Böbrekler, vücutta kanın süzülmesinden ve atık maddelerin idrar oluşturularak vücuttan uzaklaştırılmasını sağlayan organlardır. Bu organların içerisinde yer alan glomerül yapıları, böbreklerin temel süzücü birimlerini oluşturur. Böbreklerin fonksiyonlarını tam olarak yerine getiremediği zamanlarda genellikle glomerül yapılarının filtreleme işlevinde de bir bozulma söz konusudur. Bu duruma işaret eden belirtiler varlığında hekimler basit bir kan testi vasıtası ile eGFR (tahmini glomerüler filtreleme oranı) tetkikine başvurabilir.
Bir kan testi olan eGFR parametresi, böbreklerin çalışma düzeyine ışık tutan önemli bir tetkiktir. Bu değerin hesaplanmasında başta kan kreatinin düzeyi olmak üzere çeşitli veriler kullanılır ve bir bilgisayar yardımıyla kişinin böbrek fonksiyon düzeyi tahmini olarak hesaplanabilir. Bu tetkikte kreatinin dışında kullanılan veriler, bireyin yaşı, cinsiyeti, kilosu ve ırkı gibi parametrelerdir.
Glomerüler filtrasyon testi, ismini böbreklerin içerisinde yer alan glomerül adı verilen süzücü yapılardan alır. Glomerüller, içerisinde kapiller olarak isimlendirilen küçük kan damarlarını içerir ve katman katman olan bu yapılardan kan sürekli olarak filtrelenir. Her glomerül yapısı, Bowman kapsülü adı verilen bir diğer yapının içerisinde yer alır. Yapılan araştırmalar her 2 böbrekte yaklaşık olarak 2 milyon glomerül yapısının varlığını göstermektedir. Glomerüler filtrasyon hızı hesaplanmasında kullanılan temel parametreler arasında yer alan kreatinin, vücutta kas hücrelerinin yıkımı sonrasında oluşan bir atık maddedir. Bu madde, her bireyin vücudunda belirli bir oranda bulunur. Ortalama kreatinin düzeyleri erkekler için desilitre kan başına 0,9-1,3 miligram olarak kabul edilirken bu değer kadınlarda desilitre kan başına 0,6-1,1 miligram arasında normal olarak değerlendirilir. Kreatinin değerleri kişiden kişiye ve bireyin gebelik gibi çeşitli durumların içerisinde bulunmasına göre farklılık gösterebilir. Kreatinin değeri aynı zamanda boy ve kiloya göre de değişkenlik gösterebilir. Dolayısıyla eGFR hesaplanmasında böbrek değerleri hakkında gerçekçi bir fikir sahibi olabilmek adına bu değişkenler de hesabın içerisine dahil edilir.
Birçok kişinin eGFR sonucu 60 ve üzeri değerlerde tespit edilir. Ancak bu sonuçların başlangıç evrelerindeki böbrek hastalıklarında henüz bu organın işlevi tam olarak bozulmadığı için de normal olarak sonuçlanabileceği unutulmamalıdır. GFR değerinin 60’ın altında tespit edilmesi halinde ise böbrek fonksiyonlarında düşüş meydana geldiğinden söz edilebilir.
EGFR testi genellikle bireyin böbrek fonksiyonlarda bir azalmadan şüphelenilmesinde veya kronik böbrek hastalıkları varlığında bu rahatsızlığın gidişatının incelenmesi amacıyla istenilir. Çeşitli böbrek hastalıklarına işaret eden belirtiler varlığında hekimler, böbrek fonksiyon düzeyinin tespit edilmesi amacıyla eGFR tetkikine başvurabilirler. Bu belirtilerin bir kısmı şu şekilde sıralanabilir:
Böbrek hastalıklarının erken evrelerinde genellikle kişilerde herhangi bir yakınma olmaz. Bu durumdan dolayı özellikle şeker hastalığı, hipertansiyon veya çeşitli kalp damar hastalıkları gibi böbrek fonksiyonlarını etkileyen rahatsızlığı olan bireylerde, hekimler böbrek işlevlerini takip edebilmek adına düzenli olarak eGFR ölçümüne başvurabilir. Bu rahatsızlıklar dışında ailesinde böbrek hastalığı bulunan kişilerde de düzenli eGFR ölçümü, olası problemlerin erken tespitinde fayda sağlayabilir.
Hali hazırda böbrek hastalığından muzdarip olan kişilerde ise hekimler böbrek fonksiyonlarındaki değişiklikleri veya uygulanan tedavinin etkinliğini gözlemleyebilmek adına düzenli eGFR tetkikine başvurabilir. Böbreklerin temel görevi kanın temizlenmesini sağlamaktır. Kanın temizlenmesi işlevinde süzücü birim olan glomerüllerin bir dakika ne kadar kan süzdüğü GFR değeri üzerinden değerlendirilir. Bu değerlendirmenin temel parametresi olan kreatinin, böbrekler vasıtası ile kandan uzaklaştırılan bir atık maddedir. Dolayısıyla çeşitli kan tetkiklerinde kan kreatinin düzeyinin yüksek olarak tespit edilmesi böbreklerin filtreleme işlevini tam olarak yerine getiremediğine işaret ediyor olabilir. Bu nedenle kan kreatinin düzeyinin yüksek çıkması halinde de hekimler böbrek fonksiyonlarındaki azalmanın ne derece olduğuna ışık tutmak adına eGFR tetkikine başvurabilirler.
