Form devre dışı bırakıldı
Erkeklerde testis sağlığı erkeklerin yaşam kalitesini doğrudan etkileyen önemli bir konudur.
Testis tümörü, erken fark edilmesi halinde tedaviye olumlu yanıt vermesi yüksek bir ihtimaldir.
Testis tümörü, testislerdeki hücrelerin kontrolsüz şekilde çoğalması sonucu oluşan bir kitledir. Testisler erkek üreme sisteminin bir parçasıdır.
Sperm üretimi ve erkeklik hormonu testosteronun salgılanmasından sorumludur. Bu bölgede gelişen tümörler iyi huylu (benign) veya kötü huylu (malign) olabilir.
Testis tümörleri, sperm üreten germ hücrelerinin DNA'sında meydana gelen mutasyonlar ve hücrelerin çoğalması durumudur. Testis tümörleri iki ana gruba ayrılır:
Seminomlar: Daha yavaş büyür. Radyoterapiye duyarlıdır.
Non-seminomlar: Daha hızlı büyür. Farklı alt tipleri vardır. Bu gruba embriyonal karsinom, teratom, koryokarsinom ve yolk sak tümörü gibi türler dahildir.
Testis tümörleri iki ana gruba ayrılır. Germ hücreli ve germ hücreli olmayan tümörler. Germ hücreli tümörler en yaygın olanıdır. Testis tümörlerinin yaklaşık %95'ini oluştururlar. Germ hücreli tümörler kendi içinde iki ana tipe ayrılır. Seminoma ve non-seminoma.
Germ hücreli olmayan tümörler testis dokusundaki diğer hücrelerden kaynaklanır.
Germ Hücreli TümörlerSeminoma: Seminomalar germ hücreli tümörlerin daha yavaş büyüyen türüdür. Yayılma eğilimleri daha azdır. Seminoma tümörleri radyoterapi ve kemoterapiye iyi yanıt verir. Seminomalar klasik seminoma ve spermatositik seminoma olarak ikiye ayrılır. Klasik Seminoma, En sık görülen seminoma türüdür. Genç erişkinlerde daha yaygındır. Spermatositik Seminoma ise daha nadirdir ve çoğunlukla yaşlı erkeklerde görülür.
Non-seminoma: Non-seminoma tümörleri daha hızlı büyür. Yayılma eğilimleri daha fazladır. Genellikle genç erkeklerde ortaya çıkar. Özellikle 20'li yaşlarda.
Germ Hücreli Olmayan Tümörler
Leydig hücreli tümör: Testislerde testosteron üreten Leydig hücrelerinden kaynaklanır. Genellikle iyi huylu olur, ancak nadiren yayılabilir.
Sertoli hücreli tümör: Testislerin yapısını destekleyen Sertoli hücrelerinden gelişir. Leydig hücreli tümörler gibi, genellikle iyi huyludur.
Testislerdeki hücrelerin kontrolsüz bir şekilde çoğalmasına neden olan genetik mutasyonlar, testis tümör oluşumunun temel sebebidir.
Ancak bu mutasyonları neyin tetiklediği tam olarak anlaşılamamıştır. Yine de belirli faktörlerin testis tümörü riskini artırabilir.
Başlıca testis tümörü nedenleri şunlardır:
Doğumdan önce ya da hemen sonra testislerin karın boşluğundan skrotuma (testis torbasına) inmemesi durumudur.
Testislerin doğal konumuna getirilmesi için cerrahi müdahale yapılmış olsa bile, kriptorşidizm hikayesi olan erkeklerde testis tümörü riski normalden daha yüksektir.
Testislerin karın boşluğunda kalması, yüksek sıcaklık nedeniyle hücrelerin anormal şekilde gelişmesine yol açabilir.
Birinci derecede akrabalarında (baba, erkek kardeş) testis tümörü olan erkeklerde risk daha yüksektir.
