Beyin ölümü, beynin yaşamsal fonksiyonları yerine getiremeyecek orana ulaşan hasar alması durumudur. Yaşanan bu hasarın belirli bir bölge de ve oranda oluşması hastalığın kesinliği için önemlidir. Kesin tanının belirlenebilmesi için doktorlar tarafından teşhis konulması gerekir.
Beyin ölümü nedir sorusunun cevabı, beynin nefes alma fonksiyonunu kendi başına gerçekleştiremeyecek oranda hasar alması şeklinde verilir. Beyin ölümü nedir sorusunun bir diğer cevabı ise hareket etme, nefes alma ya da kalp atışı ve kan basıncı gibi fonksiyonların beyin tarafından kontrol edilememesidir.
Beyin ölümünün bazı belirtileri vardır. Bu belirtiler şu şekilde sıralanabilir:
Beyin ölümü sık karşılaşılan durumlardan biridir. Bu durumun oluşma nedeni kişiye bağlı olarak değişse de genel olarak kafa bölgesine darbe alınmasıdır. Alınan darbenin şiddeti hastalığın yaşanmasına neden olabileceği gibi farklı etkenler de hastalık nedeni olabilir.
Genel olarak bakıldığında ise nedenler şu şekilde çeşitlendirilebilir:
Beyin ölümü tanısı, uzman doktorlar tarafından konulur. Uzman doktorlar, hastayı çeşitli gözlemlere alır. Alınan gözlemler içerisinde refleks kontrolü, vücut ısısı, nefes alma durumu ya da kalp ve tansiyon gibi bazı durumlar kontrol edilir. Doktor teşhis için çeşitli testler de yapılır.
Genel olarak teşhis süreci şu sıralama ile ilerler ve kesin tanı konulur:
Beyin ölümü, kişinin vücut işleyişinde herhangi bir hasar yokken beynin kontrol yapamama durumudur. Karşılaşılan bu durumda organların çalışmasını kontrol edebilmek adına bazı makinelere ihtiyaç duyulmaktadır.
Bu durumun gerçekleştiğine dair bazı kriterler belirlenir. Bu kriterlerin başında refleksler gelir. Kişi reflekslere herhangi bir tepkide bulunmaz. Diğer bir kriter ise derin koma halidir. Kişinin bilinci kapalıdır ve herhangi bir uyarana tepkide bulunmaz. Acı hissetmez.
Beyin ölümü gerçekleşen hastalar için herhangi bir tedavi yöntemi bulunmaz. Beyin ölümü tanısı konulan bir hasta için geri dönüş görülmemektedir. Hastanın organları çalışıyor olsa da bilinci kapalıdır. Kişi, etrafında olanların farkına varmaz ve derin bir uyku içerisindedir. Eski, günlük hayatına geri dönmesi, kendi başına nefes alması ya da diğer yaşamsal fonksiyonların gerçekleşmesi mümkün değildir.
Nefes alma gibi yaşamsal faaliyetlerin devam etmesini sağlayan durumlar, makineler aracılığı ile gerçekleştirilebilir. Ama yaşanan süreçte kişinin tekrar hayata dönmesi, konuşması, düşünmesi ya da hissetmesi imkansız bir hal kazanır. Makineler aracılığı ile yaşamsal faaliyetlerini devam ettiren hasta, yatağa bağımlı ve hareketsiz bir halde kalır.
Beyin ölümü gerçekleşen kişi, eski hayatına geri dönemez. Kişinin beyninde yaşanan durum, vücut organlarının düzenli bir şekilde çalışmasını da engeller. vücudu kontrol edip düzenleyemez. Bundan kaynaklı olarak kişinin organlarının çalışması özel makineler aracılığı ile olur. Bu durumu yaşayan kişide oluşan hasar onarılmaz. Kişinin eski hayatına geri dönüşü ya da yaşamsal fonksiyonlarını kendi başına yapması mümkün değildir.
Beyin ölümünün gerçekleşmesi için belirli bir zaman yoktur. Bu durumun gerçekleşmesi yaşanan kazalara bağlı olarak gelişir. Kişinin baş çevresine aldığı şiddetli bir darbe ya da bazı hastalıklar oluşma nedenleri arasındadır. Aynı zamanda trafik kazası ya da yüksek bir yerden düşme gibi olaylarda bu durum ile karşılaşılmasına neden olabilir. Bu durumun yaşanmasına neden olan hastalıklar ise ani kalp durması, beyin iltihabı ve bakteriyel olarak çeşitlendirilebilir.
Kalp kendi başına ritim oluşturan ve çalışan organlardan biridir. Bu organın çalışma süresi ise sonsuza kadar sürmüyor olup beyin ile etkileşim sonucunda devam eder. Beyin ölümü ile karşılaşan hastanın kardiyopulmoner arrest yani kalbin durması da oluşan etkilerdendir. Bu etkinin, kalp durmasının gerçekleşmesi ise yaklaşık olarak 48 saattir.
, beyin ölümü gerçekleştikten sonra 48 saat daha çalışmaya ve organlara kan pompalamaya devam eder. Belirlenen süre her kişide aynı şekilde görülmeyebilir. Bazı saat farklılıkları oluşabilir.
Hasta öncelikle çeşitli gözlem ve testlerden geçirilir. Yapılan testler sonucunda ise uzman doktor, mümkün ise başhekim ve farklı ikinci bir doktor tarafından durum belgelenir. Yapılan belgeleme işlemleri sonucunda tanı konur ve hasta yakınlarına bilgi verilir. Kesin tanı konulduktan sonra hasta 24 saat daha gözlem altında tutulur.
24 saatin sonunda ise herhangi bir olumlu tepki alınmaz ise hasta yakınlarına durum bildirilir ve hastanın fişi çekilir. Hasta yakınlarının fiş çekilmesini istememesi durumunda farklı bir prosedür ile süreç devam ettirilir.
Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır. Sayfa içeriğinde tedavi edici sağlık hizmetine yönelik bilgiler içeren ögelere yer verilmemiştir. Tanı ve tedavi için mutlaka hekiminize başvurunuz.