Form devre dışı bırakıldı
Kitlesel lezyon, insan vücudunun kimi zaman anormal şekilde çalışması sonucu oluşan, hücresel bağlantılardır. Buradaki hücresel bağlamlar çeşitli nedenlere bağlı olarak hasar görür.
Hasar gören dokular ise kitleler oluşturarak lezyon haline gelir. Bu lezyonlar çoğu zaman insan vücudunda yer edinen ve elle fark edilebilen kitleler oluşturur. Oluşan kitleler görüntüleme yöntemleri ile kolay bir şekilde gözlemlenebilir. Gözlemleme şekilleri arasında ultrason, MR, bilgisayarlı tomografi gibi yöntemleri saymak mümkündür. Bu süreç ile lezyonların boyutu ve yapısı incelenerek, tedavi süreci başlatılır.
Her hastalık süreçlerinin birden fazla çeşidi bulunduğu gibi kitlesel lezyonunda birden fazla çeşidi bulunur. Bu lezyonlar vücutta çeşitli hastalıklara sebep vermekle beraber bazı doku değişimlerine de neden oluyor. Değişime neden olan bu lezyonlar iki farklı çeşit ile gruplandırılır.
Bunlar aşağıdaki şekilde sıralanabilir:
Muayene sırasında tehlike arz etmeyen kitlesel lezyon çeşitlerindendir. Bu lezyon çeşidi kişide kolayca fark edilebilir. Aynı zamanda ele gelen ağrısız, yuvarlak ve sert bir yapıda bir özellik gösterir. Kişinin kendisinin de eline kolayca gelerek, hissedilir boyuttadır. Bazı hastalarda çok sıklıkla karşılaşılan belirti olarak morartılar gözükür.
Diğer görülen belirtiler ise şu şekilde sıralanır:
Özellikle kötü huylu kitlesel lezyonlar, iyi huylu olan lezyonlara bakarak bulundukları organ ve dokulara büyük hasarlar verir. Hasar alan dokuların tedavisi ise yoğun ve karmaşık bir süreç taşır. Bu karmaşık süreç içerisinde kişide büyük belirtiler de oluşur.
Bunlar arasında sıklıkla yer alanlar şu şekilde sıralanabilir:
Kitlesel lezyon birçok tanılama süreci ile kolay bir şekilde bulunan hastalık çeşitlerindendir. Bu süreçlerin içerisinde kitlenin içerik yapısı, şekli, kenarları ve çevresindeki dokuları göz önüne alınarak bir tanı konulur.
Çoğunlukla da bireylerin daha önce vücudunda meydana gelmiş bir hastalık sonucunda oluştuğu görülür. Oluşan bu anormal yapı, normal dokularda meydana gelen değişimler ile kötü huylu kitlelere zemin hazırlar.Doktor muayenesi sırasında teşhis edilebilecek lezyonlara, tanı konulması çok kolaydır.
Bu tanılama tekniklerinden bazıları şu şekildedir:
Bu tanılama yöntemleri, uzmanların kitlesel lezyon tanısını belirlemesine yardımcı olur.
Kitlesel lezyonun tedavi sürecinde iyi huylu lezyonlar bazen herhangi bir tedavi yöntemi gerektirmeden kendiliğinden kayboluyorken, bu durum kötü huylu lezyon için aynı değildir. Çünkü bu kitleler kimi zaman kansere yol açacak nitelikte olabilir.
Bu hastalıkla ilgili hemen kötü düşünüp, karalar bağlamadan önce mutlaka uzman bir doktora başvurulmalı ve tavsiyelerine uyulmalıdır. Tedavi yöntemi olarak öncelikle tıbbi uygulamalar yapılır. Daha sonra, gerek duyulursa cerrahi müdahalelerde süreç hızlandırılabilir.
Bu hastalık sürecinin en iyi tedavisi cerrahi yapılandırma olacaktır. Burada cerrahi operasyonlarla birlikte, bir miktar sağlam olan doku alınır ve hastalığın tedavi süreci ayrıntılarla incelenir. İncelenen süreç ile kitlelerin ilerlemesinin nüksetmesi azaltılır. Uygun hastalar ise lokal ile kolayca operasyona alınabilmektedir.