90 ve üzerinde tespit edilen GFR değeri, genel olarak normal kabul edilen değer aralığını oluşturur. 60’ın altında sonuçlanan test ise kişide böbrek rahatsızlığı varlığına işaret ediyor olabileceği için dikkatli olunması önerilir. GFR değerinin 15’in altında olması ise böbrek yetmezliği olarak isimlendirilir.
GFR değeri 60-89 arasında tespit edilen bireylerde böbrek fonksiyonlarında bir miktar azalma söz konusudur. Ancak bu değer tek başına kişide böbrek hastalığı varlığını kanıtlamak için yeterli değildir. Böbrek hasarına işaret eden diğer belirti ve bulgulara ek olarak eGFR değerinde bir miktar azalma tespit edilmesi halinde kişide böbrek hastalığı mevcut olabileceği için ileri tetkik ve araştırmalara başvurulabilir. 45-59 arasındaki GFR değerleri böbrek fonksiyonlarında orta derece bir bozulmayı gösterir ve kişide büyük ihtimalle bir böbrek rahatsızlığı söz konusu olacağı için dikkatli olunmalıdır. Bu değerin altında tespit edilen GFR düzeyleri ağır derecede böbrek fonksiyonlarında bozulmaya işaret eder. 15 ve altında sonuçlanan eGFR tetkiki kişideki böbrek yetmezliği durumunu tanımlar. Bu değerler aynı zamanda kişide nakil veya diyaliz gereksinimi oluştuğunu da göstermektedir.
GFR ölçümü, yaşa bağlı olarak değişkenlik gösterebilir. Yaşın ilerlemesi ile birlikte böbrek fonksiyonlarında bir miktar azalma meydana gelmesi yaşlanma sürecinin doğal bir sonucu olarak değerlendirilir. Yetişkinler için genel olarak 90 ve üzeri eGFR değeri normal olarak kabul edilse de GFR’nin yaşa bağlı olarak değişen ortalama değerleri şu şekildedir:
EGFR ölçümünü etkileyen birçok faktör bulunması nedeniyle bireylere özgü olarak hangi değerin normal veya anormal olacağına dair en doğru fikrin kişinin hekiminin düşüncesi olduğu unutulmamalıdır.
GFR tetkiki, böbrek fonksiyonları hakkında bir fikir elde edilmesine yarar. Hekimlerin bilgisi ve önerisi dahilinde yapılacak çeşitli yaşam tarzı değişiklikleri GFR düzeyinin iyileştirilmesinde fayda sağlayabilir. Böbrekler kanın süzülmesini sağlayarak vücudun elektrolit ve sıvı dengesinin korunmasında kilit rol oynayan organlardır. Sıvı ve elektrolit dengesi ise kan basıncı ve kalp hızı gibi önemli yaşamsal değerler üzerinde etkilidir. Dolayısıyla böbrek fonksiyonlarında oluşan dengesizlikler, vücudun herhangi bir noktasında olumsuz değişiklikler ile sonuçlanabilir.
Birçok böbrek hastalığı bulunan vakada bu durum, genellikle kronikleşmiş haldeyken tespit edilir ve bu hastalıklar genellikle kademeli olarak ilerleme eğilimindedir. GFR’de iyileştirme sağlanabiliyor olması, genellikle akut (ani başlangıçlı) bir böbrek hasarı varlığında mümkündür. Uzun süredir mevcut olan kronik böbrek hastalığı durumlarında ise gerçekleştirilecek yaşam tarzı değişiklikleri sadece böbrek fonksiyonlarında meydana gelen azalmayı yavaşlatmada etkilidir. Bu kapsamda hem akut hem de kronik böbrek hastalıklarında bozulan fonksiyonlar nedeniyle potasyum, fosfor ve sodyum içeriği yüksek gıdalardan uzak durulması önerilir. Düzenli egzersiz ile kan basıncının kontrolünün sağlanması da oldukça önemli bir diğer uygulamadır.
Sıvı tüketimine dikkat edilmesi, böbreklerin atık maddeleri filtreleme işlevini destekleyici özellik gösterir. Bu tüketim düzeyine, hekimler tarafından karar verilir ve bazı kişilerde sıvı tüketiminin artırılması önerilirken bazı kişilerde ise vücutta ekstra sıvı birikimini engellemek adına sıvı tüketiminin kısıtlanmasına başvurulabilir.
GFR değeri kişiden kişiye değişiklik gösteren ve çeşitli faktörlerden etkilenen bir böbrek fonksiyon parametresidir. Bu test hakkında ayrıntılı bilgi almak için sağlık kuruluşlarına başvurarak uzman hekimlerden destek alabilirsiniz. Sağlıklı günler dileriz.
Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır. Sayfa içeriğinde tedavi edici sağlık hizmetine yönelik bilgiler içeren ögelere yer verilmemiştir. Tanı ve tedavi için mutlaka hekiminize başvurunuz.