Çocukluk döneminden yaşlılığa kadar pek çok insanın hayatının belli dönemlerinde yakındığı problemlerin başında gelen, burun yangısı olarak da bilinen burun içi yanması hakkında merak edilenlerden bahsedeceğiz. İçeriğimizde ağlama isteği ile gelen yangı gibi fizyolojik olarak hissedilebilen yangıların yanında patolojik nedenli yangılara da yer vereceğiz. Burun içi yanması neden olur?, Burun içi yanması nasıl geçer?, Gripte burun içi yanması nasıl geçer? ve Burun içi yanması korona belirtisi mi? gibi güncel, sıklıkla karşılaşılan ve merak edilen soruların cevaplarını yazının devamında bulabileceksiniz. Keyifli okumalar dileriz.
Burunda yanma hissi kişiden kişiye farklı tanımlamalar gösterebilir. Bazıları burunda ısı artışı, bazıları diken batması ve ağrı hissi tarifleyebilir. Burun pasajında tahriş sıklıkla gözlenir. Kişiler burun yanması şikayetine ek olarak gözlerde, sinüslerde ve boğazda ağrı batma-yanma-kaşıntı hissedebilir.
Burun içi yanması dönemsel olarak kuru havalardan, alerjik ya da nonalerjik rinitten, kimyasal tahriş edici maddelerden, burun spreylerinden oluşan tedavilerden, ciddi enfeksiyonlardan ya da basit soğuk algınlıklarından kaynaklı görülebilir.
Kış aylarında hava yaz aylarına göre daha kuru ve nemsiz hale gelir. Kapalı mekanları ısıtmak için kullanılan sistemler nemi önleyerek havayı daha da ısıtırak kurutur. Kuru hava vücut yüzeyindeki sıvıyı hızlıca buharlaştırır ve ciltte, dudaklarda çatlamalara yol açar. Ağızdaki kuruluk hissi de havadaki nemin kaybına işarettir. Kış mevsiminin burun üzerindeki etkisi de şüphesiz nem kaybı olacaktır. Kuru hava ile birlikte burun mukozası nemini kaybeder ve tahriş olur. İrite olmuş burun mukozası bazı insanlarda kışın artış gösteren burun kanamalarına da sebebiyet verebilir.
Özellikle uyku zamanlarında bulunulan odada soğuk buhar makinesi bulundurmak ve havanın nemlenmesini sağlamak etkili bir çözüm olacaktır. Burun mukozasının nemini korumak için nemlendirici spreyler tercih edilebilecek diğer yöntemlerdendir. Kış aylarında açık mekanlarda bulunurken burnu kapatacak eşarp, atkı kullanmak gibi yöntemler de önerilmektedir.
Rhino, latince burun anlamına gelmektedir. Rinit ise burunda inflamasyon anlamına gelir. Burun mukozasında küf, ev tozu akarları, polen, kedi-köpek tüyü gibi aeroalerjen teması ile IgE aracılı kronik bir inflamasyon meydana gelir. Burunda akıntı, tıkanıklık, kaşıntı ve hapşırık görülür. Gözde sulanma, kaşıntı, kızarıklık ve boğazda-damakta kaşıntı hissi kliniği oluşturan diğer semptomlardır. Alerjik rinit intermitan (aralıklı), persistan (devamlı), hafif ve orta-ağır olarak sınıflandırılmıştır. Bazı insanlarda dönemsel ortaya çıkabilirken bazı insanlarda ise yıl boyu devam eden ciddi sıkıntılı bir süreçtir. Alerjik konjonktivit ile birlikteliği çok sıktır. Sinüzit ve astım ile birlikteliği de vardır. Polen sezonunda doğmak, erkek olmak ve ailede atopi öyküsü risk faktörlerinin başında gelir.
Alerjik rinitte tedavi hedefleri yaşam kalitesini artırmak, burun solunumu ve koku duyusunu korumak ve polip gelişimini önlemektir. Korunma, alerjik rinit tedavisinin başında gelir. Ek olarak farmakoterapi, immünoterapi, eğitim ve düzenli takip tedavi protokolünde yer alır. Farmakoterapide esas nazal lavajdır. Nazal lavajın yanında doktorun reçetelediği intranazal kortikosteroidler, dekonjestanlar, antihistaminikler gibi seçenekler mevcuttur.