Operasyon öncesi uygulamaya başlamadan önce bölge ve çevresi mutlaka temizlenir ve uyuşturucu ilaçlar sürülür. Bölge uyuştuktan hemen sonra kitleler çıkarılır. Ardından açılan yara dikilir ve pansuman yapılır. Dikişler ise ortalama 7-10 gün sonra alınabilir.
Kitlesel lezyonun tedavi süreci kişiden kişiye değişiklik gösteren bir niteliktedir. Bu değişiklik bireyde yer alan lezyonların büyüklüğü ve riski ile doğru orantılıdır. Çoğu zaman iyi huylu olanlar herhangi bir tedavi gerektirmeksizin kaybolur. Ya da kısa bir tıbbi tedavi ile kolayca iyileşebilir. Fakat ameliyat sürecinden geçen kişi için bunların tam aksi bir süreçtedir.
Hastaların ameliyat sürecinden sonra mutlaka gözetim altında tutulması gerekir. Daha sonra 24-48 saat içerisinde evlerine gönderilebilirler. Bazı ameliyatlarda ise hastanın birkaç gün hareketleri kısıtlanabilir. Çoğu hastalarda yaklaşık olarak 2-3 hafta sonra kişi normal yaşantısına geri dönüyor. Fakat uzun ve yorucu bir cerrahi tedavi durumu söz konusu ise bu durum gözetim altına alınarak daha uzun bir zamana yayılır. Bu sebepten ötürü hastalığın tedavi süreci, kişinin bağışıklık yapısına göre farklılık oluşturur.
Çoğu zaman bu lezyonlar kişinin karşısına zararsız olarak çıkar. Tedavi gerektirmeksizin kendinden iyileşebilir. Ancak bazı kitlesel lezyonlar büyüme eğiliminde olup, kişinin gündelik yaşamını etkileyebilir. Bu sebepten ötürü hastalığın erken tanısı ve tedavisi çok önemlidir. Kendinizde bir belirti hissettiğiniz durumda bunu göz ardı etmemeli ve mutlaka acil bir uzmana görünmelisiniz.
Her kitlesel lezyon riski taşımamaktadır. İnternetten edinilen bilgiler doğrultusunda kendinize herhangi bir tanı koyarak adım atmamalısınız. Burada hastalığın kanser riski taşıyıp taşımadığını ultrason ve biyopsi gibi birçok tıbbi süreçlerle gerçekleştirileceğini bilmelisiniz. Fakat kendinizde hissettiğiniz belirtiyi göz ardı edip ihmal ettiğiniz takdirde, başlangıçta oluşan kitleler ihmalkarlık ile kansere dönüşebilir. Bu nedenle mutlaka erken teşhis için uzmana gözüküp, rutin kontrollerinizi tamamlamalısınız.
Kitlesel lezyonun temizlenme süreci, yapısı ve dokusundaki tahrişlere bağlı olarak değişiklik gösterir. Kişide oluşan kitlesel durum iyi huylu ve zararsız ise herhangi bir temizleme işlemi uygulanmadan, tıbbi bir ilaçla ya da ilaçsız olarak tedavi edilmesi mümkün. Ağır tanılamalarda ise daha çok lazer tedavisi, tıraşlama, ve cerrahi müdahaleler ile temizleme yapılması sağlanır.
Temelde nedenlerinden biri hücre yapısının dokusundaki bozulmalar olarak izlenir. Özellikle hormon düzensizliği yaşayan kişilerde daha çok rastlanmaktadır. Bu hastalığa neden olan başka bir etmen ise kişinin bağışıklık sisteminin altında yatan tıbbi durumlardır. Bunlar; zayıf dolaşım, karaciğer ya da böbrek hastalığı ve kötü bağışıklık sistemi olarak belirlenir.
Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır. Sayfa içeriğinde tedavi edici sağlık hizmetine yönelik bilgiler içeren ögelere yer verilmemiştir. Tanı ve tedavi için mutlaka hekiminize başvurunuz.