Menopoz, yumurtalıklarının hormon üretmeyi bıraktığı ve adet döngüsünün kalıcı olarak sona erdiği dönem olarak tanımlanmaktadır. Dünya genelinde menopozun meydana geldiği yaş 45 ila 55 yaş arası olup, Türkiye de ise menopoz yaşı için ortalama aralık yaklaşık olarak 47-49 yaştır. 40 yaşından önce görülen menopoz ise erken menopoz olarak kabul edilir.
Menopoz, bir kadının hayatında menstruasyonun yani adet döngüsünün sona erdiği dönemdir. Menopoz, adet görmeden 12 ay geçtikten sonra teşhis edilir. Doğal bir biyolojik süreç olarak tanımlanan menopoz dönemi ortalama olarak 40'lı veya 50'li yaşlarda gerçekleşir. Menopoz, genellikle 3 ila 8 yıl arasında devam eden menopoz öncesi dönem olarak adlandırılan bir sürecin sonunda oluşur.
Menopozu işaret eden tipik belirtiler, düzensiz adet görme, adet dönemlerinin normalden daha ağır ya da hafif geçmesi, sıcak basması, gece terlemeleri, cinsel ilişki sırasında rahatsızlığa neden olan vajinal kuruluktur.
Menopoz, olgunlaşarak yumurta ücresini serbest bırakan yumurtalık folikülünün fonksiyonunu kaybetmesi ve buna bağlı dolaşımda ki östrojen seviyesinin düşmesi menopozun nedenidir. Menopoza geçiş kademelidir ve sıklıkla adet döngüsündeki değişiklik ile başlar.
Sıcak basması, vajinal kuruluk, depresyon, adet düzensizliği, libido kaybı, kilo alma, göğüs ağrısı, yorgunluk, saç dökülmesi, uyku sorunları yaşama ve özellikle yüz bölgesi ile göğüslerde kızarıklık menopoz belirtileridir.
Menopoz döneminde görülen en yaygın belirtiler şunlardır:
Menopoz semptomları şunları içerir:
Menopoz döneminde adet kanaması hemen kesilmeyebilir. Progesteron ve östrojen hormonları vücutta düzensiz bir şekilde üretildiğinden adet düzeni değişir ve uzun aralık ya da sık kanamalara neden olur.
Sıcak basması, menopoz döneminin en belirgin belirtileri arasında yer alır. Östrojen hormonundaki düşüş kaynaklı olarak kadınlarda bu dönemde sıcak basmaları görülür. Yüz bölgesinde ya da vücuda yayılma şeklinde görülen sıcak basmasının süresi kişiden kişiye göre farklılık gösterir.
Menopoz dönemi belirtilerinden bir diğer ise gece terlemeleri olarak bilinir. Hormonal değişikliklerden kaynaklı olarak vücut geceleri kadınların ter nedeniyle uyanmasına neden olabilmektedir.
Vajinal kuruluk, menopoz belirtisidir. Vücudun fizyolojik yapısı farklılık gösterdiğinden vajina ıslaklığı azalarak kuruluk meydana gelir. Bu da menopoz döneminde vajinal kuruluğun görülmesine neden olur.
Hormon düzeylerinin azalmasından kaynaklı olarak kadınlarda menopoz dönemi belirtileri arasında cinsel istekte azalma da görülebilir.
Östrojen hormonunun azalması ve az üretilmesine bağlı olarak menopoz dönemine girerken uykuya dalmada zorlu yaşanabilir. Bu da uyuma sürelerinin kısalmasına ve kadınlarda yaşam kalitesinin düşmesine neden olur.
Her ay düzenli olarak gerçekleşen adet kanamalarının yavaşlaması ve sonlanması durumunda kadınların metabolizmasında yavaşlama meydana gelir. Metabolizmanın yavaşlaması ve kilo vermenin zorlaşması menopoz belirtileri arasında yer alır.
Menopoz döneminin bir diğer belirtileri arasında duygu durum değişiklikleri yer alır. Kadınlarda sinirlilik, stres, uykusuzluk, kaygı ve anksiyete görülebilir. Bu durum çoğunlukla hormonlardaki bozulmalardan kaynaklanır.
