Depresyonun mu kilo artışına yoksa kilo artışının mı depresyona sebep olduğu konusu biraz kafanızı karıştırabilir. Bazı psikotik ilaçların iştah mekanizması üzerinde iştahı arttırıcı etkisinin olduğu bilinmektedir. Bununla birlikte şişmanlık (obezite) da depresyonun nedenleri arasında yer alır. Her iki durum da birbirinin hem sebebi hem de sonucu olabilir.
Şişman bireylerde daha sık görülen şeker hastalığı tansiyon problemleri kalp problemleri harekette kısıtlanmalar depresyona eğilimi artırmaktadır. Başarısız diyet ve egzersiz girişimleri de yoğun özgüven problemleri oluşturabilir. Birçok obez bireyin bu duruma içsel bir tepki olarak daha fazla yeme davranışı sergilediği psikolog ve psikiyatristlerce vurgulanmaktadır. Artık kısır bir döngü oluşur ve depresyon kaçınılmaz olur. Tam da bu noktada depresyon tedavi edilmeli ve kişinin kendine güveni tekrar kazandırılmalı ki tekrar hayatın içinde üretken biri olabilsin ve belki de kilo ile ilgili tedavilerde daha kararlı ve cesur olabilsin. Ancak bu noktada da şu soruyla karşılaşmaktayız. Depresyon tedavisinde kullanılan antidepresanlar ve diğer psikotik ilaçlar kilo artışına sebep olur mu?
Depresyonun özellikle başlangıç dönemlerde iştahta değişikliklerle başladığı tipik olmayan depresyonlarda kilo artışının daha sık görüldüğü bilinmektedir. Değişen duygu durumu ile birlikte gerginlik mutsuzluk ve umutsuzluk kişiyi mutlu olabileceği etkinliklere yönlendirmektedir. Bu yönelimlerden en kolayı yemek yemedir.
Bir depresyon türü olan premenstural sendrom da olduğu gibi (adet öncesi gerginlik sendromu) çikolata ve şeker tüketimi artar. İçe kapanıklık enerji azlığından dolayı yemek yapmak yerine fast-food tarzı yemeklerle beslenme kilo artışı nedenlerindendir. Ayrıca depresif dönemlerde isteksizlik ve bitkinlik nedeniyle egzersiz yapmak daha zorlaşır bunun sonucu olarak da kilo artışı kaçınılmaz olur. Fiziksel kaygılardan dolayı oluşan kilo artışı da depresyonu daha da ağırlaştırabilir.
Depresyon tedavisinde kullanılan ilaçlarının ilk birkaç gün uyum dönemindeki yan etkileri nedeniyle tedaviler sıklıkla yarım bırakılmaktadır. Yapılması gereken şey ise kişinin tekrar hekimine başvurup yan etkilerini konuşması olmalıyken kişi tedavisini terk etmekte ve depresyonuyla yaşamak durumunda kalmaktadır. Depresyon tedavisi hasta ve psikiyatrist arasında çok iyi bir iş birliği gerektirir. Bunun nedeni tedavinin en az altı ay sürmesidir. Kişiye özgü ilaç tedavisinin oluşabilmesi için tedavinin başlangıç dönemlerinde hasta-hekim iş birliği daha önemli olmaktadır. Eğer ilaç tedavisi sırasında kilo alınıyorsa bu durumu psikiyatristinize bildirmeniz gerekir ki tedavide yeni ilaç alternatifleri değerlendirilebilsin.
İlaçlar doğru kullanıldığında tedavi için en etkin unsurların başında gelmektedir. İlaçların doğru kullanımı denildiği zaman ise dikkatli olunması gereken bazı ayrıntılar göze çarpıyor. Doğru dozda alınması zamanlamasına dikkat edilmesi başka ilaçlarla etkileşiminin bilinmesi gibi. Doğru kullanımın unsurlarından biri de ilaç kullananların hangi besinleri tüketmeleri ya da tüketmemeleri gerektiği konusu. Çünkü bazı ilaçlar bazı besinlerle eş zamanlı kullanıldığında ciddi sağlık sorunları doğabiliyor. Bununla birlikte ilacın etkisini azaltan ya da artıran besinler de var.
Depresyon ve kilo alımının önüne geçmek için tüyolar;