Obezite evet modern dünyanın öncü hastalığı. Günümüzde pek çok hastalığın temelinde obezite ve sedanter yaşam yatıyor. Dünya Sağlık Örgütü(WHO) obeziteyi vücutta sağlığı bozacak ölçüde anormal ve aşırı şekilde yağ birikmesi olarak tanımlıyor. Akut dönemde bir tanımlama yapmak gerekirse BKİ ( Beden Kitle İndeksi ) sınıflaması öncelikli bir veri sağlar. BKİ boyun metre cinsinden karesinin kişinin kilosuna bölünmesi ile ortaya çıkan değerdir.(BKİ= kg/m2)
<16 Aşırı düzeyde zayıflık
16-16.9 orta düzeyde zayıflık
17-18.49 hafif düzeyde zayıflık
<18.5
18.5-24.9 sağlıklı birey
25-30 kilolu ( pre obez)
30-40 obez birey
40-50 morbit (ölümcül) obezite
50 süper morbit obezite
Bu sınıflandırmaya göre 25 den büyük olanlar fazla kilolu 30 dan fazla olanlar ise obez olarak tanımlanıyor. Genel bir obezite ölçütü olan bu test demografik düzeyde bir veri sağlarken bel- kalça oranı ve biyoelektrik empedans yöntemine dayalı düşük dozda bir elektrik akımına karşılık vücudun verdiği yanıtı dokuların yanıtlarına göre yağ- kas-su olarak ayrıştıran eden vücut analiz cihazları net bir tanı konulmasını sağlayacaktır.
Bel kalça oranı ölçümünde kadınlarda >80-88 erkeklerde >94-102 olması obezitede risk oluşturur. Vücut analiz cihazına göre kadınlarda yağ oranı( adipözite) %20-30 erkeklerde %12-20 aralığında olmalıdır.
Obezite kendi içerinde de :
-Anatomik olarak; ince yapılı orta yapılı kalın yapılı
-Yağ dağılımına veya cinsiyete göre; elma tipi (android) armut tipi (jinoid)
-Etiyolojik olarak; aşırı beslenmeden (eksojen) doğuştan (endojen)
-Fizyolojik olarak ise; hipertrofik (yağ hücresinin hacmi büyük) hiperplastik (yağ hücre sayısı fazla) şeklinde sınıflandırılmaktadır.
Yağ dağılımına göre baktığımızda Elma tipi obeziteye sahip bireyin armut tipi obeziteye sahip bir bireye göre abdominal yağlanması daha fazla olacağı için daha risklidir. Çünkü abdominal yağlanma organların etrafındaki yağ dokusunu da arttırdığı için sağlık problemlerine zemin hazırlar.
Dünya Sağlık Örgütü’ne göre ;
2016'da; 1.9 milyar yetişkin fazla kilolu 650 milyondan fazla yetişkin ise obez! Yetişkinlerin % 39 ‘u aşırı kilolu % 13’ü obez olarak tanımlanıyor.
5 yaşın altında 41 milyon çocuk 5-19 yaşlarındaki 340 milyon çocuk ve ergen fazla kilolu veya obez. Obezitenin dünya çapındaki yaygınlığı neredeyse 1975 ve 2016 yılları arasında üç kat arttı. Afrika da bile 2000 yılından bu yana obezitede % 50 artış var. Evet Dünyamız hızla kilo alıyor ve pek çok hastalığa davetiye çıkarıyor. Şişmanlığın neden olduğu bazı hastalıklar ise şöyle sıralanabilir.
İnsülin direnci – Hiperinsülinemi
Tip 2 Diabetes Mellitus (Şeker Hastalığı)
Hipertansiyon
Koroner arter hastalığı
Hiperlipidemi – Hipertrigliseridemi
Metabolik sendrom
Safra kesesi hastalıkları
Bazı kanser türleri (kadınlarda safra kesesi endometriyum yumurtalık ve meme kanserleri erkeklerde ise kolon ve prostat kanserleri )
Osteoartrit
Uyku apnesi
Karaciğer yağlanması
Astım
Solunum zorluğu
Gebelik komplikasyonları
Menstruasyon düzensizlikleri
Aşırı kıllanma
Ameliyat risklerinin artması
Yeme bozuklukları
Cilt sağlığında bozulmalar
Kas-iskelet sistemi problemleri
PEKİ ÇÖZÜM NE ?
Obezite önlenebilir ve tedavi edilebilir bir hastalıktır. İlk uygulanacak tedavi yaklaşımı elbette tıbbi beslenme tedavisi olmalıdır. Bununla birlikte egzersiz ve davranış değişliği programları uygulanmalıdır. Ayrıca gerekli durumlarda ilaç tedavisi ve cerrahi müdahale de yapılabilir.
Multidisipliner bir yaklaşımla doktor diyetisyen psikolog spor eğitmenlerinden oluşan bir ekip konuyla yakından ilgilenmelidir. Diyetisyen kan tahlilleri vücut analizi beslenme alışkanlıklarını göz önünde bulundurarak kişiye özgü bir diyet hazırlamalı ve belirli aralıklarla kontroller yaparak sürecin sağlıklı devam etmesini sağlamalıdır. Kilo alımına neden olan olumsuz alışkanlıkların aksine olumlu davranışlar kazandırarak bunları sürdürülebilir kılmak esastır.
Basit şeker paketli ürün ve tuz alımının kısıtlandığı besin çeşitliliği artmış bir beslenme programı başarıyı arttıracaktır. Su tüketiminin ve egzersizin arttığı bir hayat tarzı ise sağlıklı ve fit görünümün kalıcı olmasını sağlar. Bununla birlikte toplumsal olarak sağlıklı gıdaya erişimin artması her tüketici profiline uygun bütçeli seçeneklerin sunulmasına yönelik çalışmalar arttırılmalıdır.