Anüri, kişinin yeterli sıvı almasına rağmen vücudun idrar üretememe problemidir. Bu rahatsızlığın ortaya çıkması önemli bir nedene dayanırken; kan kaybı, böbrek ya da gibi durumlardan kaynaklanabilir.
Ciddi bir sağlık problemi olarak ifade edilen bu durum kişinin hayati fonksiyonlarını da tehlikeye atabilir.
Özellikle vücutta idrar hacminin düşmesi, toksinlerin organlarda birikmesiyle ciddi komplikasyonları beraberinde getirebilir ve acil müdahale gerektirebilir.
Bu süreçte sağlık kuruluşuna başvuran hastanın tetkikleri yapılarak hızlıca ilaç ya da diğer yöntemlerle tedavi gerçekleştirilebilir.
Anüri temel olarak hastanın idrarını yapamamasıdır ve bu sebeple kişide farklı komplikasyonların oluşumu görülebilir.
Aynı zamanda hastalarda anüri sınırı olarak bilinen bir referans değeri dikkate alınır. Hastalığın sınır referans değeri ise günde 100 ml'den az miktarda idrara çıkılması ile belirtilebilir.
Eğer hasta 100 ml/ gün'de az bir idrar miktara sahipse ve kişide hastalık belirtileri varsa acil bir tedavi planı çıkarılması hayati önem taşır.
Anüri belirtileri,hastanın; yaşına, cinsiyetine, mevcut hastalıklarına ya da sağlık profiline göre değişkenlik gösterebilir. Genel olarak anüri nedeni böbrek rahatsızlıklarından kaynaklı ise aşağıdaki semptomlar görülebilir;
gibi belirtiler hastada gözlemlenebilir. Diğer bir taraftan hastalığın temelinde kalp yetmezliği ya da ciddi kalp hastalıkları varsa şu belirtiler de kişide ön plana çıkabilir;
gibi belirtiler hastalarda farklı şiddette gözlemlenebilir. Bu belirtilerin bir ya da birkaçı kişide varsa acil tıbbi yardım alması kritiktir.
Anüri nedenleri kronik ya da akut hastalıklarla ilişkili olabilir. Bu sağlık probleminin ana sebebi böbreklerin yeterli hacimde kan ya da sıvı oluşturamamasından kaynaklıdır. Böbrek işlevlerinin ciddi hasar aldığı bu durumun incelenmesi renal, postrenal ya da prerenal şekillerde olabilir. Postrenal durumda idrar yollarının tıkanması söz konusudur, renal incelemede böbrek hasarı vardır, prerenal sebeplerde ise böbreğin kan akışının zayıflaması mevcuttur. Bu kapsamda anüri sebepleri şu şekilde listelenebilir;
Anüri belirtilerine göre fiziki muayenede uzman doktor tarafından ön teşhisi konulabilir. Bununla birlikte hastanın aile öyküsü ve geçirdiği hastalıklar doğrultusunda tıbbi geçmişi hakkında bilgi sahibi olunur. Tüm bu süreçte hastalığın teşhisinden şu tanı yöntemlerinden yararlanılabilir;
Fiziki muayene yapılması: Doktor hastanın karın bölgesinde hassasiyet ve şişlik durumuna, mesanenin doluluğuna ya da genel bir ödem varlığına bakabilir.
İdrar analizi: Her ne kadar hastadan idrar almakta zorlanırsa da böbreklerin idrar üretilmesinin kontrolü için test önemlidir. Bunun yanında enfeksiyon varsa yapılacak testlerle tespit edilebilir. Bu sayede hastanın günlük idrar miktarı da ölçülerek hastalık hakkında bilgi sahibi olunabilir.
Kan testleri: Böbreklerin çalışma fonksiyonlarını ölçmek için çeşitli kan analizlerinden yararlanılabilir. Bu anlamda böbrek tarafından atılan üre ya da kreatinin değerlerinin yüksek çıkması kritiktir.
Görüntüleme teknikleri: İdrar yollarının, mesanenin, üreterin, böbreklerin görüntülenmesi adına pratik olarak ultrasondan faydalanılabilir. Kapsamlı bir görüntüleme isteniyorsa MR (Manyetik rezonans görüntüleme) ya da BT (bilgisayarlı tomografi) teknikleri uygulanabilir.
Biyopsi alma: Böbrek dokusundan alınan parça (biyopsi) organda hasarın tespiti için gerekli görülebilir. Bu anlamda mikroskobik incelemeyle böbrek dokusu incelenerek hastalık tespiti yapılabilir.
Sistoskopi uygulaması: Mesanenin ya da idrar yolunun direk incelenmesine imkan veren bir yöntem önemlidir.
EKG ve diğer kalp fonksiyonlarının kontrolü: Mineral ve su dengesinin elektrolit dengesi kalp fonksiyonlarını doğrudan etkiler. Bu noktada EKG (elektrokardiogram) çekilerek kalp ritmi ölçülebilir.
Anüri tedavisinde hastalığın altında yatan durumlar oldukça önemlidir. Bu noktada kişiye göre tedavi planlanırken yaş, sağlık profili ve hastalığın şiddeti belirleyicidir. Tüm bu bilgilerden sonra anüri tedavisinde kullanılacak yöntemler aşağıdaki gibi sıralanabilir;
Anüri oligüri arasındaki temel fark idrar miktarı ile ilgilidir. Bu doğrultuda oligüri idrar miktarının azalmasını ifade ederken anüri idrarın yokluğunu anlatır. Oligüri yaşayan kişinin idrarı günde 100 ml ile 400 ml arasında farklılık gösterebilir. Diğer yandan anüri daha ciddi bir problemdir, hastada hiç idrar çıkışı gözlenmez.
Hastalık altında yatan etmenlere göre kısa sürede iyileşebilir ya da kronik bir hal alabilir. Böbreğin hasar almaması ya da vücut homeastasisinin bozulmaması için erken teşhis oldukça önemlidir. Erken teşhis sonucunda hastalık akut bir nedenden oluşmuşsa kısa sürede tedavi edilebilir.
Bu rahatsızlığın riskini azaltmak adına bazı önlemler alınabilir. Bu önlemler arasında yeterli su içmek, kronik hastalıkların tedavisi, düzenli kontrollerden geçmek ve nefrotoksik ilaçları doktor kontrolünde kullanmak vardır. Özellikle yaz aylarında su kaybının yükselmesi dikkate alınarak günlük su alımlarına özen gösterilmesi önemli adımdır.
Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır. Sayfa içeriğinde tedavi edici sağlık hizmetine yönelik bilgiler içeren ögelere yer verilmemiştir. Tanı ve tedavi için mutlaka hekiminize başvurunuz.