Büyüme hormonu diğer adıyla somatotropin özellikle gelişim çağında etkili olan ve hipofiz bezinden salgılanan bir iç salgıdır. Çocukluk döneminde yükselmeye başlayan ve ergenlik döneminde maksimuma ulaşan iç salgının, kas ve kemik gelişiminde doğrudan etkilidir. Bu sebeple, vücut yetersiz düzeyde somatotropin salgılarsa büyüme geriliği oluşabilir. Bu rahatsızlığın temelinde genetik ve çevresel birçok faktör etkili olabilir. Bazı durumlarda yetişkinlerde de ortaya çıkabilen bozukluk salgının az salgılandığında cücelik gereğinden fazla salgılandığında ise devlik hastalığını gündeme getirebilir. Hastalık teşhis edildiğinde büyüme hormonu sentetik olarak vücuda verilmesiyle doktor kontrolünde tedavi takvimi çıkarılabilir.
Vücutta doğal olarak üretilen büyüme hormonu çocuklukta salgılanması artar orta yaşlara gelindiğinde salgılanma düzeyi düşer. Büyüme hormonu nedir sorusuna hipofiz bezinin ön kısmından salgılanan ve 200'e yakın amino asitin kombinasyonundan oluşan bir protein yapısıdır şeklinde cevaplanabilir.
Vücutta birçok mekanizmada görev alan ilgili salgı iskelet sistemi birimlerinin gelişiminde etkili olurken kan şekeri dengesi gibi parametreleri de düzenlemeye yardımcıdır. Ayrıca, vücutta insülin direnci, kan düzeyinde yağ asidi dengesi, HDL ve sentezi gibi durumların gerçekleşmesini destekler.
Bu salgının sentezi bireylerin kilo ve boy indeksinin cinsiyet, genetik faktörlerinin yaşla beraber olması gereken düzeye gelmesini sağlar. İlave olarak, kişinin kan değerlerine, bazal metabolizmasına, cinsiyetine, yaşına ve fiziksel kapasitesine göre salgının düzeyi gün içerisinde değişkenlik gösterebilir.
Büyüme hormonu nedir ve eksikliğinin altında yatan etmenler nelerdir sorusu çok yönlü olarak cevaplanabilir. Birçok hastada bozukluğun nasıl geliştiği bilinmediği ifade edilir. Bununla birlikte, rahatsızlığa zemin hazırlayan faktörler aşağıdaki gibi listelenebilir:
Çocuklukta boy uzama problemleri ile ergenlikte cinsel gelişim sorunları büyüme hormonu eksikliğinin önemli belirtilerindendir. Gençlerin akranlarına kıyasla kas ve kemik sisteminin gelişmemesine bağlı cücelik en büyük problemler arasındadır. Tüm bu bilgiler doğrultusunda, salgının eksikliğinin belirtileri aşağıdaki gibi sıralanabilir:
Bu belirtilerle beraber, oluşmasına bağlı tip 2 diyabet riski, hafıza problemleri ve kalp krizi riski gözlemlenebilir.
Büyüme hormonu nasıl artar sorusuna cevap bulabilmek için öncelikle hastalığın tanısı koyulmalıdır. Çocuklar ve yetişkinler için bazı semptomlar gözlemleniyorsa pediatri ya da endokrinoloji alanında uzman doktorlara başvurulması gerekir. Bu bağlamda, kişinin hastalıkları, sağlık durumu, belirtileri ve kan testleri değerlendirmeye alınır. Çocuklarda tiroid fonksiyon testleri, kemik yaş grafisi, kan değerleri ölçümü yapılarak ön tanı koyulabilir.
Genel olarak uyarı testi ve IGF-1 testinde değerlerin eksik çıkması hastalığın tam anlamıyla belirlemesinde etkili yöntemdir. Bunun için gece uykusunda üretilen salgının miktarını ölçmek için sabah saatlerinde kan ölçümleri alınır. Bu süreçte, vücuda belirli ilaçlar verilir ve aralıklı kan ölçümleri tekrarlanır.
Somatotropin uyarılması için arginin ve insülin gibi maddeler vücuda verilebilir. Yapılan tüm ölçümlerde somatotropin yeterli düzeye ulaşmadığı gözlemlenirse hastalığın tanısı konulabilir. Eğer, hipofiz bezi ya da hipotalamusta hasar tespit edilirse MR çekimi yapılarak ayrıntılı durumun belirlenmesi sağlanır.
Hastalık haline gelen somatotropin düzeyinin düşmesi doktor kontrolünde bazı protokollerle giderilebilir. Bu süreçte acil çözüm gerektiren durumlarda sentetik olarak vücuda büyüme hormonu iğnesi vurulması zorunlu olabilir.
Kişinin yaşına, kilosuna, cinsiyetine, diğer sağlık profiline göre büyüme hormonu iğnesinin dozu ve vurulma sıklığı ayarlanabilir. Devamında, iğne kullanan kişi takibe alınır, aralıklı laboratuvar testleri ile somatotropin düzeyleri kontrol edilir. Özellikle yan etki yaptığını ya da vücut homeastasisini bozulduğunu doktor belirlerse iğneye bir süre ara verebilir.
Bu konuda önemli hususlardan biri tedavinin uzun dönemli devam edeceği bilinmesidir, hastanın somatotropin içerikli iğneyi yıllar boyunca kullanabilir. Özellikle çocuklarda kemik uzama plakları açık olduğu için yetişkinlere göre tedaviden daha iyi sonuç alınabilir. Son olarak, büyüme hormonu iğnesi kullananların yorumlarına bakıldığında kalem şeklinde bir alet vasıtasıyla enjeksiyon yapıldığı için kullanımının kolay olduğunu sıklıkla vurgularlar.
Çocuklarda somatotropin eksikliğinin ana belirtilerinde boy uzamaması, kilo alamama, yenidoğan erkek bebeklerde penis küçüklüğü, ergenliğin gecikmesi, cilt ve tırnak gelişiminin yetersizliği göze çarpar.
Vücut tarafından bebeklik çağından beri sentezlenen somatotropin bazı nedenlerle az salgılanabilir. Rahatsızlık tespit edildiğinde herhangi bir sağlık kuruluşuna başvurarak doktor kontrolünde somatotropin içerikli iğneler verilerek tedavi edilebilir.
Somatotropin düzeyinin eksikliği görülebildiği gibi fazlalığı da kişilerde oluşabilir. Bu durumda görülen problemlerin başında kemiklerin gereğinden çok daha fazla uzaması vardır. Aşırı vücut gelişimini ifade eden bu süreç devlik hastalığının görülmesine neden olur. Özellikle el ve ayak kemiklerinin aşırı gelişimi olarak bilinen akromegaliye hastalığı ortaya çıkabilir. Çoğunlukla somatotropin düzeyinde yaşanan bu fazlalık çocuklarda gözlemlenir.
Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır. Sayfa içeriğinde tedavi edici sağlık hizmetine yönelik bilgiler içeren ögelere yer verilmemiştir. Tanı ve tedavi için mutlaka hekiminize başvurunuz.