Alerjik reaksiyonla ilişkili olmayan rinit tablosudur. Yetişkinlerde görülme oranı daha yüksektir. Alerjik rinitten farklı olarak kaşıntılı göz, boğaz ve burun beklenmez. Burun akıntısı, tıkanıklık ve hapşırık, yanma ve akıntı hissi ortak beklenen semptomlardır. Bu popülasyonun kimyasal maddelere, iritan gazlara, parfüm-deodorantlara, sigara dumanına, keskin kokulara ve hava değişikliklerine hassasiyeti olabilir.
Etkin tedavi yöntemi yoktur. Tetikleyicilerden kaçınmak semptomları genellikle azaltır ve kişinin yaşam kalitesini belirgin ölçüde artırır. Nazal lavaj nonalerjik rinitte de etkili bir yöntem olabilir. Yine doktor tarafından reçetelenmiş spreyler tercih edilebilir. Salin solüsyonlar semptomları gidermede sık başvurulan yöntemlerdendir.
Soğuk algınlığı birçok insanda görülen viral bir enfeksiyondur. CDC’ye göre Amerika’da yetişkinlerin yılda 2-3 kere soğuk algınlığı geçirdiği bildirilmiştir. Boğaz ağrısı, burun içi yanmasına neden olan burun tıkanıklığı ya da akıntısı, öksürük, tat ve koku kaybı, ateş, vücut ağrıları ve baş ağrısı genel kliniği oluşturur. Çocuklar soğuk algınlığına daha duyarlıdırlar. Çocuklarda kliniğe lenf nodlarının şişmesi, daha yüksek ateş ve spesifik olmayan başka semptomlar da eklenebilir.
Tedavisi yoktur, genellikle kendiliğinden geçer. Fakat bazı yöntemlerle hastalığın seyri hafifletilebilir. Ihlamur, adaçayı, nane, zerdeçal gibi bitkisel takviyelere ek olarak bol su tüketimi önemlidir. Çocuklarda daha ağır seyredeceğinden özellikle yüksek ateş açısından dikkatli olunması önerilir.
Sinüzit sıklıkla soğuk algınlığı ile karışır. Viral, bakteriyel, fungal enfeksiyon hatta alerji nedeniyle sinüzit görülebilir. Sinüs enfeksiyonu olduğunda alın, yanaklar ve burun arkasında sinüs adı verilen hava dolu boşluklarda mukus birikir ve basıncı artırır. Mukus ile dolu ortam bakterilerin gelişimi için elverişli bir ortam sağlar. Sinüzit kliniğinde burun içi yanmasına ek olarak burun tıkanıklığı ve akıntısı, baş ağrısı, sinüs bölgelerinde ağrı ve baskı hissi, öksürük, geniz akıntısı, kötü kokulu nefes olabilir.
Sinüzit vakalarının çoğu tedaviye ihtiyaç duyulmadan kendiliğinden geçme eğilimindedir. Semptomlar kötüye giderse ve 10 günü geçerse bir sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır. Bakteriyel ya da fungal sinüzitlerde doktorun reçeteleyeceği ilaçlar fayda sağlayabilir.
Yaygın görülen bir solunum yolu enfeksiyonudur. Hafif ya da şiddetli vakalara sebep olabilir. Halsizlik, yorgunluk, baş ağrısı, vücut ağrısı, konfüzyon, öksürük, boğaz ağrısı, ateş, burun içi yanmasına neden olabilen burun akıntısı ve tıkanıklığına ek olarak bazı insanlarda bulantı-kusma ve ishal de görülebilir. Grip belirtileri genellikle akut başlar ve hayatı tehdit edebilir.
Çoğu vaka tıbbi tedaviye ihtiyaç duymadan kendiliğinden iyileşir fakat yüksek riskli olarak kabul edilen popülasyon destek tedavileri ve ekstra tedbirlere ihtiyaç duyabilir. 65 yaş üzeri yetişkinler, 5 yaşından küçük çocuklar, hamileler, immun sistemi baskılanmış kişiler, kronik sağlık sorunu olanlar riskli popülasyon olarak kabul edilirler. Ağrı kesici ilaçlar baş ve vücut ağrıları için etkili olabilirken, doktor tarafından reçetelenmiş medikal tedavi tercih edilmelidir.
