Obezite Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) tarafından “sağlığı bozacak ölçüde vücutta aşırı yağ birikmesi” olarak tanımlanmaktadır. Yetişkin erkeklerde vücut ağırlığının ortalama %15-20’sini kadınlarda ise %25-30’unu yağ dokusu oluşturur. Erkeklerde bu oranın %25 kadınlarda ise %30’un üzerine çıkması durumu obezite olarak tanımlanır.
Türkiye’de de obezite prevalansı gelişmiş batılı ülkelerden aşağı kalmamakta özellikle kadınlarda %30’ların üzerinde belirgin yüksek oranlara ulaşmaktadır. Türkiye Diyabet Obezite ve Hipertansiyon Epidemiyolojisi Araştırması (TURDEP-2) çalışmasında Türk erişkin toplumunda 1998’de %22 3 olan obezite prevalansının %40 artarak 2010’da %31 2’ye ulaştığı görülmüştür. Kadınlarda obezite prevalansı %44 erkeklerde ise %27 olarak saptanmış ve son 12 yılda prevalansın kadınlarda %34 erkeklerde ise %107 arttığı bildirilmiştir. TURDEP 2 çalışmasında morbid obezlerin (BKİ.40kg/m2) oranı ise %1’den %3 1’e yükselmiştir. Ülkemizde 5 yılda bir tekrarlanan 15-49 yaş grubu kadınların çalışma kapsamına alındığı Türkiye Nüfus ve Sağlık Araştırması (TNSA) sonuçları incelendiğinde de obezitenin kadın nüfusta giderek arttığı görülmektedir.
Obezite Nedenleri
Günümüzde obezitenin en sık nedeni enerji yoğun gıdalara kolay ulaşılması ve durağan yaşamdır. Alınan enerji harcanan enerjiden fazla olursa enerji fazlası yağ şeklinde depolanır. Obeziteye neden olan durumlar:
Dengesiz Beslenme
Yetersiz Fiziksel Aktivite
Endokrin Hastalıklar (Diyabet Tiroid Vb.)
Obezite Ile Seyirli Genetik Sendromlar
İlaçlar
Obezitede Risk Faktörleri
Yaş
Cinsiyet (Kadın)
Eğitim Düzeyi
Evlilik
Gebelik Sayısı Ve Doğumlar Arası Süre
Beslenme Alışkanlıkları
Sigaranın Bırakılması Ve Alkol Alışkanlığı
Sosyo-Kültürel Ve Sosyo-Ekonomik Durum
Genetik Faktörler
Arkadaşlarının Veya Aile Bireylerinin Obez Olduğu Bir Çevrede Yaşamak
Obeziteye Eşlik Eden Komplikasyonlar
Tip 2 DM
Kardiyovasküler Hastalıklar
Sindirim Sistemi Hastalıkları
Nörolojik Hastalıklar
Solunum Sistemi Hastalıkları
Kanser (Özellikle Hormona Özgü Kanserler)
Obezitenin Önlenmesi
Obezite sıklığının hızlı artışını durdurmanın en önemli yolu bireylerin obez olmalarını önlemektir. Bu amaçla topluma dönük doğru ve kanıta dayalı bilimsel uygulamalar çocukluktan itibaren başlatılmalıdır. Temel olarak iki husus önemsenmelidir. Bunlar:
Obezite Konusunda Eğitim (Çocukluktan Itibaren)
Yeterli Ve Dengeli Beslenme
Fiziksel Aktivite Yapılmasıdır.
Beslenme Tedavisi (Diyet)
“Yeterli ve dengeli beslenme” büyüme gelişme sağlıklı ve üretken olarak yaşamın sürdürülebilmesi için gerekli olan enerji ve besin ögelerinin her birinin yeterli miktarlarda alınması ve vücutta uygun şekilde kullanılmasıdır.
İnsan yaşamı için gereksinim duyulandan fazla enerji alınması sonucu ortaya çıkan vücutta yağ miktarının artması durumu “fazla kiloluluk” ve “obezite”dir.
