Bilim nedir ? çok fazla duyduğumuz bu tanım kısaca; keşfetmek merak etmek uygulamak deneyimlemek ve bir sonuca ulaşmak çabasından farklı bir şey değildir. Bilim kısaca insanın kendisini tanımlayabilme çabasıdır.
Hepimiz sonsuzluğun evrenin doğanın bir parçasıyız meraklarımız var. Sormak istediklerimiz cevap arayışlarımız düşüncelerimiz var. Aslında düşünmeye ve sorgulamaya bedenimizden başlamamız gerekiyor. İnsan bedeni yüzyıllardır; biz kimiz nerden geldik neden yaşamak için doğaya icatlarımızla kafa tutmaya çalışıyoruz neden korkuyoruz sorusuna cevap arıyor. Aslında insan ölümsüzlüğü keşfedip bedeni için değil hazları için yaşamak istiyor.
Evrimsel sürecimizde Beslenme hazlarımızın başında yer alıyor.
Atalarımız beslenmeyi sadece bir ihtiyaç olarak hayatta kalabilme çabası olarak gördüler. Avcı zamanlarımızda besinlere bazen 1 hafta boyunca ulaşamadık belkide kimimiz kıtlıktan yaşama veda etti. Sonrasında toplayıcılık zamanlarımız geldi ürettiklerimizi yedik paylaştık güçlendikçe hayatta kaldık ve üredik.
Peki sonra ne oldu ?
Daha fazla besine ulaştık. Dilimizin haz öğesini keşfettik. Hazzımızı besinlere yükledik. Artık ihtiyaçlarımız yerine sadece hazlarımız için besinler ürettik. Yapaylaştırdık doğadan uzaklaştırdık. Yine ürettik ama birşeyler farklı gelişti artık.
Hayatta kalmak üremek için değil hastalanmak için beslenmeye başladık.
Yeni doğan bir bebek hemen annesinin sütüne ihtiyaç duyuyor o bebek beslendikçe vücudu ihtiyaç duyduğu besinlere ulaşabiliyor büyüyor çocuk oluyor erişkinliğe adım atıyor. Ama büyüdükçe kaybettiği bir durum ortaya çıkıyor oda ihtiyaca göre değil hazlarına göre beslenmek oluyor. Yemek ayırt ediyoruz kimimiz tatlı kimimiz ekşi ve kimimiz fazla tuzlu tatlardan vazgeçemiyoruz. Tarifler oluşturuyoruz. Bu kısır döngü bu şekilde gitmeye devam ediyor.
Önemli olan beslenmenin gücünü tekrardan benimsememiz. Bizi modern çağa kadar getiren tek şeyin beslenme olduğunu anlamamız. Hastalanmadan daha güçlü olmamızı sağlayan tek şeyin beslenme olduğunu bilmemiz herşeyden çok daha önemli.
Öneriler :
Hipokratın dediği gibi ‘’Besinler ilacınız ilacınız besinler olsun’’