Süt alerjisi olan kişilerde süt ve ürünleri tüketildiği zaman vücutta anormal alerjik yanıtlar oluşmaktadır. Bu alerjik yanıtın sütün yapısında bulunan proteinlerden kaynaklı olduğu düşünülmektedir. Süt alerjisi sıklıkla inek sütüne gelişmekle beraber keçi sütü, manda sütü gibi diğer hayvan sütlerine karşı da gelişebilmektedir. Süt alerjisine özellikle emme çağındaki bebeklerde rastlanmaktadır.
Süt alerjisibağışıklık sisteminin, sütteki yirmiden fazla proteinden bazılarına karşı oluşan güçlü yanıtıdır. Normal kişilerde süt tüketimi hiçbir reaksiyona sebep olmazken süt alerjisine sahip kişilerde ise ciltte döküntüler, ishal, şişkinlik, solunum sıkıntıları gibi belirtiler görülebilir.
Süt alerjisi sıklıkla yeni doğan bebeklerde ilk 6 ay içinde belirti verir ve okul çağına dek kendiliğinden düzelir. Alerji, bebeğe inek sütü veye inek sütü ürünleri içeren mamalar verildikten sonra fark edilir. İnek sütü alerjileri diğer tüm besin alerjileri arasında en sık görülen tiptir.
Bebeklerde süt alerjisi belirtileri en sık gastrointestinal sistemde, ciltte ve solunum sisteminde görülmektedir. Peki bebeklerde süt alerjisi olduğunu nasıl anlarız? Bu alerji türünde sıklıkla gis belirtileri görülmek üzere gözlemlenen diğer semptomlar şunlardır:
Süt alerjisi olan bebek yukarıda yer alan herhangi bir veya birkaç belirtiyi görebilir. Eğer siz de bebeğinizde bu semptomları gözlemlediyseniz uzman bir hekime başvurabilirsiniz. İnek sütündeki mevcut proteinler alerjik reaksiyonlar ortaya koyabilir. Vücudun verdiği bu reaksiyon bebeklerde süt alerjisi neden olur sorusunun yanıtıdır.
İnek sütü alerjileri sütün içerisinde bulunan proteinlerden dolayı oluşmaktadır. Sütteki proteinler
vücuda alındığında majör veya minör reaksiyonlara sebep olabilirler. Sütte alerjik reaksiyonlara en çok sebep olduğu düşünülen iki protein grubu kazeinler ve whey proteinleridir.
Kazeinler inek sütündeki tüm proteinlerin 5’te 4’ünü oluştururlar ve süte renk verirler. Whey proteinleri çok kolay çözünebilen bir grup olduğu için bağırsak zarından kolayca geçebilir. Kazeinler ise asılı bulunurlar ve peyer plakları üzerinden bağışıklık sistemine tanıtılırlar.
Kazein proteinleri whey proteinlerine göre vücutta çok daha fazla immün cevap oluştururlar yani daha alerjenlerdir. Bilinenin aksine sütün pastörize edilmesi ile bu proteinler pasifleşmezler ve alerjen etki göstermeye devam ederler.
İnek sütü alerjisi, yetişkinlerde de görülebilen bir alerji türüdür. Yetişkinlerde süt alerjisi belirtileri içerisinde;
Süt alerjileri alerjinin oluşum mekanizmasına göre sınıflara ayrılmıştır. Ayrımda reaksiyonun IgE üzerinden gerçekleşip gerçekleşmemiş olması belirleyici iken sınıflandırmalar ise şu şekildedir:
İnek sütü alerjisi tespitinde kullanılan birçok yöntem vardır. Bunların arasında hastanın detaylı beslenme bilgisinin alınması büyük önem taşımaktadır.
Hastadan alınan öyküde besinin alınma zamanı, alınma miktarı gibi durumlar ve hazımsızlık, kusma, solunum sıkıntıları gibi semptomlar sorgulanmalıdır. Hastadan alınan detaylı öykü ve yapılan fiziksel muayene dışında tanıda kullanılan diğer yöntemler şunlardır:
Emziren anne süt veya süt ürünleri ile beslendiği zaman alerjen yapıdaki proteinler anne sütüne geçebilmektedir. Bu sebeple bebeğinde süt alerjisi bulunan anneler beslenmelerinde oldukça hassas davranmalıdırlar. Özellikle çiçeği burnunda anneler, çocuklarda süt alerjisi ne zaman belli olur? diye merak eder. Bu alerji türünü belli edecek pek çok farklı belirti vardır.