Menopoza geçiş döneminde sıklıkla uyku sorunları yaşanabilir buna bağlı olarak da kadınlarda baş ağrıları, vücut ağrısı ya da yorgun hissetmeler meydana gelir. Halsiz ve yorgun hissetme, menopoz belirtisi olarak sayılabilmektedir.
Salgılanan hormonların azlığından kaynaklı olarak menopoz belirtileri arasında saç dökülmesi de yer alır. Östrojen ve progesteron hormonlarından kaynaklı olarak saçlarda incelme ve dökülme meydana gelerek saçların uzaması azalmaya başlar.
Menopoz birçok belirtilerle ortaya çıkarak kadınların vücudunda çeşitli etkiler bırakır. Bunlardan bir tanesi de uykusuzluk sonucunda meydana gelen çarpıntı olarak bilinir.
Menopoz döneminde unutkanlık belirtilerinin görülmesi, vücuttaki hormon seviyelerinin düşmesinden kaynaklı olarak ortaya çıkar. Menopoz öncesi olarak bilinen premenopoz döneminde östrojen seviyeleri yükselip, düşerek dengesizlik yaratır. Östrojen bu noktadan hafızayı etkileyen bir hormon olarak bilinir.
Menopoz belirtileri arasında sayılan baş ağrısı, hormon seviyelerindeki dengesizlik ve yaşanan uykusuzluk nedeniyle ortaya çıkar.
Östrojen hormonunun azalması ile birlikte cilt yüzeyinde kurumalar menopoz belirtisi olarak tanımlanabilir. Östrojenin azalması derinin incelmesine, kırışmasına ve sarkmasına neden olur. Bunun yanında ciltte belirgin bir şekilde kuruluk görülmesine ve cildin matlaşmasına sebebiyet verir.
Menopoz döneminin başlamasıyla beraber vajinal bölgedeki dokular zayıflar ve idrar kaçırma gibi belirtiler görülebilir. Menopozda idrar kaçırmanın en önemli nedenleri arasında mesanenin zamansız bir şekilde kasılmasıdır.
Daha uzun veya daha kısa adet döngüleri, adet dönemleri arasında lekelenme veya vajinal kanamadaki değişikliklerin görüldüğü premenopoz dönemi olarak da isimlendirilen erken menopozun ilk belirtileri şunlardır:
Bazı sağlık sorunları ve ilaç kullanımından kaynaklı olaraka kadınlarda yalancı menopoz görülebilir. Bu durum adet döngüsünün bir süre durmasından kaynaklı olarak da ortaya çıkar. Yalancı menopoz belirtileri şu şekilde görülebilir:
35 yaştan sonra kadın ve erkeklerde başlayan kemik kaybı menopoz sonrası ilk 4-8 yılda östrojen düzeyinin azalmasına bağlı olarak hızlanmaktadır. Kayıp fazla olduğunda bu durum osteoporoz olarak adlandırılmakta ve başta kalça, el bileği ve omurga kemiklerinde olmak üzere kemik kırığı riski artmaktadır. Vücuttaki östrojenin azalması, ilerleyen yaşa bağlı olarak yüksek kolesterol, yüksek tansiyon gibi risk faktörlerinin görülme olasılığının artması ve hayatın bu döneminde daha hareketsiz olma gibi risk faktörlerinin bir araya gelmesiyle menopoz dönemindeki kadınlarda kalp krizi ve inme riski artmaktadır.
Menopoz dönemindeki destek tedavisi kişinin özellikleri, medikal geçmişi, şikayetlerinin şiddeti ve yaşam kalitesinin ne kadar etkilendiği, isteği ve beklentileri göz önünde bulundurularak düzenlenmelidir. Vücutta artık az üretilen ya da üretilmeyen hormonların ( östrojen ve gerekli durumlarda progesteron) dışarıdan verilmesi anlamına gelen hormon tedavisi menopoz dönemindeki şikayetleri rahatlatabilmektedir. Bu tedaviler ağızdan alınan tabletler ya da cilde yapıştırılan yamalar, sürülen kremler şeklinde sistemik olarak verilebileceği gibi; bazı durumlarda sadece lokal olarak uygulanan vajinal tabletler ya da kremler kullanılabilmektedir. Vücuda sistemik olarak verilen hormon tedavisi ateş basmalarını, kemik kaybını ve kırık riskini, ayrıca kolon kanseri riskini azaltmaktadır. Hem lokal hem de sistemik tedavi vajinal kuruluğu ve buna bağlı şikayetleri gidermektedir.