Testis tümörü en sık 15-35 yaş arası genç erkeklerde görülse de her yaşta ortaya çıkabilir. Bu yaş grubundaki erkekler, özellikle risk altındadır.
Klinefelter sendromu gibi genetik bozukluklar veya testis gelişimiyle ilgili diğer sorunlar, testis tümörü riskini artırabilir.
Bir testisinde tümör olan bir erkeğin diğer testisinde de tümör gelişme riski artar.
Anne karnında veya çocukluk döneminde anormal hormon düzeylerine maruz kalma, ilerleyen yıllarda testis tümörü gelişme riskini artırabilir.
Testis bölgesine doğrudan maruz kalınan radyasyon, testis hücrelerinde mutasyonlara neden olarak tümör gelişimine yol açabilir.
Testis tümörü genellikle erken evrelerde belirgin bir ağrıya neden olmaz. Fark edilmesi zordur.
Ancak bazı yaygın belirtiler mevcuttur ve bunların erken fark edilmesi, tedavinin başarısı açısından büyük önem taşır. Testis tümörünün en yaygın belirtisi, testislerde hissedilen bir kitle veya şişliktir.
Bu, genellikle ağrısızdır ve kişi tarafından elle fark edilebilir. Diğer testis tümörü belirtileri şunlardır:
Testiste bir kitle ya da şişlik en sık görülen belirtidir. Bu kitle genellikle ağrısızdır ve fark edilmesi zaman alabilir. Şişlik genellikle tek bir testiste olur ve anormal bir büyüklük fark edilebilir.
Bazı durumlarda, testis tümörü testislerde hafif bir ağrıya veya rahatsızlık hissine neden olabilir. Bu ağrı sürekli olmayabilir ve zaman zaman kendini gösterebilir.
Skrotumda (testis torbasında) ağırlık hissi testis tümörünün bir diğer belirtisidir. Bu his, özellikle bir testisin diğerine göre daha ağır olduğunun fark edilmesiyle kendini gösterebilir.
Skrotumda, aniden sıvı birikmesi (hidrosel) görülebilir. Bu durum şişkinlik hissiyle birlikte fark edilebilir.
Testis tümörü bazı durumlarda alt karın veya kasık bölgesinde ağrıya neden olabilir. Bu ağrı genellikle tümör büyüdükçe ya da yayılmaya başladığında hissedilir.
Testis tümörü bazı hormonal değişikliklere neden olabilir. Bu durum, erkeklerde göğüslerde hassasiyet, büyüme veya meme dokusunda dolgunluk hissi ile sonuçlanabilir (jinekomasti). Hormon düzeylerindeki değişiklikler, özellikle bazı non-seminoma türlerinde daha sık görülür.
Tümör ilerledikçe, vücutta genel bir halsizlik, yorgunluk ya da enerji kaybı gibi belirtiler de ortaya çıkabilir. Bu genellikle ileri evrelerde görülür.
Tümör, testis dışına yayıldıysa (metastaz), bel ağrısı gibi belirtiler ortaya çıkabilir. Bu yayılım, genellikle tümörün lenf düğümlerine veya vücudun diğer bölgelerine yayılması sonucu meydana gelir.
Testis tümörünün tedavisi, tümörün türüne, evresine, hastanın genel sağlık durumuna ve tümörün yayılıp yayılmadığına bağlı olarak planlanır.
Tedavinin temel amacı, tümörün tamamen ortadan kaldırılması ve hastalığın tekrar etmesini önlemektir.
Testis tümörü, çoğu zaman erken teşhis edildiğinde oldukça yüksek bir tedavi başarısına sahiptir.
Testis tümörü tedavi yöntemleri şunlardır:
Testis Tümörü Ameliyatı (Cerrahi Müdahale): Bu cerrahi işlem hem tümörün ortadan kaldırılmasını sağlar hem de patolojik inceleme için numune alınır, böylece tümör tipi net bir şekilde belirlenir. Testisin alınması, kişinin üreme yeteneğini genellikle tek başına etkilemez, çünkü diğer testis sperm üretimine devam edebilir.
