Beta virüsü olarak da adlandırılan BETA enfeksiyonu, bilinenin aksine bir virüs değil bakteri kaynaklı ortaya çıkan, damlacık yoluyla bulaşan bir enfeksiyon olup, boyun bölgesinde şişlik, boğaz ağrısı, ateş ve yutma güçlüğü gibi belirtilere neden olur.
Beta virüsü olarak da bilinen BETA enfeksiyonu, Beta hemolitik Streptococcus pyogenes isimli bakterinin boyundaki lenflerde şişlik, boğaz ağrısı, bademcik ağrısı, ateş ve yutma güçlüğüne neden olduğu enfeksiyonudur. Beta enfeksiyonuna bilinenin aksine bir virüs değil bakteri neden olmaktadır.
BETA enfeksiyonunun tek nedeni streptococcus pyogenes isimli bakteridir.
BETA enfeksiyonu bademciklerde şişlik, ağrı ve boğaz ağrısı gibi üst solunum yolu enfeksiyonu belirtileriyle ortaya çıkar.
BETA belirtileri şu şekilde sıralanabilir;
BETA enfeksiyonun belirtileri başta üst solunum yolu enfeksiyonları olmak üzere farklı hastalıklarla da karıştırılabilir. Bu nedenle BETA enfeksiyonu belirtileri yaşandığı zaman bir doktora başvurmak gerekmektedir.
BETA enfeksiyonu damlacık yoluyla bulaşan bir enfeksiyondur. Öksürük, yakın çevrede hasta birisiyle temas etmek ile kolaylıkla kişiden kişiye geçebilmektedir. BETA enfeksiyonuna bakteri neden olduğu için yakın temas, öpüşmek veya sarılmak gibi yollarla bulaşabilmektedir.
BETA enfeksiyonu kendi kendine de geçebilmektedir. Ancak bazen komplikasyonlara neden olabilmektedir.
BETA enfeksiyonu tedavi edilmezse;
BETA enfeksiyonundan korunmak için en önemli kural hijyen kurallarına uyulmasıdır. El yıkama, hasta insanlarla yakın temastan kaçınmak, öksüren ateşi olan kişilerden uzak durulması gerekmektedir. BETA enfeksiyonu damlacık yoluyla bulaştığı için kapalı ve kalabalık ortamlara mümkün olduğu kadar gitmemek hastalıktan korunmanın en önemli yollarından biridir.
D vitamini kullanmak vücudun zinde kalmasına ve bağışıklık sisteminin güçlü olmasına zemin hazırlamaktadır. Bunların yanı sıra beslenme ve uyku düzeni de bağışıklık sistemini güçlendirerek hastalığına yakalanma riskini azaltabilmektedir.
BETA enfeksiyonun romatizmal ateş, ve nefrit gibi bazı geç komplikasyonları bulunmaktadır. Kan testi yaptırarak daha önce geçirilmiş BETA enfeksiyonunu öğrenmek bu gibi hastalıkların tanısında faydalı olabilmektedir.
BETA enfeksiyonun tek tedavisi antibiyotik kullanımıdır. BETA enfeksiyonunun tedavisinde antibiyotik haricinde kullanılacak başka bir ilaç bulunmamaktadır. Ancak BETA enfeksiyonu kendi kendine de geçebilmektedir. Hiçbir müdahale olmazsa 3-5 gün içerisinde BETA enfeksiyonu genellikle kendini sonlandırabilmektedir.
BETA enfeksiyonu hiç müdahale edilmezse bile 3-5 gün arasında kendi kendine geçmektedir. Tedavi sürecinde antibiyotik ilaçlar ağızdan alınacaksa 10 gün kullanılması gerekmektedir. Enjeksiyon yoluyla ise 1 doz penislin yeterli olmaktadır.
BETA enfersiyonunun doğal tedavisi veya bitkisel tedavisi bulunmamaktadır. Hastalık kendi kendine de bitebilmektedir ancak komplikasyon ihtimali bulunduğu unutulmamalıdır. Bağışıklık sistemini güçlendirici gıdalar veya takviyeler BETA enfeksiyonun geçmesinde etkili değildir. Ancak hastalanmamak adına vücudu ve bağışıklık sistemini güçlü tutmak için sağlıklı beslenilmesi önemlidir.
BETA enfeksiyonu zaten bir üst solunum yolu rahatsızlığıdır. Bademcik ve üst solunum yollarında enfeksiyonu neden olur. Bu yüzden BETA enfeksiyonunda boğaz ağrısı görülebilmektedir.
BETA enfeksiyonu olan çocuk 24 saat yani bir gün antibiyotik kullandıktan sonra okula gidebilir. Bir gün kullanılan antibiyotik bulaşıcılığı ortadan kaldırmaktadır. Bulaşıcılık riski ortadan kalktığı için çocuk kendisini de iyi hissediyorsa okula gitmesinde sorun bulunmamaktadır.
BETA enfeksiyonu genellikle 3-15 yaş arasında sık görülmektedir. Ancak temas ve damlacıkla bulaştığı için erişkinlerde de yaşanabilmektedir. BETA enfeksiyonunun belirtileri yetişkinlerde de aynı şekilde görülmektedir.
Sağlık Destek Sitesi tarafından hazırlanmıştır.
Güncelleme Tarihi : 5 Kasım 2024
Yayınlanma Tarihi: 19 Mart 2024
Sağlık Destek Sitesi
Sağlık kütüphanesi içeriklerimiz yalnızca bilgilendirme amaçlı ve kayıt tarihindeki bilimsel verilerle hazırlanmıştır. Sağlığınızla ilgili tüm sorularınız, endişeleriniz, teşhis veya tedavi için mutlaka doktorunuza veya sağlık kuruluşuna başvurunuz.