Hipertiroidizm (tiroid yüksekliği) tiroid bezinin normalden fazla çalışması durumudur.
Hormonal dengesizlikle ortaya çıkan hastalıkta metabolizma hızlanır, fiziksel ve zihinsel olarak bazı olumsuzluklar yaşanır.
Kilo kaybı, çarpıntı, ellerde titreme ve terleme sık karşılaşılan belirtiler arasında sayılabilir.
Hipertiroidizmin kadınlarda görülme sıklığı erkeklere göre 10 kat fazladır. Belirtilerin ortaya çıkması daha çok 20 ile 40 yaş aralığında başlar.
Hipertiroidizmin tedavisinde ilaç ve atom tedavisinin yanında gerekli durumlarda cerrahi yöntemlere de başvurulur.
Gerekli tedavi uygulanmazsa kalp ritmi bozukluğu, kemik erimesi (osteoporoz) ve inme gibi ciddi durumlar yaşanabilir.
Tiroid bezi, boynun arkasında bulunur. Bu yapı metabolizmanın düzenlenmesi ve organların sağlıklı şekilde çalışmasını sağlayan hormonlardan sorumludur.
Tiroid bezinin normalden az ya da çok çalışması tüm vücudu ciddi şekilde etkiler.
Tiroid bezi gereğinden fazla çalışırsa kanda tiroksin (T4) ve triiyodotironin (T3) hormonları seviyesi yükselir ve TSH (tiroid uyarıcı hormon) seviyesi ise normalin altına düşer.
Bazı durumlarda ise tiroid bezi fazla çalışsa da çalışmasa da aynen bu şekilde hormon dengesizlikleri olabilir.
Örneğin tiroid bezi iltihaplanarak hasar gördüğünde de benzer bir tablo ortaya çıkar. Bu duruma tirotoksikoz denir.
Bazen tirotoksikoz hipertiroidizm şeklinde bir hastalık tanımı kullanılsa da aslında tirotoksikoz sadece tiroid hormon fazlalığını tanımlamak için kullanılan bir terimdir. Hipertiroidizmin ve tirotoksikozun tedavi süreçleri birbirinden farklı olabilir.
Hipertiroidizmin mutlaka uygun yöntemlerle tedavi edilmesi gerekir.
İlerleyen vakalarda inme ve felç gibi çok ciddi durumlar ortaya çıkabilir. Hipertiroidide genellikle hastalar çok hızlı bir metabolizmaya sahiptir ve bu yüzden kilo vermiş ya da kilo alamıyor olabilir.
Tedavi sonrasında metabolizma hızı normale döneceği için kilo alımı olma ihtimali vardır.
Hipertiroidizm belirtileri nelerdir sorusunun cevabı kişiden kişiye değişmekle birlikte genel semptomlar şöyle sıralanabilir:
Graves Hastalığı: Graves hastalığı (Zehirli Guatr) kronik otoimmün (bağışıklık sisteminin koruyucu yapıları sağlıklı hücrelere de saldırır) bir rahatsızlıktır.
Bu hastalıkta tiroid bezi normalden fazla hormon salgılar. Tiroid bezi yoğun şekilde kanlanır ve hipertiroidi semptomları net şekilde görülür.
Genelde gençlerde ve orta yaşlılarda görülen Graves hastalığına kadınların yakalanma sıklığı erkeklere göre daha yüksektir. Genetik yatkınlığın önemli bir faktör olduğu bilinmektedir.
Toksik Nodüler Guatr: Tiroid bezi farklı sebeplerle büyüyüp şişebilir ve bu tablo guatr olarak isimlendirilir.
Genelde ileri yaşlarda görülen toksik nodüler guatr hastalığında tiroid bezi içinde yumru şeklindeki anormal doku büyümesiyle oluşan bir nodül bulunur.
Nodülde aşırı hormon üretimi problemi vardır. Rahatsızlığın en belirgin semptomu kalp ritm bozukluğudur.
Toksik Multinodüler Guatr: Tiroid bezinde birden fazla nodül oluşur ve nodüllerde fazla hormon üretimi görülür. Nodül dışında hormon üretiminde aşırılık olmaz.