Anne beslenmesinden sütün kendisinin yanında peynir, krema, yoğurt, kefir, peynir altı suyu bulunduran ürünler, tereyağı gibi ürünleri de çıkarmalıdır. Ayrıca süt ürünü olarak geçmeyen fakat süt proteinlerini bulunduran protein tozları ve peynir yapma tozları da sakıncalı ve kısıtlanması gereken besinler arasındadır.
Anne dışarıdan alınan besinlerin içeriğini iyice okumalı, “süt ürünü değildir.” ifadesini görse dahi üründe süt proteinleri bulunmadığını ayrıca teyit etmelidir. Bu sırada anne sütüne devam edilmeli bebeğin beslenmesi aksatılmamlıdır. Eğer anne sütü bebek için yetersiz kalıyor ise bebeğe süt alerjilerinde kullanılan güvenilirliği kanıtlanmış mamalar takviye olarak verilebilir.
Süt alerjisi bulunan çocuklarda farklı memeli hayvanların sütlerinin alerji yapıp yapmadığı araştırıldığında inek sütü ile keçi ve koyun sütleri arasında çapraz reaksiyon olduğu ve bebekte bu sütlerin tümünün alerjiye sebep olduğu fark edilmiştir. Bu yüzden en sağlıklı yöntem tüm süt ürünlerini tamamen kesmek olarak görülmüştür.
Süt ürünlerini alamayan annede sütte bulunan vitamin ve minerallerden mahrum kalma görülebileceğinden anne takviye kullanabilir. Özellikle kalsiyum takviyeleri süt ve süt ürünlerinden yoksun diyet yapan anneler için önerilmektedir.
Anne sütünün bebek için yetersiz kaldığı zamanlarda takviye olarak mamalar tercih edilmektedir. Fakat süt alerjisi olan bebekler her mamayı tolere edememektedirler. Bu yüzden onlar için özel olarak üretilmiş mamaları kullanmalıdırlar. Süt alerjisine sahip bebekler için tercih edilebilecek mamalar şunlardır:
Gıda alerjilerini kesin olarak tedavi eden bir tıbbi yöntem bulunmamaktadır. Tedavinin temelini alerjen besinden kısıtlı diyet yapma ve olası alerji gelişme durumunda semptomları önlemek, yatıştırmak oluşturmaktadır. Yapılan diyet hem bebeğin gelişimini etkilemeyecek derecede zengin hem de alerjen besinler açısından tamamen kısıtlı olmalıdır.
Ailesinde veya bebeğin kendisinde anafilaksi öyküsü mevcut ise acil müdahalede adrenaline enjeksiyonuna yer verilmelidir. Süt alerjisi tedavisinin temel unsurları şu şekilde özetlenebilir:
Besin alerjileri hafif deri döküntüleriyle reaksiyon verebileceği gibi ölüme kadar giden ağır semptomlara da yol açabilmektedir. Bu yüzden besin alerjileri ihmale getirilmemeli ciddiyetle takip edilmelidir. Eğer siz de süt tüketimi sonrasında bebeğinizin alerji semptomları gösterdiğini fark ettiyseniz uzman bir hekime başvurabilirsiniz. Gerekli tüm tetkikleri yaptırarak bebeğinizin süt alerjisinin olup olmadığını öğrenebilir ve gerekli tedaviyi alabilirsiniz.
Sağlık rehberindeki Alerji nedir? Alerji Çeşitleri ve Alerji Belirtileri Nelerdir? içeriğimiz dikkatinizi çekebilir.
Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır. Sayfa içeriğinde tedavi edici sağlık hizmetine yönelik bilgiler içeren ögelere yer verilmemiştir. Tanı ve tedavi için mutlaka hekiminize başvurunuz.