Erkeklerde kadınlara oranlar 2 kat daha fazla görülen göğüs duvarı tümörleri genellikle kötü huylu tümörlerdir. Göğüs duvarı tümörleri hiçbir belirti vermeden gelişebildiği gibi ağrı, enfeksiyon veya cilt altı şişlikleri gibi semptomlar da görülebilir. Genellikle başka organlarda gelişen kanserin sıçramasıyla ortaya çıkan göğüs duvarı tümörlerinin en etkili tedavisi cerrahi yöntemdir. Sağlık Destek Sitesi Ataşehir Hastanesi Göğüs Cerrahi Bölümü’nden Op. Dr. Çağatay Çetinkaya, göğüs duvarı tümörleri ve tedavi yöntemleri hakkında bilgi verdi.
Göğüs duvarı; arkada omurlar, yan taraflarda kaburgalar ve kaburgaların arasını kapatan kas tabakası, önde halk arasında iman tahtası kemiği olarak bilinen sternum kemiği, aşağıda diyafram kası ve yukarıda klavikula (köprücük kemiği) ile komşuluğu olan yapıdır. Göğüs duvarı, göğüs kafesinin şekil ve dayanıklılığını sağlayan yapıdır. Göğüs kafesinde kas ve kemik yapısı, karın kaslarının da desteğiyle solunuma katkı sağlamaktadır. Göğüs duvarı; kas, iskelet sistemi ve bağ dokuyu ilgilendiren çok çeşitli tümörler içerir ve bu tümörlerin çoğu malign (kötü huylu) karakterdedir.
Göğüs duvarı tümörü sınıflaması şu şekilde yapılır
Göğüs duvarı tümörleri asemptomatik yani belirtisiz olabildikleri gibi, farklı şekillerde belirti vererek kendini gösterebilir.
Yumuşak doku kökenli göğüs duvarı tümörleri genelde ağrısız olarak büyürken, kemik kaynaklı göğüs duvarı tümörlerinde ağrı ön planda olabilmektedir. Bu sebeple ağrılı şişlikler göğüs duvarı tümörünün ilk belirtisi olabilir. Vücutta normalin dışında bir şişlik, daha önceden olmayan ağrı belirtileri olması durumunda çok vakit kaybetmeden göğüs cerrahisi bölümüne başvurmakta fayda vardır.
Hangi görüntüleme yönteminin tercih edileceğine hastanın klinik durumuna göre karar verilir.
Göğüs duvarı tümörü ameliyat süresi ne kadardır?
Göğüs duvarı ameliyatlarının süresi; tümörün tipine, çıkartılan parçanın büyüklüğüne ve oluşan boşluğun kapatılmasında oluşabilecek ek işlem durumlarına göre değişkenlik göstermektedir. Basit bir yumuşak doku eksizyonu ameliyatı 30 dakikada tamamlanabilirken, geniş göğüs duvarı tümörü çıkartılmasının gerektiren ameliyatlar 5-6 saat sürebilmektedir.
Göğüs duvarı tümörü ameliyatından sonraki süreç nasıldır?
Göğüs duvarı tümörü ameliyatlarından sonra sıklıkla akciğer boşluğuna, kas altı ve cilt altı ameliyat bölgelerine vücudun ürettiği ameliyat sonrası sıvıları boşaltacak drenaj tüpleri yerleştirilir ve bunların takipleri yapılır.
Hastalar direkt olarak yataklı servise alınabildiği gibi hastanın yaşına, genel durumuna, uzun dönem rahatsızlıklarına, aldığı anestezi süresine bağlı olarak ameliyattan sonra belli bir süre yoğun bakımda da takip edilebilir.
Yoğun bakım süreci sonrasında serviste akciğer filmleri ve laboratuar tetkikleri ile takip edilen hastalar ortalama 5-6 gün kadar yatarak tedavi edilir.
Göğüs duvarı tümörü ameliyatından sonra nelere dikkat edilmelidir?
Göğüs duvarı tümörü ameliyatından sonra, yapılan ameliyatın büyüklüğüne göre hastanın 1-2 hafta kadar istirahat etmesi gerekmektedir. Hastanın genel iyilik hali değerlendirilerek, 1-2 hafta sonrasında sosyal yaşantısına ve çalışma hayatına geri dönebilmesi beklenir.
Göğüs duvarı kanseri sık görülen bir kanser türü müdür?
Göğüs duvarı kanserleri bütün primer kanserler arasında %1-2, torasik (göğüs boşluğunu ilgilendiren) kanserler arasında %5’ lik bir grubu oluşturmaktadır.
Göğüs duvarı kanseri genetik bir hastalık mıdır?
Göğüs duvarı kanserinde genetik yatkınlık söz konusudur. Özellikle sarkom tipinde genetik faktörler çalışmalarda net şekilde ortaya koyulmuştur.
Kimler daha çok göğüs duvarı kanseri riski taşıyor?
Göğüs duvarı tümörlerinin çoğunu başka organlardan sıçramalar (metastaz) ve komşu organların bölgesel yayılımı oluşturduğu için, kanser öyküsü olan kişiler bu konuda daha dikkatli olmalıdır. Bununla birlikte göğüs duvarı kanserleri erkeklerde kadınlardan 2 kat daha fazla görülür.
Sağlık Destek Sitesi tarafından hazırlanmıştır.
Güncelleme Tarihi : 20 Ocak 2022
Yayınlanma Tarihi: 1 Ekim 2021
Sağlık Destek Sitesi
Sağlık kütüphanesi içeriklerimiz yalnızca bilgilendirme amaçlı ve kayıt tarihindeki bilimsel verilerle hazırlanmıştır. Sağlığınızla ilgili tüm sorularınız, endişeleriniz, teşhis veya tedavi için mutlaka doktorunuza veya sağlık kuruluşuna başvurunuz.