İleri yaştaki kişilerde daha sık görülen hastalıkta genelde kalp ritm bozukluğu da olur.
Soliter Toksik Adenom: Bağımsız bir nodülün TSH hormonu etkisi olmadan fazla tiroid hormonu salgılaması durumudur. 20-40 yaş aralığında daha çok görülür.
Özellikle genç yaştaki hastalarda tercih cerrahi yöntemlerle müdahale uygulanır.
Hashitoksikoz: Hashimato hastalığı etkisiyle bağışıklık sistemi tiroid bezine karşı anormal bir savaşa girer.
Mücadele etkisiyle kana fazla hormon salınırsa hashitoksikoz olaran adlandırılan geçici bir tirotoksikoz durumu ve hipertiroidi benzeri bir tablo oluşur.
Tedavide hem hashimato hem tiroid sorunları için bütünsel bir yaklaşımla ilerlemek gerekir.
hCG (İnsan Koryonik Gonadotropini) Yüksekliği: hCG hormonunun yüksekliği tiroid hormonunun da yükselmesini tetikler. Özellikle hamileliğin ilk aylarında ve çoğul gebelikte rahimde doku kalmasında ortaya çıkan bir durumdur.
Tiroid Kanseri: Çok nadir olmakla birlikte tiroid kanserinde hipertiroidizmin de görüldüğü olabilir.
Tiroid bezinde daha önceden depo edilmiş T4 ve T3 hormonlarının akut veya subakut tiroiditler (tiroid iltihabı) nedeniyle kana salınması durumu yaşanabilir.
Bazen sebep hipertiroidiler olabilir. Bu tabloya tirotoksikoz denir.
Tanı konurken kandaki TSH seviyesinin düşük, T3 ve T4 seviyesinin yüksek olması dikkate alınır.
Hipertiroidizmin tanısı konurken ise direkt tiroid bezinde aşırı hormon üretimi olup olmadığına bakılır.
Tanı konurken hipertiroidi ve tirotoksikoz ayrımı yapılabilmesi bazen zor olabilir.
Fizik muayenenin dışında gerekebilen bazı ek testler şöyle sıralanabilir:
Hipertiroidizmin tedavisi kök sebep ya da sebeplere ve hastanın genel sağlık durumuyla birlikte tıbbi hikayesine göre şekillenir.
Tedavide kullanılan yöntemler şöyledir:
Uzun süre tedavi edilmeyen hipertiroidilerde belirtiler hayati tehlike oluşturacak seviyede görülebilir. Çok yüksek ateş, kalp yetmezliği gibi ağır semptomlarla yaşanan kriz sonrasında klinik tabloda koma durumu da yaşanabilir.
Hipertiroidi hastalarının beslenmesinde iyot kısıtlanır. İyot bakımından zengin deniz ürünleri ve iyotlu tuzun tüketilmemesi gerekir. Bu kural sadece gebeler için biraz esnetilir. Hastaların kafeinden ve sigaradan da uzak durması gerekir. Ağız kuruluğuna karşı bol su içilmesi rahatlatıcı olur.
Hipertiroidi uygun tedavilerle iyileşebilen bir hastalıktır. Tüm vücut için çok önemli olan tiroid bezi problemleri ciddiye alınmalıdır çünkü ufak sorunlar ilerledikçe büyük hasarlara sebep olabilir. Düşük bir ihtimal olmakla birlikte hipertiroidi tedavi edilmediğinde ya da ilerlemesine rağmen fark edilemeyen ilerlemiş hipertiroidi durumlarında hayati risk oluşabilir.
Tıbbi tanımlamada bazen tirotoksikoz hipertiroidizm terimleri kullanımında karmaşa olabilir. Sebebi ne olursa olsun vücutta tiroid hormon fazlalığı varsa bu tablo tirotoksikoz olarak adlandırılır. Tiroid bezinin etkisiyle hormon fazlalığı olmasına ise hipertiroidi denir.
Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır. Sayfa içeriğinde tedavi edici sağlık hizmetine yönelik bilgiler içeren ögelere yer verilmemiştir. Tanı ve tedavi için mutlaka hekiminize başvurunuz.