Destek Sitesi platformunda Uzman olmak ister misiniz?

Uzman olmak için Şimdi başvurun.

Ev Hanımlarının Gıda İsrafı Ve Sürdürülebilir Beslenme Açısından Davranışlarının İncelenmesi Ve Bilgi Düzeylerinin Değerlendirilmesi

Oluşturulma tarihi: 27.01.2025 23:08    Güncellendi: 27.01.2025 23:08
  1. GİRİŞ                                                                             

  Ciddi boyutlarda çevresel ve sosyoekonomik sorunlara neden olabilen gıda israfı; insani tüketime uygun olup tüketici seviyesinde sebebi ne olursa olsun atılan veya bozulmaya bırakılan gıdalar olarak tanımlanmaktadır. 1 Gıda israfının yüzde 39’u üreticilerde yüzde 5’i perakendecilerde yüzde 14’ü yemek sektöründe ve yüzde 42’si evlerde gerçekleşmektedir. 2 Kayıpların büyük bir çoğunluğunun gerçekleştiği evlerde sıklıkla vakit geçiren ev hanımlarının gıda israfı ve sürdürülebilir beslenme konusundaki farkındalıkları ile tutum ve davranışlarını ortaya konması ve israfın azaltılması önlenmesi açısından önem taşımaktadır. Her yıl dünya genelinde toplamda 931 milyon ton gıda israf edilmektedir. Küresel çapta perakende satış noktaları evler ve restoranlarda tüketime hazır gıdanın yüzde 17‘si doğrudan çöpe gitmektedir. Gelişmekte olan ülkelerde gıda atığının %40`ı hasat sonrası ve işleme seviyelerinde gerçekleşirken sanayileşmiş ülkelerde kayıpların %40`ından fazlası perakende ve tüketici düzeyinde gerçekleşmektedir.3 Tüketicilerin oluşturduğu gıda israfı Avrupa ve Kuzey Amerika’da 95-115 kg/yıl Sahra Altı Afrika ve Güney/Güneydoğu Asya’da ise 6-11 kg/yıldır.4 2021 yılında yayınlanan Birleşmiş Milletler gıda israfı raporuna göre dünya genelinde her yıl toplam 931 milyon ton gıda israf edilmektedir. Türkiye’de ise kişi başına yıllık 93 kg gıda israfı ülkeyi dünya genelinde israfın en fazla olduğu ülkeler arasında üst sıraya taşımaktadır. Gıdanın yanlış işlemlerden geçirilmesi zayıf saklama koşulları planlama eksikleri gıda ürününde tavsiye edilen tüketim tarihlerine dikkat edilmemesi pişmiş gıdanın serviste tamamen tüketilmemesi ve çevresel faktörler gibi çeşitli sebepler gıda kaybının başlıca sebepleri arasında bulunmaktadır.6 Sürdürülebilir beslenme ise çevreye etkisi düşük günümüz ve gelecek nesiller için sağlıklı yaşama katkı sağlayan biyoçeşitliliğe ve ekosisteme karşı saygılı olan koruyucu kültürel olarak kabul edilen ulaşılabilir ekonomik olarak satın alınabilen beslenme açısından yeterli güvenilir ve sağlıklı beslenmedir.7 8 Sürdürülebilir beslenme tanımı ilk kez 1986 yılında Gussow ve Clancy tarafından kullanılmıştır.9.Sürdürülebilir beslenme modelinin benimsenerek gıda kayıp ve israflarının azaltılması gelecekteki gıda güvenliğini sağlamak ve beslenmeyi desteklemek; sonraki nesiller için daha yaşanılabilir bir dünya bırakmak adına oldukça önemlidir. Sürdürülebilir diyetler gezegenin devamlılığı için büyük önem taşımaktadır. Tüm bireylerin optimal büyüme ve gelişmesini sağlamak günümüz ve gelecek nesillerin tüm yaşam sürecinde fiziksel mental ve sosyal yönden iyilik halini ve işlevselliğini geliştirmek malnütrisyonun her türünün önlenmesine katkı sağlamak beslenmeye bağlı bulaşıcı olmayan hastalıkların (BOH) riskini azaltmak biyoçeşitliliğin ve gezegenin korumasını desteklemek sürdürülebilir beslenmeyle hedeflenmektedir.10 Bu araştırma daha sonra yapılacak çalışmalara konu hakkında yapılan çalışmaların sınırlı olması sebebiyle ışık tutması açısından önemli görülmektedir.

