Hermafroditizm, Yunan mitolojisindeki Hermes ve Afrodit adlı tanrı ve tanrıçalardan ismini alan çift cinsiyetlilik sendromudur. İnterseks olarak da adlandırılan bu durum, bir insanda hem erkek hem de kadın cinsiyetine ilişkin özelliklerin çeşitli oranlarda yer alması anlamına gelir. Genetik bozukluklardan kaynaklanan hermafroditizm hastalığına sahip olan bireyler hermafrodit olarak adlandırılır. Bu durum toplum içerisinde oldukça nadirdir ve bir hastalıktan ziyade genetik varyasyon olarak tanımlanabilir.
Hermafrodit bireylerde fizyolojik sağlığa ilişkin doğurganlığın ve üreme sağlığının olumsuz etkilenmesi haricinde herhangi bir bozukluk olması zorunlu değildir. Üreme yeteneği kaybı haricinde birçok hermafrodit bireyin sağlıklı bir şekilde yaşamını devam ettirmesi mümkündür. Bazı durumlarda ise çeşitli cerrahi operasyonlar yardımıyla bireyler, seçtikleri ve vücut yapılarının elverdiği cinsiyete sahip olacak şekilde tedavi olabilirler.
Hermafrodit, belirgin bir şekilde erkek veya kadın cinsiyete özgü cinsiyet özelliklerinin herhangi birine tam olarak uymayan bireyler olarak tanımlanabilir. Daha farklı bir anlatımla hermafrodit bireylerin cinsel organları, hormonal yapıları ve dış görünüşleri kadın ve erkek özelliklerini bir arada barındırır. Hermafroditlik tek bir şekilde tanımlanamadığı gibi doğumsal olarak birçok farklı yolla da oluşabilir. Bu nedenle farklı alt türler altında incelenir. Hermafroditizm türüne göre değişmekle birlikte bazı durumlarda doğumla birlikte fark edilebilir. Bu şekilde tespit edilen olgularda dışarıdan görülen iki farklı cinsel organın tespit edilmesi halinde ailenin de kararı ile cerrahi tedavi uygulanabilir.
Bazı durumlarda hermafroditlik ergenlik dönemine kadar veya yaşam boyu hiçbir dönemde fark edilemeyebilir. Çoğu interseks bireyde dış görünüm tipik olarak kadın veya erkek cinsiyete yakın bir görünümde ve tek bir cinsel organa sahiptir. Fakat bu kişilerde dış görünümün aksine vücudun iç yapısında da farklılıklar söz konusudur. Böyle durumlarda hermafroditizm ancak yol açtığı semptomlardan dolayı yapılan tıbbi incelemelerde veya farklı bir nedene yönelik olarak gerçekleştirilen tanısal amaçlı tıbbi görüntülemeler esnasında fark edilebilir.
İç ve dış genital organların arasında bir tutarsızlığın bulunması ile karakterize olan hermafroditizm, genellikle cinsiyet gelişim bozukluğuna yol açan genetik farklılıklar sonucunda oluşur. Hermafrodit bir bireyde cinsiyeti belirleyen kromozom yapısı 45+XX veya 45+XY şeklinde olabilir. 46 kromozomlu bu bireylerin haricinde kromozom ayrılmasına ilişkin bireylerde tıpkı Down Sendromunda oluşan trizomi (üç tane 21 numaralı kromozom bulunması) durumu cinsiyet kromozomunda söz konusu olduğunda da hermafroditlik durumu ortaya çıkabilir.
45+X0, 46+XXY, 46+XXX gibi genetik varyasyonlarda interseks tablosu gelişebilir. Genetik bozuklukların haricinde hermafroditizme yol açabildiği düşünülen diğer risk faktörleri arasında şunlar yer alır:
Yukarıdaki durumların çoğu, hermafroditliğin oluşumu üzerinde etkili olabileceği düşünülen risk faktörleridir. Fakat bu durumun gelişiminde etkili olduğu kanıtlanmış olan tek faktör kromozom bozukluklarıdır. Bunların haricindeki diğer hermafroditizm türlerinde etkili olan neden kesin olarak bilinmemektedir.
Hermafrodit bireylerde görülen belirtiler, hermafroditizmin hangi türde görüldüğüne bağlı olarak değişkenlik gösterir. Olası semptomlar arasında ise şunlar yer alır:
Hermafroditizm, genel olarak 4 farklı tür altında incelenir. Bunlar şu şekildedir:
Hermafroditliğin türüne göre teşhis doğumdan sonra hemen konulabileceği gibi ergenlik dönemine kadar gecikebilir veya nadir olarak bu sorun hiç tespit edilemeyebilir. Yeni doğmuş bebeğe hermafrodit tanısının konulabilmesi için labial yapışıklık, vajinal açıklığın bulunmaması, küçük penis, büyük klitoris gibi anatomik bozukluklardan herhangi birinin veya birkaçının tespit edilmesi gerekir. Böyle bir fiziksel sorunun tespit edilememesi durumunda hormonal değişimin başladığı ve cinsiyet özelliklerinin belirginleştiği ergenlik dönemine kadar teşhis gecikebilir. Bazı durumlarda ise gebe kalamama, kısırlık gibi sorunlarla sağlık kuruluşlarına başvuran hastalarda yetişkinlik dönemine kadar tespit edilememiş bir hermafroditizm tablosu teşhis edilebilir. Teşhis için kullanılabilecek yöntemler arasında,
Hermafrodit olarak dünyaya gelen bebeklerde nasıl bir yolun izleneceğine genellikle aile karar verir. Bu durum ülkeden ülkeye değişkenlik gösterse de, bebeğe genellikle anatomik yapısı da göz önünde bulundurularak daha baskın olan cinsiyet atanır. Bebeğin cinsel organlarına ilişkin bazı cerrahi operasyonların gerçekleştirilmesi ile belirlenen cinsiyetin dış görünüme ilişkin özellikler büyük ölçüde kazandırılabilir. İkinci bir yöntem ise ergenlik dönemine kadar beklenmesi ve bu dönemde güncel sağlık durumuna göre hormon tedavileri uygulanmasıdır.
Dünya genelinde gerçek hermafrodit bebekler için nasıl bir yaklaşımın izlenmesi gerektiğine dair farklı yaklaşımlar vardır. Bunlardan bir tanesi de tam olarak bir hastalık olmayan hermafroditlik için herhangi bir cerrahi tedavi uygulanmaması ve yetişkinlik döneminde buna bireyin kendisinin karar vermesi gerekliliğidir. Diğer bir görüş ise bebeğin sosyal ve psikolojik açıdan daha sağlıklı bir yaşam sürebilmesi için doğumun ardından cerrahi operasyon yoluyla cinsiyet kimliğinin oluşturulmasıdır. Ailenin tercihine, hermafroditliğin türüne ve sağlık kuruluşlarının yaklaşımına göre bu yaklaşımlardan herhangi biri tercih edilebilir.
Eğer siz de kendinizde veya bebeğinizde cinsel kimliğe veya dış genital organların görünümüne ilişkin bir farklılık tespit ettiyseniz muayene için bir sağlık kuruluşuna başvurmanızda fayda vardır.
Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır. Sayfa içeriğinde tedavi edici sağlık hizmetine yönelik bilgiler içeren ögelere yer verilmemiştir. Tanı ve tedavi için mutlaka hekiminize başvurunuz.