Diş sağlığı kadar, diş eti sağlığı da kişi için büyük önem taşıyor. Elma, armut gibi sert yiyecekler ısırıldığında diş etlerinde meydana gelen kanama ile kırmızı ya da mor renkteki şişlik ve kabarıklıklar diş eti çekilmesinin belirtileri arasında yer alıyor. Yaşlanma ile birlikte artan diş eti çekilmesi, tedavi edilmediğinde ise diş kaybına sebep oluyor. Doğru hareketlerle diş fırçalanması ve düzenli diş taşı temizliği ise diş eti çekilmesinin önüne geçiyor.
Diş eti çekilmesi, diş etlerinin dişlerden uzaklaşarak diş köklerinin açığa çıkarak çekilmesi durumudur. Bu durum dişlerde hassasiyet, diş kaybı ve enfeksiyon riskinin artmasına neden olabilir. Diş eti çekilmesi aynı zamanda dişlerin çürüklere karşı korunmasız kalmasına yol açar. Yaşla beraber diş eti çekilmesi ihtimali artar. Çevresel ve genetik faktörlere bağlı olarak genç yaşta çekilmeler de görülebilir. Diş eti çekilmesi (periodontitis) tedavi edilmediğinde diş kaybı riski ortaya çıkabilir. Bu durum çok fazla ilerlemeden tedavi edilmelidir.
Diş eti çekilmesinin en yaygın belirtileri dişte oluşan hassasiyet ve gözle görülür şekilde çekilmedir. Böylelikle diş boyunda uzama görülür. Dişte lüksasyon denilen sallanma başlaması da diş eti çekilmesi belirtileri arasında yer alır.
Diş eti çekilmesi belirtileri şöyle açıklanabilir:
Diş eti çekilmesi (periodontitis) belirtilerini dikkate almak önemlidir. İlerlediği durumda diş eti çekilmesi kaynaklı olarak dişlerde gevşeklik meydana gelebilir. Bu da uzun vadede diş kabına sebep olur.
Diş eti çekilmesi (periodontitis), dişlere zarar verecek şekilde fırçalama, hijyenin doğru sağlanmaması, genetik yatkınlık ya da dişleri sıkma nedeniyle oluşabilir. Diş eti çekilmesi (periodontitis) nedenleri şöyle sıralanır:
Periodontoloji tedavisi, yani diş eti hastalıklarının tedavisinde en önemli unsur öncelikle doğru tanı konulmasına bağlıdır. Bu amaçla hastadan alınan ön bilgi (anamnez), klinik muayene ve radyografik değerlendirmelerden faydalanılır.
Diş etlerinizde gözle görülür bir şekilde çekilme fark ederseniz ya da diş hassasiyetiniz varsa Periodontoloji Bölümü uzmanlarına gidebilirsiniz. Diş eti çekilmesinde erken tanı, tedavi sürecinin hızlı ilerlemesini sağlar.
Diş eti hastalıklarının oluşum nedenini, hastalığın ilerleyiş şeklini ve oluşabilecek sonuçları bilen bir hasta, diş eti hastalığının tedavisi aşamalarında daha bilinçli davranarak, sağlanacak başarıda oldukça etkili olacaktır. Hastalığın tedavisinde hekim hasta işbirliği çok önemlidir. Bakteri plağın zararlarını ve nasıl temizleneceğini bilen hastalarda tedavi başarısı çok daha yüksek olacaktır.
Tedavide öncelikle dişlerin çevresindeki tüm diş taşları özel aletlerle ve ultrasonik cihazlarla temizlenir ve diş yüzeylerine parlatma (polisaj) işlemi yapılır.
İltihabın derecesine göre bazı durumlarda lokal olarak uygulanan anestezi altında diş eti ceplerinin içine ve kök yüzeylerine subgingival küretaj denilen derin diş eti temizliği işlemi uygulanır.
