2017).
Fermente papaya ekstraksiyonu (FPP) formülasyonlarının yüksek antioksidan aktiviteye sahip olmasının nedeni olarak içerisinde bulunan fenolik karotenoid flavonoid ve amino asit profili olduğu düşünülmektedir. FFP genetik hasarların hafifletilmesi yağ asidi sonucu bozulmasının azaltılması spesifik hastalıklarda enzimatik inaktivasyon yoluyla hücresel koruyucu etkileri ve oksidatif stresi azaltma kabiliyeti açısından kapsamlı bir şekilde araştırılmıştır. Özellikle diyabet ve kansere odaklanan çalışmalarda Papaya ve FPP’nin kullanımının oksidatif stres azaltma hastalık önleme potansiyelini değerlendirme açısından incelenmektedir (Somanah ve ark. 2018; Vij ve Prashar 2015). Bu derlemenin amacı papaya meyvesinin meyvesinin içindeki etken maddelerin ve bu maddelerin sağlığın üzerinde oluşturdukları etkilerin incelenmesidir.
Carica ceae familyası toplamda 5 cins ve 21 türden oluşmaktadır. Bu beş cinsin içinde en büyük olanı Carica L.’dir ve küçük çift çenekli yapraklara sahiptir. Carica L. hariç diğer dört cins sırasıyla Jacaratia A. DC (7 tür) Jarilla Rusby (3 tür) Cylicomorpha Urban (2 tür) ve Horovitzia Badillo (1 tür) şeklindedir. Cylicomorpha ekvatoral Afrika'ya özgüdür Carica ve Jacaratia ağırlıklı olarak Güney Amerika yetişmektedir. Carica evcilleştirilmiş türler içeren tek Carica ceae cinsidir (Aradhya ve ark. 1999).
-
- Carica Papaya
Papaya ilk defa 16. yüzyılın ortalarında İspanyollar tarafından Filipinler'e tanıtılmıştır. Daha sonraları Hindistan Afrika ve diğer tropik ve subtropikal bölgelere de tanıtılmıştır (Kadiri ve ark. 2016).
Papaya yıl boyunca meyve vermesi ile bilinen geniş yapraklı çok eşli ve diploid bir bitki türüdür. Papaya hızlı büyümesi ile birliktezayıf beyaz öz veren dalsız büyük ve uzun saplı bir bitkidir. Papaya olgun halinde tatlı bir meyve olarak kabul edilir. Olgun hali tatlı bir yapıya sahip olduğu için meyve suyu karışımında da kullanılabilmektedir. Meyvenin kabukları evcil hayvan yemi olarak da kullanılmaktadır. Bununla beraber papaya’nın içeriğinde bulunan kimyasal bileşikler sayesinde kimya ve ilaç sanayisinde kullanılmaktadır (Kadiri ve ark. 2016).
C. papaya doğada vahşi haliyle Orta Amerika dağılımı bulunmaktadır. Buna ek olarak sadeceOrta Amerika’ya özgü türleri de bulunmaktadır. Horovitzia ve Jarilla sadece Orta Amerika’da yetişmektedir.
Carica 'nın çoğu üyesi güney Bolivya ve Peru'dan Venezüella'ya Andes bölgesine kadar olan geniş bir alanda yetiştirilmektedir. Bu nedenle bu bölgeler dünyada Carica’nın birincil üretim merkezi olarak tanınmaktadır (Kadiri ve ark. 2016).
Papaya bitkisinin içerisinde bol miktarda sistein proteazları bulundurmaktadır. Papaya bitkisi içerisinde enzimin en fazla bulunduğu bölge meyvesi olduğu için daha çok meyvesi kullanılmaktadır. Meyve’nin özünden enzim toplama enzimleri depolama koşulları çok önemlidir. Ek olarak ekstraksiyon yöntemi ve saflaştırma bu enzimin farklı alanlarda artan uygulamaları nedeniyle uygun endüstriyel platformun geliştirilmesi için uygun maliyetli bir sürecin tasarlanmasında kritik bir rol oynamaktadır (Khairuddin ve ark. 2016).
Yapılan başka bir çalışma da papaya’nın yaprak özleri Afrika’da ve özellikle Nijerya’nın batı kısmı ve karaciğer hastalıklarının tedavisinde geleneksel ilaç olarak uygulanmıştır. Papaya yaprak özleri ilaca bağlı karaciğerde oluşabilecek toksisiteye karşı iyileştirici özellikleri bulunduğu görülmüştür. Papaya yapraklarının karaciğer toksisitesinde bitkisel ilaç olarak umut vaat etmektedir (Kadiri ve ark. 2016).
