Polip, ince bir sapın ucunda top gibi görünen ve vücudun çeşitli bölgelerini kaplayan zarlardan dışarı doğru büyüyebilen küçük doku çıkıntıları ve hücre büyümeleridir. Hücrelerin normalden fazla çoğalarak oluşturduğu yapılar olan polipler rahim, burun, mide gibi vücudun hemen her yerinde oluşurken çoğunlukla kalın bağırsakta da görülür. Çoğu iyi huylu olan poliplerin özellikle kalın bağırsakta ortaya çıkan türünün kanserleşmeden alınması önemlidir. Bu yüzden özellikle risk grubundaki kişilerin belirli aralıklarla kontrolden geçmesi hayati önem taşır. Polipin tedavi seçenekleri vücutta ortaya çıktığı lokasyona bağlıdır ancak gerektiği durumlarda ameliyata da ihtiyaç duyulabilir.
Polipler, vücudun bir yüzeyinden, genellikle mukoza zarından dışarı doğru uzanan bir doku büyümesidir. Genelde iyi huylu olsalarda kanser gibi hızla bölünen hücrelerde büyüdükleri ve anormal hücre büyümelerine bağlı oluştukları için kötü huylu olarak dönüşebilirler. Poliplerin oluştuğu en yaygın yerler kolon ve/veya rektum, burun, mide ve rahmin iç duvarıdır.
Başlıca belirtileri rektal kanama, dışkıda kanama, karın ağrısı, yorgunluk, nefes darlığı ve kansızlık olan polip belirtileri vücutta meydana geldiği organ ve dokulara bağlı olarak farklı belirtiler de ortaya çıkarabilir.
Genetik, yaş faktörü, sigara tüketimi, hareketsiz bir yaşam ve stres, yaygın polip nedenleri arasındadır.
Özellikle kalın bağırsak polipleri hiçbir belirti vermeyebilir. Birçok polip rutin kontroller sırasında tesadüfen fark edilir.
Bu bilgiler ışığında en sık görülen polip çeşidi olan bağırsak polipi belirtileri şöyledir;
Bu belirtilerin yaşanması kişide polip veya poliplerin neden olduğu kolon kanseri olduğu anlamına gelmemektedir. Hemoroid veya kullanılan bazı ilaçlar da benzer belirtiler verir. Emin olmak için bir uzmana başvurmak yaşanabilecek ciddi sağlık sorunlarının önüne geçmek ve erken teşhis için önemlidir.
Poliplerin neden oluştuğu tam olarak bilinememekle birlikte genetik, 50 yaş üstü olmak, obezite, sigara tüketimi, hareketin olmadığı bir yaşam ve stres gibi faktörler polip oluşumuna yol açabilir.
Her yaş ve cinsiyetten kişide görülebilen poliplerin oluşmasında etkili risk faktörleri şunlardır:
Kalın bağırsak, rahim, burun ve midede meydana gelen polipler başlıca polip çeşitleri arasında gösterilir. Bu polipler, ortaya çıktığı lokasyona bağlı olarak farklı belirtiler ortaya çıkarabilir.
Kalın bağırsak polipleri, bağırsak kanalının iç yüzeyinden yükselen anormal büyümeler olarak değerlendirilir. Bağırsak polipleri genellikle zararsız ve iyi huyludur ancak ihmal edilen ve ilerleyip büyüyen polipler ileride kanser başta olmak üzere çok daha ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir.
Rektal kanama, bağırsak işleyişinde değişim, dışkıda kanama, kramplı karın ağrısı ve demir eksikliği anemisi kalın bağırsak poliplerinin belirtileri arasındadır.
Rahim polipleri, rahmin iç duvarına yapışıp rahmin içine doğru genişleyen anormal hücre büyümeleridir. Endometriyal polipler olarak da bilinen rahim polipleri, rahim iç tabakasındaki (endometriyum) hücrelerin aşırı büyümesi sonucu meydana gelir. Bu polipler genellikle iyi huyludur ancak tedavi edilmezse zamanla kansere dönüşme potansiyeli taşır.
