Üretra kanseri, üretranın dokularında kanserli hücrelerin oluştuğu, ürolojik kanserler içinde en nadir görülen kanser türüdür. Erkeklerde kadınlara göre daha sık görülmekle birlikte, özellikle ileri yaş (60 yaş üstü) ve mesane kanseri öyküsü olan kişilerde gelişme riski daha yüksek olan bir kanserdir. Sık idrar yolu enfeksiyonu ve HPV (insan papilloma virüsü) gibi cinsel yolla bulaşan bazı hastalıklar da üretrada kronik iltihaplanmaya neden olarak kanser riskini artıran faktörlerdir. Hiçbir belirti vermeden ilerleyebilen üretra kanseri belirtileri idrarda kan, sık, zayıf ya da kesintili idrar yapma, üretradan akıntı veya üretranın etrafında yani kasık tarafında gelişen lenf nodu şişlikleridir. Üratra kanseri erken teşhis edilerek tedavi edilmediği takdirde hayati riske neden olabiliyor.
Üretra, mesanede depolanan idrarı vücudun dışına atan içi boş bir tüptür. Üretra, erkeklerde 8 inç uzunluğundadır ve mesaneden prostat yoluyla penisin ucuna kadar uzanır. Kadınlarda ise 1,5 inç uzunluğunda olan üretra, vajinanın hemen üstünde bulunur.
Üratra kanseri, idrarı mesaneden vücudun dışına taşıyan dar bir tüp olan üretrayı kaplayan dokulardaki kanserli (malign) hücrelerin çoğaldığı, üratrada gelişen bir kanser türüdür. Tüm ürolojik kanserler içinde en nadir görülen bir kanserdir.
Üretra kanserinin sağlıklı hücrelerin kontrolsüz bir şekilde büyümeye başlaması ve bu hücrelerin bir araya toplanarak tümör oluşturmasıyla meydana gelir ancak bu hücrelerin neden hızla büyüyerek üretra kanserine neden olduğu henüz kesin olarak bilinmemektedir.
Üretra kanseri hastaları üzerinde uzun zamandır yapılan araştırmalarda üretra kanserine neden olduğu düşünülen faktörler şunlardır:
Tümörler büyüdükçe ortaya çıkan üretra kanseri belirtileri, geceleri daha sık idrara çıkma, idrar akışını başlatmada zorlanma, zayıf veya kesikli şekilde idrar çıkışı, idrar kaçırma, üretradan akıntı, üretrada kanama, idrarda kan ile kasık bölgesinde ağrısız şişlik veya kitle gelişmesidir.
Yukarıdaki belirtilerin çoğu başka bir hastalıktan da kaynaklanabilir. Ancak bu belirtiler ihmal edilmeden bu alanda deneyimli bir üroloji uzmanına başvurularak kanser olup olmadığının belirlenmesi gerekmektedir. Çünkü üretra kanseri erken teşhisle tedavi edilmediği takdirde hayati risklere neden olabilmektedir.
Üretra kanseri belirtileri çoğu zaman başka hastalıkların belirtileri ile benzerlik gösterdiği için hastalar çoğu zaman farklı hastalıklarla ilgili tedavi görmektedir. Bu tedaviler idrar yolu enfeksiyonları veya erkeklerde iyi huylu prostat hiperplazisi olabilmektedir. Bu tedavilerden sonuç alınamayan hastalar detaylı bir şekilde muayene edilmelidir. Hastanın doktora başvurma nedenleri, risk faktörleri ve ailede hastalık geçmişi hakkında bilgiler edinildikten sonra hasta fiziki olarak muayene edilmektedir. Erkeklere dijital rektal muayene, kadınlara pelvik muayene yapılarak üretra çevresindeki tümörler hakkında bilgi sahibi olunmaktadır. Ayrıca kesin tanı için doktorunuz şu test ve işlemlerin yapılmasını isteyebilir:
Çoğu kanser türünde olduğu gibi üretra kanserinin de kesin tanısı için en önemli tetkik biyopsidir. Kesin olarak üretra kanseri teşhisi konduktan sonra kanser hakkında daha fazla bilgi edinmek için başka testlerde yapılabilmektedir. Bu testlerle kanserin evresi, kanserin ne kadar yayıldığı (metastaz yaptığı) belirlenmektedir. Üretra kanseri tamamen evrelendirildikten sonra, doktoru hasta ile tedavi planlaması yaparak en kısa zamanda tedavi sürecini başlatmaktadır.