Papaya tohumların yağ ve yağ içeriği ilgili bilimsel çalışmalar yapılmıştır ve bu çalışmalar sonucunda önemli yağ ve yağ bileşiklerini bünyesinde bulundurduğu görülmüştür. Özellikle oleik asit (%72 5) papaya tohumunda yüksek oranda bulunmaktadır. Bunu sırası ile palmitik asit (%13 5) ve stearik asit (%4 5) takip eder. Ayrıca papaya tohumun yağının tekli doymamış ve doymuş yağ asitlerinde için de iyi bir kaynak olduğu görülmüştür. Çalışmanın sonucunda papaya tohumun yağ içeriği endüstriyel ve ev kullanımı için potansiyel bir kaynak olduğu saptanmıştır (Kadiri ve ark. 2016).
Papaya çiçeğinde önemli miktarda biyoaktif bileşikler ve besin içeriği nedeniyle bitkisel çay olarak tüketilmesinde bir tehlike görülmemektedir. Papaya çiçeğinin besleyici özellikleri tıbbi faydalarına rağmen ticari çaylara kıyasla renk hoş koku ve genel lezzet üzerindeki özellikleri düşük olması nedeniyle çay üreticilerinin papaya çiçeğinden çay üretimine karşı olumsuz düşünce içerisindedir. Papaya çayının üretimi için fonksiyonel bir bileşen olarak kullanılması önerilir ancak genel nitelikleri ve dolayısıyla pazar potansiyelini iyileştirmek için işleme prosedürlerinin optimizasyonu gerekli olduğu bildirilmiştir (Bergonio ve Perez 2016).
Papaya bitkisi yıl boyunca meyve veren bitki olduğu için son derece verimli bir bitkidir. Papaya bitkisinin içerisinde C vitamini A vitamini E vitamini B vitamini pantotenik asit folat ve lif açısından zengin bir kaynaktır. Papaya bitkisine mineral açısından bakacak olursak magnezyum ve potasyum bakımdan zengindir. Tüm bunlara ek olarak papain enzimi bol miktarda bulunması nedeniyle travma alerji ve yaralanmalarının tedavisinde oldukça etkilidir. Papaya bitkisinin Afrika’da Nim Limon otu elma guava ve Alstonia boonei’nin kök kabuğu ile birlikte papaya bitkisinin yaprakları birlikte kaynatılır ve günde üç kez şarap bardağında (195 mL) içilmektedir. Bu bitki çaylarının sıtma enfeksiyon amip ve dizanteri tedavisinde etkili olduğu bilinmektedir. Ayrıca papaya bitkisinin tohumları bağırsak solucanları hipertansiyon diyabet ve hiperkolesterolemi tedavisinde etkili olduğu tespit edilmiştir (Hayatie Biworo ve Suhartono 2015).
Papaya'nın meyve meyve suyu tohum kök yaprakları ağaç kabuğu lateks çeşitli kimyasal içeriği şu şekilde gözlenmektedir.
1. Meyvede Protein yağ lif karbonhidratlar mineraller: kalsiyum demir C vitamini tiamin riboflavin niasin ve karoten amino asit sitrik asit ve malik asitler (yeşil meyveler) uçucu bileşikler: benzilizotiyosinat cis ve trans 2 6-dimetil-3 6 epoksi-7 okten-2-ol alkaloidler karpain.
2. Meyve suyunda N-bütirik n-heksanoik ve n-oktanoik asitler lipidler; miristik asit palmitik asit stearik asit linolenik asit linoleik asit oleik asit.
3. Tohumunda Yağ asitleri ham protein ham elyaf papaya yağı karpain karisin glukotropakolin ve anzim miyrozini içerir.
4. Kökünde Miyozin.
5- Yapraklarında Alkaloidler karpain psödokarpain dehidrokarpain I ve II kolin C ve E vitamini
6. Kabuğunda Glikoz fruktoz sükroz ksilitol p-sitosterol. 7. Lateks-Papain kemopapain peptidaz A ve B lizozim (Daniyal ve ark. 2019; Vij ve Prashar 2015).