Özellikle akut diş eti enfeksiyonları gibi bazı vakalarda, yapılan tedaviye destek olmak amacıyla antibiyotik kullanılmaktadır.
Antibakteriyel gargaralar ise genellikle önerilmektedir. Daha ileri diş eti iltihaplanması vakalarında gene lokal anestezi altında diş etleri diş yüzeylerinden ve kemik dokusundan kaldırılarak kök yüzeyleri, diş etlerinin içi ve kemik yüzeyleri tüm iltihabi dokulardan temizlenir.
Bazı durumlarda kemik oluşumuna yardımcı olan kemik greftleri ve kemik tozları yerleştirilerek diş etleri tekrar eski yerine dikilerek tedavi gerçekleştirilir.
Diş eti çekilmesinin (periodontitis) önlenmesi için alınabilecek en iyi önlemlerden biri ağız içi hijyenin sağlanmasıdır. Diş eti çekilmesini önlemenin yolları şöyle açıklanır:
Diş eti çekilmesine iyi gelen yöntemler arasında ağız hijyenini sağladıktan sonra tuzlu su gargarası yapmak bulunur. Tuzlu su gargarası diş eti çekilmesine iyi gelen doğal tedavi yöntemlerden biridir. Tuz, diş eti hastalığına birkaç şekilde yardımcı olabilen doğal bir dezenfektandır. Kalıntıları giderip, dişi ve diş etlerini temizlemeye yardım ederek iltihabı ve şişliği azaltır, diş etlerinin iyileşmesini ve rahatlamasını sağlar. Aynı zamanda adaçayı tüketmek, C vitamini takviyesi almak ve Hindistan cevizi yağı ile ağız çalkalaması yapmakta diş eti çekilmesine iyi gelen çözümler arasında yer alır.
Diş eti çekilmesine iyi gelen doğal yöntemler şunlardır:
En eski yöntemlerden biri olan tuzlu su ile gargara yapmak diş eti çekilmesine iyi gelir, kanamayı azaltır.
Yeşil çay tüketmek, dişleri ve diş etlerini güçlendirir ve oluşabilecek diş eti çekilmesine iyi gelir.
Diş eti çekilmesine karşı kullanılan hindistan cevizi yağının 10 dakika ağızda gezdirilip çalkalanması diş etlerini güçlendirir.
Limon, portakal, greyfurt, mandalina, domates, roka, maydanoz gibi C vitamini içeren besinler tüketmek diş eti çekilmesine iyi gelir ve oluşabilecek diş eti çekilmesini önler.
Sarımsak tüketmek içerisindeki antibakteriyel ve antifungal özellikleri sayesinde, diş eti enfeksiyonlarını önlemeye yardımcı olur.
Karbonatlı suyla yapılan diş fırçalama yöntemi sayesinde diş eti çekilmesini yavaşlatabilir ve böylelikle ağız içi pH dengesini koruyabilir.
Çay ağacı yağı, antibakteriyel özellikleri sayesinde diş eti çekilmesine iyi gelir. Fakat çay ağacı yağı ile yapılan ağız gargaralarını seyreltmek önemlidir.
Diş eti çekilmesinden (periodontitis) dolayı gerçekleşebilecek komplikasyonlar arasında diş kaybı yer alır. Bunlarında yanında çene kemiği kaybı da gelişebilmektedir. Aynı zamanda diş eti çekilmesine neden olan bakteriler, dolaşım sistemine dahil olarak vücudun diğer alanlarını etkileyebilir. Diş eti çekilmesi tedavi edilmediği durumlarda ise dişteki dokular ve kemik ciddi oranda zarar görebilir. Bununla beraber diş kaybı gerçekleşebilmektedir.
Diyabet gibi sistematik hastalıklar, genetik yatkınlık, yaşlılık, hormonal değişimler, stres, diş sıkma/gıcırdatma diş eti çekilmesinin risk faktörleri arasında yer almaktadır.
Vücutta C vitamini eksikliği durumunda diş eti çekilmesi görülebilir.