Sadece östrojen içeren tedaviler rahim duvarının kalınlaşmasına ve rahim kanserine neden olabilmektedir. Hormon içeren tedaviler ile kalp krizi riskinde, derin ven trombozu ve inme riskinde meme kanseri ve mesane kanseri riskinde hafif artış olabilmektedir. Bu nedenle kişisel özellikler mutlaka değerlendirilmeli gerekli muayeneler ve tetkikler yapılmalı ve uygun kişilerde doktor kontrolünde tedavi başlanmalıdır.
Menopoz sürecinde dengeli ve sağlıklı bir diyet, yeterli kalsiyum ve D vitamini almak, sigara alkol ve diğer toksik maddelerden uzak durmak, yağdan fakir antioksidandan zengin gıdalarla beslenmek önerilmektedir. Ayrıca düzenli egzersiz kemik kaybını yavaşlattığı gibi, aşırı kilo alımını ve buna bağlı olarak gelişebilecek kalp şeker hastalığı gibi hastalıkların riskini azaltmaktadır. Düzenli egzersiz yapan kişilerde depresyon ve bilişsel fonksiyonlarda azalma riski de çok daha düşüktür. İdrar kaçırma şikayetleri olan kişiler pelvik taban kaslarını güçlendiren kegel egzersizlerinden fayda görebilmektedir.
Menopoza girerken hormon seviyeleri değişkenlik gösterdiğinden adet kanamaları düzensiz bir şekilde olur. Bunun yanında lekelenme görülebilir. Bazı aylarda kanama çok şiddetliyken, bazı aylarda ise hafif ve kısa bir şekilde geçer.
Menopoz döneminde östrojen hormonunun azalmasında kaynaklı olarak kaslarda birikmiş olan laktik asit vücuttan kolayca atılmayabilir. Buna bağlı olarak da kasıkta ya da belde ağrılar oluşur.
Menopoza giren kadınlarda doğurganlık ve yumurtlama son bulacağından hamile kalması mümkün olmayabilir.
Doğal biyolojik bir süreç olan menopoz yaşı 45 ile 55 yaşları arasıdır.
Menstrüel kanama düzeninde değişiklik, kısa ya da uzun süreçli kanama, kanama miktarında artış ya da azalma, sıcak basmaları ve gece terlemeleri, uykuya dalmada zorlanma ve uyuma süresinde kısalma ve çarpıntı menopoza girildiğini işaret edebilir.
Menopoz döneminde libidonu ve/veya cinsel dürtüde değişiklik yaşanır. Bazı kadınlar da libido artarken, çoğuluğunda ise düşüş yaşanır.
Kadınların aylık döngülerinde değişiklikler, sıcak basmaları veya diğer semptomların görülebileceği bu noktaya kadar olan yıllara menopoza geçiş veya perimenopoz denir. Menopoza geçiş genellikle 45 ila 55 yaşları arasında başlar. Genellikle yaklaşık yedi yıl sürer ancak 14 yıla kadar uzayabilir ve bunu etkileyen sigara kullanımı, ırk ve etnik köken gibi çeşitli faktörlerdir.
Güncelleme Tarihi : 26 Eylül 2024
Yayınlanma Tarihi: 25 Eylül 2023
Sağlık kütüphanesi içeriklerimiz yalnızca bilgilendirme amaçlı ve kayıt tarihindeki bilimsel verilerle hazırlanmıştır. Sağlığınızla ilgili tüm sorularınız, endişeleriniz, teşhis veya tedavi için mutlaka doktorunuza veya sağlık kuruluşuna başvurunuz.
Dosyalar | ||
---|---|---|
|
DataImage38.
42 b
|