Tablo 2.1. 100 g başına papaya meyvesinin makro besinlerinin ve liflerinin besin değeri olgunlaşmış meyve tohum ve yaprak küspesi
Bileşikler |
Küspe |
Tohumlar |
Yaprak |
Protein (g/100 g) |
0.6 |
2.6 |
5.8 |
Yağ (g/100 g) |
0.1 |
3.1 |
1.4 |
Karbonhidrat (g/100 g) |
7.2 |
43.6 |
78.2 |
Lif (g/100 g) |
0.8 |
2.1 |
13.1 |
Enerji (kkal/100 g) |
32.1 |
212.7 |
348.6 |
(Santana ve ark. 2019)
Tablo 2.3. 100 g papaya meyvesinin olgun halinde meyve posası başına minerallerinin ve vitaminlerinin değeri tohumlar ve yaprakları
Bileşikler |
Küspe |
Tohumlar |
Yapraklar |
A Vitamini (mg/ 100 g) Beta Karoten (IU/100 g) |
328 888 |
ND 65.64 |
ND 659.5 |
B1 Vitamini (mg/100 g) |
0.04 |
0.05 |
0.43 |
B2 Vitamini (mg/100 g) |
0.05 |
0.05 |
0.14 |
B3 Vitamini (mg/100 g) |
0.34 |
0.26 |
0.38 |
B6 Vitamini (mg/100 g) |
0.1 |
ND |
ND |
B9 Vitamini (mg/100 g) |
38 |
ND |
ND |
C Vitamini (mg/100 g) |
61.8 |
11.7 |
31.1 |
Demir (mg/100 g) |
0.1 |
0.2 |
6.4 |
Fosfor (mg/100 g) |
5 |
241.5 |
221.1 |
Kalsiyum (mg/100 g) |
24 |
54.4 |
366.1 |
Magnezyum (mg/100 g) |
10 |
10.4 |
32.4 |
Potasyum (mg/100 g) |
257 |
344 |
534 |
Sodyum (mg/100 g) |
3 |
ND |
ND |
(Santana ve ark. 2019)
Papaya bitkisinin meyvesi tohumu kökü ve yapraklarının içerdiği bileşenler sayesinde çölyak olmayan glüten hassasiyeti antimikrobiyal helmintiyaz antifungal sıtma ülser kanser diyabet yara iyileşmesi düz kaslar üzerindeki etkisi karaciğer üzerindeki etkileri ve böbrek üzerindeki koruyucu etkileri nedeniyle insan sağlığı üzerinde olumlu etkileri olduğu bilinmektedir.
Çölyak olmayan glüten hassasiyeti (NCGS) olan hastalar üzerinde yapılan bir çalışma da hastalara enzim karışımı verildiğinde herhangi bir yan etki oluşmadan semptomların olumlu yönde etkilendiği tespit edilmiştir. Ancak NCGS’nin birçok farklı tipi olması nedeniyle bazı tiplerde olumlu etki gözlenemediği bildirilmiştir. Bu nedenle olumlu ya da nötr bir etki gözlenmesi mümkün olabilmektedir (Ido ve ark. 2018).
Papaya meyvesinde antibakteriyel aktivitesi yüksek oranda bulunmaktadır. Bitkisel tıp araştırmalarında papaya’nın hemoroid donma ve yanıklar etkili olduğu gözlenmiştir. Yapılan bir çalışmada papaya’nın ekstre edilmesi ile E. coli'ye (12mm) K. Pneumoniae (12mm) B. Cereus (10mm) karşı inhibe edici aktiviteye sahip olduğu görülmüştür. Ayrıca yaprağından elde edilen kloroform özütü çalışmada kullanılan tüm test bakteriyellerine ve A. niger hariç mantarın farklı alttürlerinde antimikrobiyal etki gösterdiği tespit edilmiştir. Meyvesinden elde edilen kloroform özütü ise tüm test bakteriyel ve mantarın farklı alttürlerinde antimikrobiyal aktivite göstermiştir. (Lohidas Manjusha ve Jothi 2015). Yapılan başka bir çalışmada papaya bitkisinin yaprağının etanolik ekstraktı ve Papaya bitkisi kökünün ekstresi Staphylococcus aureus Escherichia coli Salmonella bakterilerine karşı etkili olduğu gözlenmiştir (Okereke Ogidi ve Obasi 2016).