  1. MATERYAL VE METOD

Çalışmanın örneklemini çoğunluğu İstanbul olmak üzere Şanlıurfa Aydın İzmir Kars Kırklareli Sivas Gaziantep şehirlerinden 25-65 yaş arasında olan toplam 90 ev hanımı oluşturmaktadır. Çalışan kadın bireyler araştırmaya dahil edilmemiş olup vaktinin büyük çoğunluğunu evde geçiren kadınlar araştırmaya dahil edilmiştir. Gerekli olan minimum örneklem sayısı %5 hata payı ve %95 güç elde etmek için G-POWER ile elde edilmiştir. Söz konusu program üzerinden etki büyüklüğü orta düzey kabul ederek minimum örneklem 84 olarak hesaplanmıştır. Çalışmada gönüllü olarak katılan kişi sayısı 90 olduğundan sonuçların genellemesi için yeterli olduğu söylenebilir. Anket formları online/ yüz yüze olacak şekilde gerçekleştirilmiştir. Anketin giriş kısmında anketin amacı katılımcılara açıklanmıştır ve gönüllü onamları alınmıştır. Araştırmanın etik kurul onayı İstanbul Medipol Üniversitesi Girişimsel Olmayan Klinik Araştırmalar Etik Kurulu’ndan alınmıştır.

Birinci kısmında ise demografik bilgilere yönelik sorular; (yaş eğitim durumu medeni hal yaşanılan şehir aylık gelir ve antropometrik ölçüme ilişkin bir soru (boy-kilo-Vücut  Kütle İndeksi VKI) yer almaktadır. Bireylerin vücut ağırlığı ve boy uzunlukları kendi beyanları baz alınarak değerlendirilmiş; araştırmacı diyetisyen tarafından VKI hesaplanmıştır. Vücut ağırlığının (kg) boy uzunluğunun (m2) karesine bölünmesiyle elde edilen VKI değeri Dünya Sağlık Örgütü (WHO) sınıflandırmasına göre değerlendirilmiştir. Buna göre; VKİ’ si<18 5 kg/m2 olanlar zayıf 18 5-24 9 kg/m2 olanlar normal 25 0-29 9 kg/m2 olanlar hafif şişman ve >30 0 kg/m2 olanlar obez olarak değerlendirilmiştir.11

 İkinci kısmında 24 saatlik geriye dönük besin tüketim formu yer almıştır. Besin tüketim kaydı alınırken miktarların doğru saptanmasında katılımcılara yardımcı olmak amacıyla ‘Yemek ve Besin Fotoğraf Kataloğu-Ölçü ve Miktarlar’ kitabında yer alan görseller ve ölçü miktarlarından faydalanılmıştır. Alınan kayıttan elde edilen veriler Beslenme Bilgi Sistemi Paket Programı (BeBis 8.1) kullanılarak analiz edilmiş; enerji ile makro ve mikro besin ögeleri alım miktarları hesaplanmıştır. Besin tüketim kayıtlarının değerlendirilmesi Türkiye Beslenme Rehberi 2015 (TÜBER-2015)’e göre yapılmıştır.12 13

