Filofobi, duygusal bağlarla ilgili travmatik bir süreç yaşayan kişilerde görülen ve aşk korkusu olarak adlandırılan bir psikolojik problemdir.
Genel olarak filofobi nedir sorusu kelime anlamı olarak Yunanca philos ve 'phobia' kökleriyle ilişkilidir ve sırasıyla 'sevmek' ile 'korku' anlamlarını karşılık gelir şeklinde cevaplanabilir.
Aşktan yana korku duyan kişiler ilişki kurmakta da zorlanırlar, bağlanma korkusunu da aynı anda yaşarlar.
Hayatlarını olumsuz anlamda etkileyen bu problem tam olarak teşhis edildiğinde tedavisinin doktor kontrolünde başlanması önerilir.
Filofobi nedir sorusu karşı cinse derinden duygular beslemekten ya da aşık olmaktan korkma durumu ile açıklanabilir.
Kısaca filofobi ne demek sorusuna aşık olmaktan korkmaktır şeklinde cevabı verilebilir.
Sosyal ilişkilerin zarar gördüğü psikolojik bir problem olarak olarak da değerlendirilir.
Öğrenilmiş çaresizlik hissi ile gelecekte de duygusal yönden hayal kırıklığı yaşayacağı içgüdüsüyle kendini dış dünyaya karşı kapatabilir.
Reddedilme haliyle de karşılaşmışsa kişi semptomlar artarak ruhsal bunalımı kronik hale gelebilir.
Hatta filofobi durumu yaşayan kişiler suçluluk, çaresizlik, güvensizlik, hayal kırıklığı gibi negatif duyguları çok yaşadığı için ile mücadelede yenik düşebilir, kronik hastalıklar da yaşayabilir.
Filofobi ne demek sorusu ile yaşanılan ruhsal semptomlar arasında doğrudan bir ilişki vardır.
Bu bağlamda, filofobi belirtileri ile kişinin ciddi bir ilişki içerisine girdiğinde ya da biriyle zaman geçirdiğinde ruhsal gerginlikle kendini gösterebilir.
Çiftlerin özel zamanlar geçireceği ortamlardan kaçma eğilimi gösteren kişide semptomlar değişkenlik gösterebilir.
Aynı zamanda, kişi fikir olarak bile ilişki kavramını düşündüğünde kaygı halini yaşayabilir.
Genel olarak filofobi belirtileri semptomlarına benzerlik gösterirken aşağıdaki gibi sınıflandırılabilir:
Gibi psikolojik tepkiler vererek duygularını kaygı ağırlıklı ifade ederler.
Bununla birlikte, kaygı halinin yaşanması stresin artmasına neden olur, sonrasında stresi kontrol altına almak için vücut norepinefrin, epinefrin ya da kortizol gibi hormon benzeri salgıların düzeylerini arttırabilir.
Bu durum da vücutta fiziksel semptomlar verebilir. Kişide gözlemlenen bazı fiziksel belirtileri aşağıdaki gibi listelenebilir:
Filofobinin klinik açıdan tam olarak nedeni bulunamamıştır.
Çoğunlukla geçmişte yaşanılan kötü bir ilişki ya da travmalardan kaynaklı istenmeyen deneyimler filofobiye sebep olabilir.
Diğer bir yandan toplumsal baskı ve kurallar, eşlik eden fobi türleri, aşka ve sevgiye negatif bakış açısı süreci tetikleyebilir.
Çocukluk dönemde gözlemlenen istismar, anne-babaya karşı bağlanma sorunları, ilişkilerde yara alma (sevgilinin vefatı ya da travmatik ayrılma) gibi etkenler tetikleyici olabilir.
Genel olarak aşık olma korkusunun sebepleri aşağıdaki gibi listelenebilir:
Bu problemin tanısının konulabilmesi için bireyin kendisinin ya da etrafındaki yakınlarının bazı semptomları fark etmesi gerekir.
Sonrasında uzman bir doktora ya da psikolojik danışmanlığına başvurduğunda mevcut semptomları gözlemleyerek uygun bir tedavi uygulanabilir.
Aşka karşı yaşanan korku çok spesifik belirtiler vermediği için çoğu zamanda bazı hastalıklarla karıştırılabilir.
Bu durumlardan biri DSED olarak bilinen engellenmiş sosyal katılım bozukluğu semptomları ile aynı belirtiler vermesiyle yanlış teşhis konulmasıdır.
Bu süreçte, alanında uzman doktor bazı aşamaları takip ederek teşhis koyabilir, bu aşamalar aşağıdaki gibi sıralanabilir:
gibi durumların yardımıyla teşhis konulabilir, bu bozukluk ile ilgili bir filofobi testi tam olarak mevcut değildir. Ancak filofobi testi olmasa da bazı ruhsal tutum ve davranışlardan teşhis konulabilir.
Filofobi tedavi edilmediği takdirde ciddi psikolojik hastalıklar yanında eşlik edebilir.
Bu rahatsızlıkların başında anksiyete bozukluğu, majör depresyonda ve bazı obsesyonların gelişmesi vardır, ileri durumlarda ise intihar gibi hadiseler de gerçekleşebilir.
Tedaviden önce rahatsızlığın teşhisi koyulur ve kişiye özel tedavi planı çıkarır.
Tüm bu bilgiler ışığında uygulanacak tedavi yöntemleri aşağıdaki gibi sıralanabilir:
Kişinin sevgisiz bir hayat yaşaması , , , bağımlılıklar ya da gibi durumlara yol açabilir.
Bazı semptomları kişi ve çevresi fark ettiğinde psikiyatriste başvurması gerekir. Sonrasında psikolog yardımıyla seanslar eşliğinde tedavi planlanabilir.
Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır. Sayfa içeriğinde tedavi edici sağlık hizmetine yönelik bilgiler içeren ögelere yer verilmemiştir. Tanı ve tedavi için mutlaka hekiminize başvurunuz.