Helmint enfeksiyonları astrointestinal sistem karaciğer ve diğer organlara yerleşerek bireylerin sağlığını olumsuz etkilemektedir. Bu solucanlar bireyin kan kaybına neden olurken aynı zamanda toksinlerini salgılayarak vücut içinde kalmaya devam etmektedir. Vücuttan atılmaları için antihelmintik ilaçlar kullanılmaktadır.
Sirvastava’nın yapmış olduğu çalışmada antihelmintik ilaçlar yerine papaya tohumları kullanılmıştır. Çalışma sonucunda papaya tohumlarının helmintiyaz tedavisinde kullanılabileceği sonucuna varılmıştır (Srivastava ve Singh 2016).
Yapılan başka bir çalışmada kurutulmuş papaya tohumlarının unu Helmintiyaz tedavisinde etkili olduğu düşünülmektedir. Helmintiyaz hastalığı bulunan okul çağındaki 23 kız ve 12 erkek çocuk seçilerek kurutulmuş papaya tohumlarının ununu bu hastalara verilmesinden sonra hastalar gözlenmiştir. Gözlemler sonucunda hastaların iyileştiği görülmüştür (Saeni ve Arief 2019).
Papaya üzerinde yapılan çalışmada Candida albicans'a karşı papaya lateks sapının antifungal aktivitesini bildirmiştir. Lateks sapı Candida albicans'ın büyümesinin engellenmesin de sinerjistik bir etki göstermiştir (Srivastava ve Singh 2016). Yapılan başka bir çalışmada antifungal aktivite olması halinde sadece inhibisyon bölgesi için papaya bitkisinin yaprak ekstraktları gözlenmiştir. Alınan sonuçlarda papaya bitkisinin umut vaat eden doğal antimikrobiyal olabileceği gözlenmiştir (Saeni ve Arief 2019).
Sıtma özellikle gelişmemiş ülkeler de en önemli sağlık sorunlarından biridir. Yapılan bir çalışmada 228 hastada rasgele kontrollü bir şekilde Papaya meyvesinin yapraklarının suyunun verilmesinden sonra trombosit sayısında artış ve dang hemorajik ateşinde azalma gözlenmiştir. Yapılan başka bir çalışmada Dang humması tedavisinde sonuçlar 5 gün sonunda trombosit sayısının 28000/ mikro litreden 138000/ mikro litreye yükseldiği görülmüştür (Rahmani ve Aldebasi 2016; Subenthiran ve ark. 2013). Yapılan başka bir çalışmada Papaya bitkisinin meyve kabuğu ve kökünün daha yüksek miktarda kloroform fraksiyonu içerdiği ve negatif kontrole kıyasla en uzun hayatta kalma süresi ile sıtmaya karşı aktivite göstermiştir (Yuniar ve ark. 2017).
(Kumar ve PS 2017). Yapılan başka bir çalışmada sıçanlarda Papaya’nın metanol özü (MECP) ve tohumunun metanolik ekstraktının mide koruyucu ve iyileştirici etkilerini incelenmiştir. Etanol ve indometasin ile akut mide ülseri indüksiyon modelleri ve asetik asit ile kronik ülser modelleri kullanılmıştır. Çalışmanın sonucunda asetik asidin neden olduğu ülseratif belirtilerinde sırasıyla %84 ve %73 azaldığı bildirilmiştir (Pinto ve ark. 2015). Benzer bir çalışmada Papaya tohumunun özü indometazin kaynaklı ülser sıçanlarına göre gastrik pH'ı ve ülseri önlemede daha etkili olduğu görülmüştür. Çalışma sonucunda sıçanlar üzerindeki gastrik asitliği gastrik asit çıktısını gastrik pepsin sekresyonunu ülser indeksini ve gastrik sekresyon hacmini önemli ölçüde azalttı gözlenmiştir (Oloyede ve ark. 2015).
Papaya’nın tohumlarında bulunan maddeler düz kaslar üzerine etki edebilmektedir. Yapılan bir çalışmada 0 1-6 4 mg / mL'de papaya tohumlarının etanol özünün konstrasyonlarına bağlı olarak jejunum kasılmasını inhibe edebildiği gösterilmiştir. Bu inhibisyonun büyük bir ölçüde geri dönüşümsüz bulunmuştur. Buna göre yüksek konsantrasyonun tavşanlarda jejunumdaki kasılmayı tamamen inhibe edebildiği bildirilmiştir (Kumar ve PS 2017).