Diş eti çekilmesi ameliyatı flep ameliyatı olarak da bilinir ve ameliyat diş etlerinde küçük kesikler oluşturularak temizlenmesiyle meydana gelir. Diş etlerinde yer alan bakterilerin temizlenmesinin ardından kesikler dikilir.
Diş eti iltihabının tedavisi derecesine göre detertraj, subgingival küretaj ve gerekirse ileri periodontal tedavi uygulamaları ve ilaç kullanımı ile yapılmaktadır. Bu yöntemlerle diş eti iltihabının temizlenmesi sağlanır.
Diş eti hastalıkları; dişi çevreleyen ve periodonsiyum adı verilen dokuları etkileyen hastalıklardır. Diş eti hastalığı önce diş etinde başlar, bu durumda gingivitis olarak adlandırılır. Tedavisi yapılmadığı takdirde ağız içinde bulunan kemikte yıkıma sebep olur ve bu durum periodontitis olarak adlandırılır. Gingivitis, diş eti tedavisi ile kısa sürede iyileşirken, periodontitis hastalarında kaybedilen dokular her zaman geri kazanılamayabilir. Bu hastalıkların önlenmesi; günlük olarak yapılan doğru ve etkin diş bakımı ile düzenli diş eti kontrolleri ile mümkündür.
Dişeti beyazlaması sağlıksız diş etinin belirtisidir. Dişetinde çekilmeler ve gingivitis ya da ağız içi lezyonların belirtisi olabilir.
Dişeti tedavisinin süresi hastalığın ilerleme durumuna göre değişkenlik gösterir. Bu süre genellikle 1 ay ile 1 yıl arasında değişebilir.
Dişetlerini güçlendirmek için ağız hijyeni çok iyi olmalıdır. Düzenli beslenme ve sağlıklı gıdaların tüketimi de her zaman önemlidir.
Diş taşı çok fazla biriktiyse kırılıp parçalanabilir.
Bebeklerde diş çıkmasında zorluk varsa diş eti morarması görülebilir. Masajla diş eti rahatlatılır, eğer uzun sürerse ufak bir kesi ile bölge temizlenir.
Diş eti çekilmesi ya da farklı nedenlerle ortaya çıkan diş eti kanaması gargara, diş taşı temizliği ve derin küretaj işlemi ile tedavi edilir. Akut kanama ise diş etine baskı yapılarak durdurulabilir.
Hamilelikle başlayan hormonal değişimler ve bununla birlikte kusmalarla diş ve diş etinde asit artışı yaşanabilir. Hormonların artışı ile diş etinde yaşanan rahatsızlıklar hamilelik öncesinde var ise hamilelik döneminde artış gösterebilir. Gargara ile ılık tuzlu su yapmak ve günde iki kez dişlerin fırçalanması bu problemleri rahatlatacaktır. Diş hekiminin müdahele etmesi gereken şiddetli ağrı ya da kanama gibi durumlarda Kadın doğum uzmanının görüşü de alınarak acil tedaviler yapılabilir. Ancak zorunlu olmayan diş ve diş eti tedavilerinin hamilelik sonrasına ertelenmesi önerilmektedir. Hamileliğin ikinci üç aylık döneminde bebek gelişimini tamamladığı için diş tedavisi uygulanması daha uygun olmaktadır.
Sağlık Destek Sitesi tarafından hazırlanmıştır.
Güncelleme Tarihi : 10 Temmuz 2024
Yayınlanma Tarihi: 10 Temmuz 2024
Sağlık Destek Sitesi
Sağlık kütüphanesi içeriklerimiz yalnızca bilgilendirme amaçlı ve kayıt tarihindeki bilimsel verilerle hazırlanmıştır. Sağlığınızla ilgili tüm sorularınız, endişeleriniz, teşhis veya tedavi için mutlaka doktorunuza veya sağlık kuruluşuna başvurunuz.