Üçüncü kısmında ise gıda israfına yönelik sorular (kişilerin gıda israfı yapma nedenleri hangi besin gruplarını ne kadar israf ettikleri ve ne sıklıkla aldıkları tüketilmeyecek durumdaki besinleri nasıl değerlendirdikleri) yer almaktayken son kısmında sürdürülebilir beslenme kavramına yaklaşımları ve bu konudaki bilgi düzeylerine yönelik ifadeleri içeren sorular yer almıştır. Çalışmada sürdürülebilir ve sağlıklı yeme davranışlarının değerlendirilmesi amacıyla Zakowska-Biemans ve arkadaşlarının sürdürülebilir diyet kavramı için FAO’nun tanımlamasına LiveWell yaklaşımına ve sürdürülebilir ve sağlıklı yeme alışkanlıklarının ilkelerine göre geliştirdikleri ‘Sürdürülebilir ve Sağlıklı Yeme Davranışları’ ölçeğinin Gazi Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü öğrencilerinde geçerlilik ve güvenirlik analizi yapılmış olan Türkçe uyarlaması kullanılmıştır.14 15 Bu ölçek toplamda 8 faktör ve 34 maddeden oluşmaktadır. Bu 8 faktör; Sağlıklı ve Dengeli Beslenme Kalite İşaretleri (Yöresel ve Organik) Et Tüketiminin Azaltılması Yerel Gıda Düşük Yağ Gıda İsrafından Kaçınma Hayvan Sağlığı ve Mevsime Özgü Gıdalar’dır. Katılımcılardan her bir maddeyi hiç çok nadir nadiren bazen sıklıkla çok sık veya her zaman şeklinde işaretleme yapması istenmiş ve Hiç =1 ve Her zaman=7 puan olarak değerlendirilmesi gerçekleştirilmiştir. Sürdürülebilir beslenmeye yönelik bilgi düzeylerini ölçmek için sürdürülebilir beslenme ölçeği kullanılmıştır. Bu ölçekte 15 farklı ifade verilmiş; yaklaşımlarını 5’li-Likert tipi ölçekle bildirmeleri istenmiştir. Bireylerin sürdürülebilir beslenme tanımına uygun olmayan cevaba 0 puan verilerek uygun cevaba doğru 1 2 3 4 puan verilmiştir. Bu grupta 15 soru olduğu için maksimum alınabilecek puan 60’tır ve bu puanın %50’si alınarak 30 puan ve altında alan bireyler yetersiz sürdürülebilir beslenme bilgi düzeyine sahipken 31 ve üzerinde puan alan bireylerin sürdürülebilir bilgi düzeyi yeterli kabul edilmiştir. Çalışmadan elde edilen bulgular değerlendirilirken istatistiksel analizler için IBM SPSS 26.0 paketi kullanılmıştır. Sayısal değişkenlerin normal dağılıma uygunluğu Shapiro-Wilk normallik testi ile incelenmiştir. Normal dağılıma uyan sayısal değişkenler için tanımlayıcı istatistikler olarak ortalama ve standart sapma normal dağılıma uymayan değişkenler için ise ortanca ve en küçük en büyük değerler kullanılmıştır. Kategorik değişkenler sayı ve yüzdeler ile tanımlanmıştır. Sayısal değişkenler arası ilişkiler ise normallik varsayımı dikkate alınarak Pearson veya Spearman korelasyon katsayılarından birisi kullanılarak incelenmiştir. Kategorik ve sayısal değişkenler arasındaki ilişki Ki Kare testi kullanılarak incelenmiştir

  1. BULGULAR

Araştırma kapsamına büyük çoğunluğu (%75 3 n:70) İstanbul olmak üzere Türkiye’nin çeşitli şehirlerinden 90 ev hanımı dahil edilmiştir. Ev hanımlarına yönelik demografik ve sosyoekonomik bilgiler Tablo 1’de verilmiştir. Buna göre; araştırmaya yaşları 25 ile 68 arasında değişen ev hanımları katılmıştır. Toplam katılımcıların %16 7’si (n:15) 25-34 yaş grubunda; %30’u (n:27) 35-44 yaş grubunda; %34 4’ü (n:31) 45-54 yaş grubunda; %16 7’si (n:15) 55-64 yaş grubunda bulunmaktayken 65 yaş ve üzerinde bireylerin %2 2 (n:2)’si yer almaktadır. Eğitim durumları incelendiğinde katılımcıların %2 2’sinin (n:2) okuma-yazması yoktur. %18 9’u (n:17) ilkokul %18 9’u (n:17) ortaokul %30’u (n:27) lise %29 8’i (n:27) üniversite mezunudur. Katılımcıların %81 1’i (n: 73) evliyken; %7 8’i (n:7) bekardır. 4 kişi ve üzeri hane içi kişi sayısına sahip olan bireyler toplam katılımcıların %46 7’sini (n:42); 1-3 kişi sayısına sahip olan bireyler ise toplam katılımcıların %53 3’ünü (n:48) oluşturmaktadır. Hane içi ortalama gelir incelendiğinde; %6 7’sinin (n:6) 3000 TL ve aşağısı gelire %13 3’ünün (n:12) 3001-4000 TL arası gelire %17 8’i (n:16) 4001-5000 TL arası gelire %18 9’u (n:17) 5001-6000 TL arası gelire %43 3’ü (n:39) 6001 TL ve üzeri gelire sahiptir.