Nazal polipler olarak da bilinen burun polipleri, burnun iç kısmında ve sinüslerde tahriş ve şişlikle ortaya çıkan doku büyümeleridir. Küçük polipler herhangi bir semptom doğurmazken büyüyen poliplerde burun tıkanıklığı yaşanabilir. Nefes almada güçlük, koku alamama ve enfeksiyon da burun poliplerinin sebep olabileceği durumlardır.
Kolon astarında oluşan küçük hücre kümeleri olan kolon poliplerinin çoğu zararsız ve iyi huyludur. Ancak zamanla bazı kolon polipleri kolon kanserine dönüşebilir. Bunu önlemek için erken teşhis önemlidir.
Kolon polipleri çeşitli şekillerde belirlenebilir. Vücutta meydana geldiği yere bağlı olarak tarama testleri, poliplerin kanserli hale gelmeden önce tespit edilmesinde önemli bir rol oynar.
Tarama yöntemleri:
Bağırsak polipleri belirlendiği zaman çıkartılması gerekmektedir. Polipin çeşit ve sayısına göre yapılan işlem değişebilmektedir.
Eğer poliplerle birlikte enfeksiyon görülüyorsa antibiyotik tedavisi uygulanır. Polipler ilaç tedavisine yanıt vermiyorsa cerrahi müdahaleye gerek duyulur.
Vücutta tehlike arz eden ve kansere dönüşme riski bulunan polipler için uygulanan cerrahi işleme polip ameliyatı denir. Kapalı veya açık bir şekilde yapılabilen polip ameliyatı, poliplerin vücuttaki konumları ve boyutlarına göre belirlenir ve tehdit olarak algılanan polipler cerrahi operasyonla alınır. Genel anestezi yöntemiyle yapılan polip ameliyatları sonrası kişi birkaç gün içinde normal hayatına döner.
Bağırsak poliplerinin iki ana türü bulunmaktadır.
Adenomatöz polipler: Kalın bağırsakta görülen poliplerin büyük bir çoğunluğu adenom veya adenomatöz tipte poliplerdir. Adenom tipi polipler kolon kanserinin en yaygın nedenleri arasındadır. Adenomların kansere dönüşme riski büyüklüğüyle polip sayısıyla ilgilidir. Mikroskop altında incelenen birçok polip kanser olmasa bile ilerde kansere dönüşebilmektedir. Adenom polipler mikroskop altındaki görünümlerine göre;
Hiperplastik polipler: En sık görülen ikinci kolon polip türü hiperplastik poliptir. Genellikle kanser oluşumuna neden olmazlar. Çapları genellikle 0.5 cm. den küçüktür. Bu poliplerin belirlenip adenom poliplerden ayırt edilmesi önemlidir.
Kalın bağırsak polipleri mikroskop altında incelendiğinde farklı görünebilirler. Mantar gibi görünen, ince bir sap ile kolonun iç kısmına bağlanan polip görünümlerinin haricinde sapsız geniş tabanlı polip görünümleri bulunmaktadır. Mikroskop altında tamamen düz görünen poliplerde bulunmaktadır. Genellikle mikroskop altındaki polip görüntüsü;
Kolon polipleri çok yaygın görülebilir. Yaşlanmayla birlikte görülme oranı da artmaktadır. Kalın bağırsağında polip olan bir kişinin bağırsağın başka bir bölgesinde de ek polip olma veya ileride başka polip oluşma ihtimali vardır. Kalın bağırsak polipleri erkeklerde ve yaşlılarda daha fazla görülmektedir.