Radyoterapi: Özellikle seminom testis tümörü tedavisi için kullanılır. Tümörün evresine bağlı olarak, cerrahi sonrasında kalan kanserli hücreleri yok etmek amacıyla radyoterapi uygulanabilir. Seminoma türü tümörler, radyasyona duyarlı olduğundan bu tedavi yöntemi oldukça etkilidir.
Kemoterapi: Non-seminoma türü testis tümörleri ve daha ileri evrelerdeki seminomalar için tercih edilir. Kemoterapi genellikle cerrahiden sonra, kanserin yayılmış olma ihtimaline karşı uygulanır. Tümör hücrelerinin kan veya lenf yoluyla vücuda yayılması durumunda etkili bir yöntemdir.
Testis tümörü ameliyatı sonrası iyileşme süreci, uygulanan tedavi yöntemine, tümörün evresine, hastanın genel sağlık durumuna ve tedavinin olası yan etkilerine bağlı olarak değişebilir.
Bu süreç hem fiziksel hem de duygusal yönlerden dikkatli bir takip gerektirir.
Testis tümörü iyileşme sürecini etkileyen faktörler:
Testis Tümörü Ameliyatı (Cerrahi Müdahale) Sonrası İyileşme Süreci: Genellikle birkaç hafta sürer. İlk günlerde testis bölgesinde hafif ağrı, şişlik ve hassasiyet olabilir. Bu durumlar zamanla azalır ve günlük aktivitelere yavaş yavaş geri dönülür. Fiziksel aktiviteden kaçınmak ve doktorun önerdiği dinlenme sürecine uymak önemlidir.
Kemoterapi Sonrası İyileşme Süreci: Bu süreçte, kanser hücrelerini yok ederken sağlıklı hücrelere de zarar verebilir. Bu süreçte saç dökülmesi, yorgunluk, mide bulantısı ve bağışıklık sisteminde zayıflama gibi yan etkiler olabilir. Tedavi bittikten sonra bu yan etkiler geçicidir ve vücut bir süre sonra iyileşmeye başlar. Bağışıklık sistemi birkaç ay içinde güçlenir.
RadyoTerapi Sonrası İyileşme Süreci: Radyoterapiden sonra ciltte hassasiyet, yorgunluk ve tedavi edilen bölgede rahatsızlık olabilir. Radyoterapi de kemoterapi gibi zamanla yan etkilerini azaltır, ancak dinlenmeye özen göstermek gerekir.
Radikal inguinal orşiektomi genellikle 1 saat kadar sürer. Ameliyatın süresi, tümörün boyutuna, hastanın genel sağlık durumuna ve cerrahi ekibin değerlendirmesine bağlı olarak değişiklik gösterebilir.
İlk adım testisin kasık bölgesinden yapılan bir kesi ile çıkarılması ile yapılır. Ameliyat genel anestezi ile yapılır, yani hasta uyutulur ve ağrı hissetmez. Cerrah, kasık bölgesinden yaklaşık 5-10 cm'lik bir kesi açarak kanserli testisi ve çevresindeki dokuyu alır. Ameliyatın amacı, tümörün yayılmasını engellemektir.
Erken teşhis ve doğru tedavi ile başarılı sonuç alınabilir. Ancak geç fark edildiğinde, diğer organlara yayılma riski taşıdığı için tehlikeli olabilir.
Testis tümörü testis kanseri anlamına gelir. Testislerdeki hücrelerin hızlı bir şekilde çoğalıp büyümesi ile olur.
Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır. Sayfa içeriğinde tedavi edici sağlık hizmetine yönelik bilgiler içeren ögelere yer verilmemiştir. Tanı ve tedavi için mutlaka hekiminize başvurunuz.