Destek Sitesi platformunda Uzman olmak ister misiniz?

Uzman olmak için Şimdi başvurun.

Reiter Sendromu Nedir? Reiter Sendromu Belirtileri Nelerdir?

Oluşturulma tarihi: 27.02.2025 09:15    Güncellendi: 27.02.2025 09:15



Reiter sendromu, enfeksiyon sonrasında beliren otoimmün hastalıklardan biridir. Çoğu zaman bağırsak, idrar yolu veya cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlardan sonra ortaya çıkan bu sendrom, reaktif artrit türü olarak bilinir. 

Bazı hastalarda reiter sendromu hafif seyrederken, bazılarında ise kronik hale gelerek belirgin şekilde güçlükler oluşturabilir. Uzun süren vakalarda ise eklem hasarları kalıcı bir hale gelebilir. Erken teşhis ve tedavi ile hastalık kontrol altına alınabilir, şüpheli belirtilerin fark edilmesiyle alanında uzman bir doktora başvurmak oldukça önemlidir. 

Reiter Sendromu Nedir?

Reiter sendromu, genellikle enfeksiyonlara bağlı olarak gelişen, eklemleri, gözleri ve ürogenital sistemi etkileyen bir otoimmün hastalıktır. Bu sendrom, eklem iltihaplanması, idrar yolu enfeksiyonları ve konjonktivit gibi belirtilerle kendini gösterir.

Hastalığın temel nedeni ise bağışıklık sisteminin enfeksiyona karşı aşırı tepki vermesi olarak kabul edilir. Özellikle HLA - B27 genini taşıyan kişilerin hastalığa yakalanma riskinin daha yüksek olduğu gözlemlenir. Belirtiler, geçirilen enfeksiyondan 1 ya da 4 hafta sonra ortaya çıkarak vücudun farklı bölgelerinde görülebilir. Eklem, göz ya da idrar yolu belirtileriyle ortaya çıkan hastalıkta, aynı zamanda cilt ve tırnak belirtilerine de rastlayabilirsiniz. 

Reiter Sendromu Belirtileri

Reiter sendromu, yakın zamanda geçirilen bir enfeksiyondan 1 - 4 hafta sonrasında ortaya çıkabilir. Genellikle üçlü belirti kombinasyonu ile belirtiler görülebilir. Eklem, göz ve idrar yolunda birtakım problemler gözlemlenebilir. Diz, el ve ayak bileğinde şişlik veya ağrı şeklinde de seyredebilir. Topuk ağrısı, aşil tendonu iltihabı yaygın görülen belirtiler arasında bulunur. Reiter sendromunda eklem ağrıları, hastalığın en belirgin semptomlarından biridir ve bağışıklık sisteminin enfeksiyonlara yanıt olarak sağlıklı eklem dokularına zarar vermesi sonucu ortaya çıkar.

 Reiter sendromu belirtileri şu şekilde sıralanabilir:

  • Sırt ve bel ağrısı
  • Eklemlerde sertlik ve hareket kısıtlığı
  • Gözlerde kızarıklık
  • Göz sulanması
  • Gözde yanma ve kaşıntı
  • Işığa karşı hassasiyet
  • Görmede bulanıklık
  • Sancılı idrar
  • Sık idrara çıkma
  • Genital akıntı
  • Pelvik ağrı 
  • Ciltte dökülme
  • Tırnaklarda kalınlaşma
  • Ağız içi yaralar
  • Halsizlik
  • Kilo kaybı
  • İltihaplı romatizma

Reiter sendromu belirtileri kişiden kişiye farklılık gösterebilir. Bazen hafif veya ciddi düzeyde seyredebilir. Aynı zamanda bazı hastalarda kronikleşirse uzun süre devamlılık gösterebilir. 

Reiter Sendromu Nedenleri

Reiter sendromu, genellikle bir bakteriyel enfeksiyon sonrası gelişen bir hastalıktır. Bu enfeksiyonlar, bağırsaklar, idrar yolu veya cinsel organlar gibi vücudun farklı bölgelerinde meydana gelebilir. Bakteriyel enfeksiyonlar, bağışıklık sisteminin yanlışlıkla sağlıklı dokulara saldırmasına yol açarak, iltihaplanma başlatır. Bu durum, eklemleri, gözleri ve idrar yollarını etkileyebilir. 

Cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlardan Chlamydia trachomatis, idrar yolu enfeksiyonlarına ve üretrite yol açabilir. Bağırsak enfeksiyonları arasında Salmonella, Shigella, Campylobacter ve Yersinia gibi bakteriler bulunur. Ayrıca, Mycoplasma pneumoniae adlı bakteri, nadiren solunum yolu enfeksiyonu sonucu Reiter sendromunu tetikleyebilir.

Genetik yatkınlık da hastalığın gelişiminde etkili olabilir. Özellikle, HLA-B27 genine sahip kişilerde Reiter sendromu daha sık görülür. Bu gen, bağışıklık sisteminin enfeksiyonlarla mücadele ederken, yanlışlıkla sağlıklı dokuları hedef almasına neden olabilir. 

Reiter sendromuna, önceki enfeksiyonlar veya tekrarlayan iltihaplar zemin hazırlayabilir. Stres, hormonal değişiklikler ve çevresel faktörler de hastalığın gelişimine katkı sağlayabilir. Ayrıca, zayıf hijyen, aşırı alkol tüketimi ve kötü beslenme gibi etmenler bağışıklık sistemini zayıflatarak enfeksiyonlara yatkınlığı artırabilir.