Kalın bağırsak poliplerinin bazıları müdahale edilmezle ileride kolon kanseri oluşumuna neden olabilir. Polipin kanser olma riski; polipin tipi ve polip sayısına göre değişmektedir. Kanserli olmayan kalın bağırsak polipleri zamanla genetik materyallerindeki değişikler sonunda kanserli hale gelebilir. Kontrol edilemeyen şekilde bölünmeye başlayan hücreler daha büyük poliplerin oluşmasına zemin hazırlayabilir.
Kolonda tespit edilen polipler kolonoskopi eşliğinde aynı seansta alınabilir ve bu işlemlerin ortalama süresi polip sayısına bağlı olarak yarım saatten 1 saate kadar sürebilir.
Polip tedavisinden sonra hastalar bazı belirtilere dikkat etmeleri gerekir.
Polipte temel yaklaşım kolonoskopik olarak tespit edilen polibin total olarak alınmasıdır, polipten biyopsi alınma uygulaması terkedilmiştir. Bu bakımdan alınan polip patolojiye gönderilir ve sonuca göre değerlendirilir.
Polip için yapılan kolonoskopik işlemlerden sonra hastalarda, işlem yerinden kanama en önemli gelişebilecek komplikasyondur. Bu komplikasyon durumunda yine kolonoskopik işlemlerle kanama durdurulabilir. Diğer görülebilecek komplikasyonlar; enfeksiyon, perforasyondur.(barsak delinmesi)
Safra kesesi polipleri, safra kesesinin iç astarından dışarı çıkan anormal doku büyümeleridir. Çoğu iyi huylu olan ve genellikle belirti göstermeyen safra kesesi polipleri, iltihaplanma, aşırı kolesterol birikimi veya anormal hücre büyümesinden kaynaklanabilir.
Hiperplastik polipler dışında neoplastik olmayan poliplerde düzenli takip gerekli değildir.
Adenomatöz polip gibi riskli poliplerin varlığı kolon kanseri oluşma ihtimalini artırmaktadır. Risk; çıkartılan adenom poliplerin büyüklüğüne, sayısına ve özelliklerine göre değişmektedir.
Aspirin, ibuprofen, selekoksib gibi anti-inflamatuar ilaçların kullanılmasının polip oluşmasını engellediği ile ilgili birçok çalışma bulunmaktadır. Aspirin, poliplerin oluşumunu% 30 - % 50 oranında azalttığına yönelik çalışmalar vardır. Ancak uygun olmayan dozlarda aspirin kullanılmasının yan etkileri olabileceği de unutulmamalıdır.
Polip oluşumunu engellemek ve polip oluşma ihtimalini azaltmak için beslenme ve yaşan tarzında düzenlemelere gitmek olumlu sonuçlar verebilmektedir.
Yapılan çalışmalarda çevresel faktörlerin, özellikle diyet alışkanlıklarının kolon polip gelişmesinde önemli rolü olduğu vurgulanmıştır. Kolon poliplerinin gelişmesinde diyet alışkanlıklarının ne derecede önemli olduğu halen tam olarak kanıtlanmış değildir. Yapılan birçok çalışmada sebze, meyve, C vitamini, kalsiyum desteği ve tahılların koruyucu rolü olduğu bulunmuş, et ve yağlı yiyeceklerin riski arttırdığı tespit edilmiştir.
Bazı besinleri sınırlandırmak genel sağlık bakımından faydalı olacağı gibi polip geliştirme ihtimalini azaltabilmektedir.
Sağlık Destek Sitesi tarafından hazırlanmıştır.
Güncelleme Tarihi : 15 Ocak 2025
Yayınlanma Tarihi: 22 Şubat 2024
Sağlık Destek Sitesi
Sağlık kütüphanesi içeriklerimiz yalnızca bilgilendirme amaçlı ve kayıt tarihindeki bilimsel verilerle hazırlanmıştır. Sağlığınızla ilgili tüm sorularınız, endişeleriniz, teşhis veya tedavi için mutlaka doktorunuza veya sağlık kuruluşuna başvurunuz.