Difteri genellikle burun ve boğazda bulunan yapıları etkileyen ciddi bir bakteriyel enfeksiyondur. Tipik olarak boğaz ağrısı, ateş, lenf bezlerinde şişlik ve halsizliğe neden olur. Boğazın arkasını kaplayan, solunum yolunu tıkayan ve nefes almada güçlüğe neden olan kalın, gri renkli zar oluşumu ile diğer enfeksiyonlardan ayrılır. Kuşpalazı olarak da bilinen bu hastalık, gelişmiş ülkelerde hastalığa karşı yaygın aşılama sayesinde oldukça nadir görülür. Difteri tedavisi için kullanılan bazı ilaçlar olmasına rağmen hastaların %3'ü hayatını kaybeder. Ölüm oranı 15 yaş altı çocuklarda daha yüksektir. Hastalık ayrıca ileri aşamalarda kalbe, böbreklere ve sinir sistemine zarar verebilir.
Difteri nedir sorusuna kısaca: Nefes darlığı gibi ciddi şikâyetlere neden olabilen mikrobik bir solunum yolu enfeksiyonu şeklinde yanıtlanabilir. Difteri, burun ve boğazı, bazen de cildi etkileyebilen çok bulaşıcı ve potansiyel olarak ölümcül bir enfeksiyondur. Hastalığa neden olan mikrop bir kişiden diğerine kolayca yayıldığı halde, difteri aşısı kullanımı ile yayılım kolayca önlenebilir. Difteri ülkemizde nadirdir, çünkü bebekler ve çocuklar rutin olarak aşılanır.
Difteri, Corynebacterium Diphtheriae adı verilen bakterinin yol açtığı iltihabi bir solunum yolu hastalığıdır. Bakteri kişiden kişiye; yakın temas yoluyla veya hasta birey tarafından kullanılmış kontamine fincan veya mendil gibi nesnelerle temas yoluyla yayılır. Ayrıca damlacık enfeksiyonu denilen hasta kişinin hapşırma ya da öksürmesi yoluyla diğer bireylere bulaşabilir. Enfekte kişide, belirtiler ortadan kalksa dahi, bakterinin vücuda alınmasından sonra altı haftaya kadar bulaşma devam edebilir. Bakteri en sık olarak burun ve boğazda bulgulara neden olur. İltihabi sürecin başlamasından sonra bakteriler toksin adı verilen, vücut için zararlı tehlikeli maddeler salgılar. Toksinler kan dolaşımına yayılır ve genellikle burun, boğaz, dil ve hava yollarında kalın, gri zar şeklinde bir yapının oluşmasına neden olur. Serbest bırakılan toksin ayrıca şunlara neden olur:
Difteriye yakalanma riski yüksek olan insanlar. şu şekilde sıralanabilir:
Difteri belirtileri bakterinin alt tipine ve etkilenen vücut bölgesine bağlı olarak değişiklik gösterir. Örneğin tropik iklimlerde daha yaygın olan bir çeşit difteri, solunum yolu enfeksiyonundan ziyade cilt ülserlerine neden olur. Bununla birlikte klasik difteri vakası bakterilerin neden olduğu üst solunum yolu enfeksiyonu şeklinde ortaya çıkar. Klasik difteride bademciklerin çevresinde veya burun ve boğazda zara benzeyen ve pseudomembran adı verilen bir örtü oluşur. Bu zar yeşilimsi, mavimsi, hatta kanama varsa siyah renkli bile olabilir. Kişiye bakterinin bulaşmasından semptomların ortaya çıkması arasında geçen süreye kuluçka dönemi denir. Difteride bu süre ortalama olarak 5 gündür. Kuluçka süresi bitiminden sonra ve psödomembran ortaya çıkmadan önce görülen erken belirtiler şunları içerir:
Burun ve ağzın arkasındaki boşlukta difteri enfeksiyonu olan çocuklarda şu erken belirtilerin de görülme olasılığı yüksektir:
Eğer bakteri toksin salgılarsa, ilk semptomlar ortaya çıktıktan sonraki 12 ila 24 saat içerisinde psödomembran oluşmaya başlayarak aşağıdaki belirtilere yol açar:
Cildi etkileyen deri difterisi aşağıdaki bulgulara neden olabilir:
Difteri tedavi edilmezse çeşitli komplikasyonlara yol açabilir. Bu komplikasyonlar şunları içerir:
Doktorlar genellikle kişideki belirti ve şikâyetlere bakarak difteri olup olmadığına karar verir. Difteri klinik tanısı genellikle boğazı kaplayan grimsi zarın varlığına dayanır. Şüpheli vakaların laboratuvar araştırması, vaka teyidi için önerilmesine rağmen sonuçlar beklenmeden derhal tedaviye başlanması önemlidir. Laboratuvar tetkiki için boğazın arkasından sürüntü alınır ve difteri bakterileri için test edebilir. Ayrıca eğer varsa deri lezyonundan da örnek alınıp tetkik edilebilir.
Difteri hastalığı tedavisi temel olarak; bakteriyi ortadan kaldırmak için kullanılan antibiyotikler ve bakteri tarafından üretilen zararlı maddelerin (toksinler) etkilerini durduran ilaçlarla yapılır. Cildi etkileyen difteri durumunda ise enfekte olmuş yaraların iyice temizlenmesi esastır. Tedaviye genellikle 2 ila 3 hafta devam edilir. Cilt ülserleri genellikle 2-3 ay içerisinde iyileşir ancak iyileştikten sonra geride iz kalabilir. Difteri enfeksiyonu geçiren olan biriyle yakın temasta bulunan kişilerin de antibiyotik almaları gerekebilir veya bu kişilere bir doz difteri aşısı yapılabilir.
Ülkemizde şu anda difteri aşısı 5’li karma aşı (DaBT-İPA-Hib) şeklinde uygulanır. Karma aşı 2,4 ve 6. ve 18. aylarda yapılır. Daha sonra ilköğretim 1. sınıfta 4’lü karma (DaBT-İPA) ve 8. sınıfta difteri-tetanoz (Td) şeklinde ikili aşı uygulaması yapılır. Seyahat sırasında difteriye yakalanmaktan kaçınmanın en iyi yolu yine aşı olmaktan geçer. Eğer difterinin yaygın olduğu bir coğrafyaya seyahat ediyorsanız ve 10 yıldan daha uzun bir süre önce aşılanmışsanız destekleyici bir doza ihtiyacınız olabilir. Difteri aşısının koruyuculuğu oldukça yüksektir ve %97 civarındadır.
Kendisi ya da yakınında difteri hastalığı olduğundan şüphelenen kişi derhal bir doktora başvurmalıdır. Çünkü hastalık erken dönemde tedavi edilmezse, böbrekler, sinir sistemi ve kalbe ciddi ve kalıcı zararlar verebilir.
Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır. Sayfa içeriğinde tedavi edici sağlık hizmetine yönelik bilgiler içeren ögelere yer verilmemiştir. Tanı ve tedavi için mutlaka hekiminize başvurunuz.