Reiter Sendromu ve Eklem Ağrıları Arasındaki İlişki

Reiter sendromu ve eklem ağrıları arasındaki ilişki oldukça yakındır. Reiter sendromu, genellikle bir bakteriyel enfeksiyon sonrası gelişen, eklem iltihaplanması ile karakterize bir hastalıktır. Bu hastalık, bağışıklık sisteminin yanlış bir şekilde vücudun sağlıklı dokularına saldırmasına neden olur, bu da eklemlerde iltihaplanmaya yol açar.

Reiter sendromu olan kişilerde eklem ağrıları sıklıkla görülen bir belirtidir. Genellikle, bu ağrılar alt ekstremitelerde (özellikle dizler, ayak bilekleri, topuklar) yoğunlaşır, ancak diğer eklemler de etkilenebilir. Eklemlerde şişlik, sertlik, hareket kısıtlılığı ve ağrı görülebilir. Eklem ağrıları, aseptik artrit olarak bilinen, enfeksiyona bağlı olmayan eklem iltihaplanmalarına yol açar.

Reiter Sendromu Tedavisi

Reiter sendromu tedavi süreci genellikle hastaların genel sağlık durumlarına bağlı olarak farklılık gösterebilir. Hastalığın şiddeti, belirtilerin türü ve bireysel sağlık durumu burada dikkate alınan kritik unsurlardır.  Reiter sendromu başlangıcında ağrı ve iltihap kontrolü için uzman doktor tarafından reçetelenen birtakım ilaçlar kullanılabilir. Bu ilaçlar, ağrıları azaltarak iltihabı kontrol altına alabilir. Ayrıca eklem şişliği ve iltihaplanmanın şiddetli olduğu durumlarda oldukça etkili olabilir. 

Bağışıklık sisteminin aşırı tepki vermesi sonucunda gelişen reiter sendromu, bağışıklık sisteminin inflamasyon yapıcı moleküllerini hedef alan ilaçlarla tedavi edilebilir. Yine aynı şekilde eklem hareketliliğini korumak üzere egzersizler ve germe hareketleri tavsiye edilebilir. 

Reiter sendromunda göz iltihabının görülmesiyle beraber göz damlası ya da damla antibiyotiklerden faydalanılabilir. Gözde görülen rahatsızlıklar için göz doktorunun kontrolüne başvurulması gerekir.

Yaşam tarzı düzenlemeleri, dengeli beslenme, sigara ve alkol gibi sağlığa zararlı ürünlerden kaçınmak tedavi süresince olumlu etkiler ortaya koyabilir. Reiter sendromu tedavisi, hastalığın genel semptomlarını hafifletir ve olası komplikasyonları önleyebilir. Klinik semptomların yanı sıra çeşitli testlere başvurulabilir. Enfeksiyon kaynaklarının araştırılması sonucunda uygun bir tedavi yöntemi kolaylıkla belirlenebilir. 

Hastalığın kesin teşhisi için bir romatolog ve alanında diğer uzman doktorların görüş bildirmeleri çok önemlidir. Klinik semptomlarının doğru şekilde tespit edilmesi, uygun tedavi yönteminin belirlenmesine öncülük edebilir. 

Sıkça Sorulan Sorular 

Reiter sendromu kimlerde görülür?

Erkeklerde yaygın bir şekilde gözlemlenen reiter sendromu, 20 ila 40 yaş aralığında enfeksiyona bağlı geçirilen bir hastalık sonrasında ortaya çıkabilir. Çoğu zaman genç yetişkinlerde görülen bu sendrom, her yaştan bireyi de etkileyebilir. Genetik faktörlere bağlı olarak gelişebilen bu sendrom, HLA-B27 genini taşıyan bireylerde de sıklıkla görülebilir. Ayrıca bakteriyel enfeksiyon geçiren kişilerde de yaygın şekilde gözlemlenebilir. Bu noktada aile geçmişi ve genetik yatkınlıkta ele alınabilir. 

Reiter sendromu nasıl teşhis edilir?

Genellikle enfeksiyon sonrasında gelişen ve eklem, göz, idrar yolu gibi organlarda iltihaplanmalara yol açan reiter sendromu teşhisi, klinik değerlendirme ile yapılır. Üç ana semptomla kendi gösteren bu rahatsızlık artrit, üretrit, konjunktivit gibi problemlere neden olabilir. Laboratuvar testleri ile sendrom teşhisi belirlenebilir. HLA-B27 testi öncelikli olarak yapılabilir. Sonrasında ise idrar ve kan testlerine başvurulur. Bazı durumlarda röntgen ve görüntüleme teknikleri kullanılabilir. Bu noktada enfeksiyon kaynağının araştırılması oldukça önemlidir. 

Reiter sendromundan korunmak için neler yapılır?

Günümüzde yaygın olarak görülen reiter sendromu, bir enfeksiyon sonrasında gelişen otoimmün bir hastalıktır. Enfeksiyonlardan korunmak üzere tedbirler almak çok önemlidir. Bu nedenle cinsel yolla bulaşan hastalıklara karşı tedbirli davranmak, hijyen kurallarına uymak, bağışıklık sistemini güçlendirmek ve sigara ya da alkol tüketimine son vermek gerekir. Erken teşhis ve uygun tedavi yöntemleri oldukça önemlidir. Genetik yatkınlık ve HLA-B27 durumuna bakılması, kontrol edilmesi önerilir. Psikolojik ve fiziksel açıdan sağlıklı olmak dikkate alınması gereken bir diğer önemli husustur. 







Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır. Sayfa içeriğinde tedavi edici sağlık hizmetine yönelik bilgiler içeren ögelere yer verilmemiştir. Tanı ve tedavi için mutlaka hekiminize başvurunuz.