Yukarıda sıralanan bu olağan dışı belirtilerin kalp krizi olduğu düşünülmez ve görmezden gelinebilir. Oysa sessiz kalp krizlerinde özellikle başka hastalıklara yorduğumuz bu belirtilere özellikle dikkat edilmelidir. Sessiz kalp krizi geçiren hastalar o anda kalp krizi geçirdiğini anlamamakla beraber başka bir hekime gittiklerinde öğrenebilirler. Sessiz geçirilen kalp krizini hekim EKG veya kardiyak ultrasonda tespit edebilmektedir. Bazı hastalar da sessiz kalp krizi sonrası aşırı yorgunluk ve nefes darlığı semptomlarını kalıcı olarak yaşayabilmektedir. Fark edilmeyen sessiz kalp krizlerinde kalp herhangi bir tedavi görmediği için kalbin sağlığı riske girer ve fark edilmeden kalp yetersizliğine varan tablolar gözlenebilir.
Sessiz kalp krizinde görülen göğüs ağrısı, sıkışması ve göğüsteki ağırlık pek çok hastalığın belirtisi ile karıştırılabilmekte. Bu sebeple yaşanan göğüs ağrılarını yukarıda sıraladığımız risk faktörlerini de göz önüne getirerek hastaneye başvurmanız kalp sağlığınız için faydalı olacaktır.
Geçirdiği sessiz kalp krizini fark edemeyen ve bir sebepten hekime başvuran hastalara EKG, efor testi, kalp sintigrafisi gibi tetkikler yapılarak kalp damarlarında bir darlık olup olmadığını tespit edilir. Yapılan tetkiklerde bir darlık tespit edildiyse stent – balon gibi yöntemlerle damar darlığı açılır. Bazı vakalarda da cerrahi işlemler yapılır.
Sessiz kalp krizi geçirenlerde daha kötü tablonun oluşmaması için ya da risk faktörü taşıyan bireylerde koruyucu tedaviler mutlaka uygulanmalıdır. Kişilerin sağlık durumlarına bağlı hafif/orta düzey egzersiz yapılmalıdır. Sigara içenler sigarayı bırakma yoluna gitmelidir. Diyabetliler endokrinoloji hekimine gidip uygun bir tedavi planı oluşturmalıdır. Aşırı kilolular kilo vermek için diyetisyen kontrolüne gitmelidir, kendilerine uygun diyet planlanmalıdır.
Sessiz kalp krizi konusunda hastalardan gelen sık soruları cevapladık.
Sessiz kalp krizi uykudayken veya uyanıkken gelişebilir. Kalbe oksijen gitmesini engellediği ve o esnada fark edilmediği için belirgin olan kalp krizi kadar kalbe hasar verebilir.
Hasta, hastaneye başvurduğunda sessiz kalp krizi geçirdiğini bilmese ve söylemese dahi hekim EKG, efor ve benzeri testlerden sessiz kalp krizi geçirdiğini anlamaktadır. Kesin tanı ise anjiyoda konur.
Tütün kullanımı, obezite, hareketsizlik gibi etkenleri ortadan kaldırmadan sadece kan sulandırıcı ilaç kullanarak başta sessiz kalp krizinden ve diğer kalp hastalıklarından korunmak mümkün değildir.