Üretra kanseri tedavisi seçenekleri sahip olduğunuz üretra kanserin tipine, üretrada nerede olduğuna, cinsiyetinize, test sonuçlarınıza ve kanserin evresine göre planlanmaktadır. Üretra kanserinde uygulanan tedavi yöntemleri tümörlü dokunun üretra içinden temizlendiği cerrahi tedavi, radyasyon tedavisi, kemoterapi, gözetim ve tedavi sonrası takiptir.
Üretra kanserinin en yaygın tedavisi ameliyattır. Kanserli tümör, ameliyat ile üratranın içinden veya dışından temizlenmektedir. Ayrıca cerrahi yöntemle üretra etrafındaki kanserden etkilenen lenf düğümleri temizlenmektedir.
Radyasyon tedavisi ile yoğun enerji ışınlarıyla kanser hücreleri yok edilir. Üretra kanserinde radyasyon genellikle cerrahi veya kemoterapi ile birlikte kullanılmaktadır.
Üratra kanser tümörlerini önleyici ilaçlar, ameliyat öncesi tümörü küçültmek hastalığın nüksetmesini önlemek için de ameliyattan sonra kullanılmaktadır.
Üretral kanser tedavisinde bazı durumlarda hasta sadece gözetim altında tutulmaktadır. Bu durum kanserin hemen tedavi edilmediği anlamına gelmektedir. Yani tümör hastada herhangi bir soruna yol açmıyorsa, büyüme veya yayılma eğilimi göstermiyorsa hasta doktoru tarafından düzenli olarak muayene ve testler ile gözetim altında tutulmaktadır. Tümörün büyümeye başlaması ya da yayılma eğilimine girmesinin tespit edilmesi durumunda hastaya diğer tedavi seçenekleri uygulanmaktadır.
Üretra kanseri tedavisi ile tümörü tamamen çıkarılabilir. Ancak bu durum kanserin nüksetme olasılığını ortadan kaldırmamaktadır. Bu nedenle kanserin tekrarlama riskini erken yakalamak ve olası yayılmayı önlemek hasta doktoru tarafından mutlaka kontrol altında tutulmalıdır.
Üretra kanseri tedavi sürecinde hastanın gördüğü kemoterapi ve diğer ilaç tedavileri dolayısıyla saç dökülmeleri, ağız başta olmak üzere vücudun çeşitli yerlerinde yaralar, kusma, iştahsızlık ve gerginlik gibi yan etkiler olabilir.
Üretra kanseri, ilk başta hiçbir belirti vermeden ilerleyebilen sinsi bir hastalıktır. Üretra kanseri erken teşhis edildiğinde cerrahi işlem başta olmak üzere kemoterapi ve radyoterapi ile tedavi edilebiliyor.
Üretra kanseri tedavi edildikten sonra hastalığın tekrarlama olasılığı, kanserli tümörün ilk veresi ve konumuna bağlıdır. Küçük evreli ve ön üretradaki kanserin tekrarlama riski daha düşüktür.
Üretra, erkeklerde 8 inç, kadınlarda ise 1,5 inç büyüklüğündedir. Erkeklerde üretra kanseri kadınlardan daha sık görülür.
Sağlık Destek Sitesi tarafından hazırlanmıştır.
Güncelleme Tarihi : 12 Ocak 2025
Yayınlanma Tarihi: 1 Temmuz 2021
Sağlık Destek Sitesi
Sağlık kütüphanesi içeriklerimiz yalnızca bilgilendirme amaçlı ve kayıt tarihindeki bilimsel verilerle hazırlanmıştır. Sağlığınızla ilgili tüm sorularınız, endişeleriniz, teşhis veya tedavi için mutlaka doktorunuza veya sağlık kuruluşuna başvurunuz.