Özellikler


Sayı

Yüzde (%)

Yaş Grupları

25-34

15

16 7

35-44

27


30


45-54                      

31


34 4


55-64

15


16 7


65 ve üzeri              

2

2 2

Eğitim Durumu

Okuma-yazma yok

2

2 2

İlkokul

17

18 9

Ortaokul

17

18 9

Lise

27

30

Ön lisans-lisans

25

27 8

Lisansüstü

2

2

Medeni Hal

Bekar

7

7 8

Evli

73

81 1

Boşanmış

5

5 6

Eşi ölmüş (Dul)

5

5 6

Hane İçi Kişi Sayısı

1 kişi

2

2 2

2 kişi

21

23 3

3 kişi

25

27 8

4 kişi ve üzeri

42

46 7

Yaşadığı Şehir

İstanbul

70

75 3

İstanbul dışı (Adana Aydın Gaziantep Mersin. İzmir Diyarbakır Sivas Şanlıurfa Kars)

20

24 7

Hane İçi Ortalama Gelir

3000 TL ve aşağısı

6

6 7

3001-4000 TL

12

13 3

4001-5000 TL

16

17 8

5001- 6000 TL

17

18 9

6000 TL üzeri

39

43 3

Tablo 1. Katılımcıların Sosyodemografik Özellikleri


Sürdürülebilir beslenmeye ait ölçeklerin güvenilirlik ve geçerliliği için Cronbach’s alfa değerine bakılmıştır.KMO >0 7’nin üstünde olduğu için geçerli; Cronbach’s alfa değeri >0 6 olduğu için güvenilirdir. Ölçeklere arası ikili ilişkiyi incelemek için korelasyon analizi yapılmıştır. Analize ilişkin sonuçlara tablo 2’de yer verilmiştir. Kavramlar arasında ikili ilişki tespit edilmiştir.


Ölçekler

Faktör yükü

KMO

Barlett Testi

Cronbach’s Alfa

p

1

2

Sürdürülebilir Beslenme Ölçeği

>0 40

 0 830

<0 5

0 952


1

0 225

Sürdürülebilir Beslenme ve Sağlıklı Davranış Ölçeği

>0 40

0 645

<0 5

0 805

0 036

0 225

1

Tablo 2. Ölçeklere ait güvenilirlik ve geçerlilik ile ikili korelasyon analizi

*KMO>0 7: Geçerli;  Cronbach’s alfa <0 6: Güvenilir ; Faktör yükü >0 40: Anlamlı

Katılımcılara “Sürdürülebilir beslenme ifadesini daha önce duydunuz mu?” sorusu yöneltilmiştir. %32 6’sı (n:29) “evet” cevabını vermişken %67 4’ü (n:60) “hayır” cevabını vermiştir. Evet cevabını veren kişilerden nereden duyduklarını söylemeleri istenmiştir. Buna ilişkin veriler Şekil 1’de yer almaktadır. Buna göre ev hanımlarının %37’si (n:11) sürdürülebilir beslenme kavramını sosyal medyadan duymuş; %30’u televizyon ve radyodan %23’ü ise doktor diyetisyen vb. sağlık profesyonellerinden duyduğunu belirtmiştir.










Şekil 1. Sürdürülebilir Beslenme Kavramını Duydukları Kaynak/Kişi/Yer

Katılımcıların %53’ü (n:48) “İstemeden de olsa gıda israfı yapıyor musunuz? sorusuna “bazen” cevabını %24’ü (n:22) “evet” cevabını ve %22’si (n:20) “hayır” cevabını vermiştir. Katılımcılardan gıda israfı yapan kişilere gıda israf etme nedenleri sorulmuş ve sonuçlara Şekil 2 ’de  yer verilmiştir. Buna göre; katılımcıları