İnsan derisi fibroblastlarında hidrojen peroksit (H2O2) oksidatif strese karşı papaya tohumları su ekstraktının antioksidan aktivitelerini değerlendirilmiştir. Papaya tohumları su ekstresi toksik olmadığı ve H2O2 oksidatif strese maruz kalan fibroblastlara koruma sağlayan güçlü antioksidan etki sağladığı görülmüştür. Oksidatif strese karşı katalaz aktivitesinin artışını inhibe ettiği ve sitokrom C ve iç mitokondriyal zar-ötesi potansiyel kaybını önlediği tespit edilmiştir. Maksimum koruyucu etkiye 1 mmol/L H202’de ulaştığı görülmüştür. Buna ek olarak oksidatif hasarı engellemekte C vitamininden daha güçlü bir antioksidan olduğu görülmüştür. Tohumlardan elde edilen ekstratlarında aynı antioksidan etkiyi gösterdiği tespit edilmiştir. Çalışma sonucunda papaya meyvesinin çekirdeğinden elde edilen ekstre ile oksidatif strese karşı korunmada oldukça yararlı olduğu görülmüştür (Kumar ve PS 2017; Vuong ve ark. 2015)
meyvesi’nin içerisindeki papain izole edilen bir endolitik bitki sistein proteaz enzimidir. Bazik amino asitleri içeren peptit bağlarını ayırır. Özellikle arginin lisin ve fenilalanini ayırır. Papain proteolik etkisi kanser hücrelerine karşı savaşta yardımcı rol oynayabilmektedir (Balamurugan Ramamoorthy ve Sabaridasan 2018; Kumar ve PS 2017). Papaya bitkisinin içerisindeki papain enziminin üzerinde yapılan çalışmalarda papain’nin fibrin kanseri hücre duvarını ve proteini amino asit formuna ayırdığı gözlenmiştir.Böylelikle papain enziminin birçok kanser hücrelerinin tedavi edeceğini ve antikanser aktivitesine sahip olduğu tespit edilmiştir. Papain dışında oksijene ve serbest radikallere karşı oldukça reaktif olan likopen de içerir. Memeye akciğere kolonlara karşı etkili izotiyosiyanat pankreas prostat ve lösemi kanserlerine karşı papain enzimin oldukça etkili olduğu gözlenmiştir (Gunde ve Amnerkar 2016).
Papaya bitkisinden elde edilen Fermente papaya ekstraksiyon (FFP) ile antikanser aktiviteyi arttırması dair literatürde üzerinde yapılan çalışmalar yapılmıştır. Fareler üzerinde yapılan çalışmada 500 mg FPP / kg dozda farelerde hem kilo ve iştah artışı gözlenmiştir. Farelerin kan analizlerinde hemoglobin konsantrasyonları lökosit ve trombosit sayılarının normalleştiği ve karaciğerdeki kanser hücrelerinin azaldığı görülmüştür (Somanah ve ark. 2018). Papaya bitkisinden elde edilen enzimler Karotenoidler alkaloidler fenolikler glukosinolat hastalıklardan koruyucu etkisi olduğu bilinmektedir. Bu enzimlerin toksisitesi ölçmek için sıçanlarda yapılan çalışmada sabit dozlarda papaya bitkisinin ekstresi verilmiş ve 14 gün boyunca gözlemlenmiştir. Daha yüksek seviyelerde dozlarda papaya bitkisinin ekstresi verilmesi rağmen farelerin üzerinde herhangi bir toksisite etkisi görülmemiştir. Bununla birlikte hemoglobin (HGB) hematokrit (HCT) kırmızı kan hücresi (RBC) ve toplam proteinde dehidrasyonu gösteren önemli artışlar gözlenmiştir (Halim ve ark. 2011; Kumar ve PS 2017). Başka bir çalışmada sıçanlar üzerinde belli dozlarda FPP verilmesi ile birlikte sıçanlar üzerinde hem kilo hem de iştah artışı kaydedilmiştir. Sıçanlar üzerindeki etkilerine bakıldığında bu tedaviden en iyi şekilde yararlandığı bulunmuştur. Ayrıca Hemoglobin konsantrasyonları lökosit ve trombosit sayıları gibi tam kan fraksiyonlarının ise normalleştiği gözlenmiştir. Özellikle diyabet ve kanser gibi kronik oksidatif stres tarafından yönetilen hastalıkları önlemek veya y