Enerji Dengesi: Alınan Enerji = Harcanan Enerji
Fazla kilolu veya obez olmak; hipertansiyon hiperlipidemi kalp-damar hastalıkları inme Tip 2 diyabet bazı kanser türleri kas-eklem hastalıkları ve solunum sistemi hastalıkları gibi pek çok sağlık sorunları riskini artırır.
Yeterli ve Dengeli Beslenme Önerileri
Günlük enerji alımının dengelenmesi ve fiziksel aktivitenin artırılması ile vücut ağırlığını denetim altına almak olasıdır. Yeterli ve dengeli beslenme için 5 temel besin grubunda yer alan besinler diyetisyen tarafından belirlenen şekilde her bireye özgü miktarlarda tüketilmelidir. Temel besin grupları:
Süt Ve Ürünleri
Et Et Ürünleri Yumurta Kuru Baklagiller Ve Yağlı Tohumlar
Sebze
Meyve
Ekmek Ve Diğer Tahıl Ürünleridir.
Fazla Kilolu Ve Obez Bireylerde Tıbbi Beslenme Tedavisinin İlkeleri
Kişinin günlük enerji alımı haftada 0 5-1 kg vücut ağırlık kaybını sağlayacak şekilde enerji alımı belirlenir. Günlük enerjinin yaklaşık olarak %12-15’i proteinlerden sağlanmalı hayvansal ve bitkisel kaynaklardan dengeli olarak tüketilmelidir. Yağda çözünen vitaminlerin (A D E K vitaminleri) vücutta kullanımını sağlamak için diyetin yağ miktarı enerjinin %15-20’nin altına düşmemelidir. Diyet yağ içeriğini dengelemek için;
Kızartma Yerine Izgara Haşlama Buharda Ve Fırında Pişirme Yöntemleri Seçilmelidir.
Az Yağlı Süt Ve Ürünleri Tercih Edilmelidir.
Kaymak Krema Mayonez Gibi Yağ Içeriği Yüksek Besinlerden Uzak Durulmalıdır
Yağsız Kırmızı Et Balık Derisiz Beyaz Et Tercih Edilmelidir.
Sucuk Sosis Salam Pastırma Gibi Besinler Yüksek Yağ Içerikleri Nedeniyle Tercih Edilmemelidir.
Yüksek Sıcaklık Derecelerine Maruz Bırakılarak Pişirilmiş Pastacılık Ürünleri Ve Kızartmalardan Trans Yağ Içerikleri Yüksek Olduğundan Kaçınılmalıdır.
Krema Içeriği Yüksek Kafeinli Içecekler Sık Tüketilmemelidir
Günlük enerjinin %50-60’ı karbonhidratlardan sağlanmalıdır. Şeker gibi basit karbonhidratların tüketimi azaltılmalı; tam tahıllar kuru baklagiller gibi besinlerde bulunan kompleks karbonhidratların tüketimi artırılmalıdır. Diyet karbonhidrat ve posa içeriğini dengelemek için;
Her Öğünde Taze Sebzelerden Hazırlanmış Salata Tüketilmelidir.
Kabuklu Yenebilen Meyveler Yıkandıktan Sonra Kabuklarıyla Yenmelidir.
Meyvelerin Suyu Yerine Kendisini Tercih Edilmelidir.
Şekerle Tatlandırılmış Içecek Tüketimi Sınırlandırmalı Veya Tüketiminden Uzak Durulmalıdır.
Günlük 25-30 g posa alımı yeterlidir. Sebze ve meyveler kurubaklagiller ve tam tahıllı ürünler önerilen doğal posa kaynaklarıdır. Günlük en az 1 5-2 L sıvı tüketilmelidir. Özellikle her öğünde yemeğe başlamadan önce alınması önerilir. Günlük beslenme programı 3 ana ve bireye özgü uygun sayıda ara öğün olarak planlanmalıdır. Ana öğünlerin arasının 5-6 saati aşmamasına dikkat edilmelidir. Bireylerde yeterli ve dengeli beslenme alışkanlığı yaşam tarzı haline getirilmelidir. Hatalı zayıflama programları kişilerin sağlığını olumsuz yönde etkiler. Bu nedenle bireye özgü en uygun beslenme programı için diyetisyene yönlendirilmesi sağlanmalıdır.