Antihistaminik ve dekonjestan spreyler burun içi yanmasına neden olabilecek bazı hastalıkların tedavisinde reçetelenebilir. Yüksek dozda ya da uzun süreli kullanımlarında ise burun mukozasında hasara yol açarak semptomları daha kötü hale getirebilir hatta kalıcı hasarlara yol açabilirler. Bu gibi ilaçların kullanımında doktor tavsiyelerine ve kullanım talimatlarına uyulmalıdır.
Nefes alma esnasında burun ve ağız mukozası birincil olarak toksinlere maruz kalacağından bu organlar toksinlere karşı daha duyarlıdır. Kimyasallar ve kirli hava solunması burun içi yanmasının yanı sıra sinüzit ve rinit için de uygun ortam sağlar. Tütün, klor, amonyak, çamaşır suyu, deterjanlar, formaldehit gibi ajanlardan olabildiğince uzak durulmalıdır. Maske kullanımı ya da mekanın devamlı havalandırılması koruyucu önlemler arasında gösterilebilir.
COVID-19, SARS-CoV-2 virüsü kaynaklı bir solunum yolu hastalığıdır. Bulaşıcılığı yüksektir ve hafiften şiddetliye geniş skalada belirtilerle ortaya çıkabilir. Sinüzit ile birlikte seyreden COVID-19 vakalarında burun içi yanması beklenebilirken, izole COVID-19 vakalarında burun içi yanması kanıtlanabilmiş bir semptom değildir. Burun tıkanıklığı, hapşırma, tat ve koku kaybı burun akıntısı gibi COVID-19 semptomları olmadan burun içi yanması tarifleniyorsa burun içi yanmasının sebebi büyük olasılıkla COVID-19 değildir. Bu semptomlara eşlik ediyorsa, izolasyon kurallarına uyarak bir sağlık kuruluşuna başvurulmalı ve COVID-19 testi yaptırılmalıdır. COVID-19 hayatı tehdit edebilen bir hastalık olduğundan acil durumlarda muhakkak destek alınmalıdır.
Ateş, baş ağrısı, kusma, nöbet, bilinç değişiklikleri, ani güçsüzlük ve uyuşukluk, dengesizlik, koordinasyon kaybı, konuşma-görme sorunları gibi belirtiler inmeye işaret edebilirken burun içi yanması bilinen bir inme belirtisi değildir.
Çoğunlukla burun içi yanması hafif enfeksiyon ya da alerjiden kaynaklanır. Burun içinde iltihaplanma ya da mukozanın tahribatını gösterir. Yüksek ateş, nefes darlığı, taşikardi, baş dönmesi, bayılma, burun kanaması gibi ciddi semptomlar eşlik ediyorsa, ani başladıysa, sebebinden emin olunamıyorsa bir sağlık kuruluşuna başvurmak doğru olacaktır.
Burun içi yanması tedavisi etkene yöneliktir. Bakteriyel bir enfeksiyonda antibiyotik reçetelenebilirken, viral bir enfeksiyonda medikal tedaviye ihtiyaç duyulmayabilir. Alerjik rinitte antihistaminikler faydalı olabilirken, COVID-19 için doktor takibi önemlidir. Evde kullanılabilecek birkaç yöntem arasında havayı nemlendirecek makine kullanımı, buhar solumak, salin spreyler, nazal lavaj sıralanabilir. Bitkisel tedaviler, doktora danışılmadan başvurulduğunda geri dönüşümsüz hasarlara da yol açabilecek kötü sonuçlar doğurabilir. Burun içi yanmaya neden olan etkenin belirlenmesi ve etkene yönelik tedaviye başlanması daha doğru olacağından bir sağlık kuruluşundan destek almak faydalı olacaktır.
Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır. Sayfa içeriğinde tedavi edici sağlık hizmetine yönelik bilgiler içeren ögelere yer verilmemiştir. Tanı ve tedavi için mutlaka hekiminize başvurunuz.