Destek Sitesi platformunda Uzman olmak ister misiniz?

Uzman olmak için Şimdi başvurun.

Mülteci Ergen Bireylerde Bazı Değişkenlere Göre Dijital Oyun Bağımlılığı ve Psikolojik İyi Oluş Düzeylerinin Karşılaştırılması

Oluşturulma tarihi: 18.02.2025 22:13    Güncellendi: 18.02.2025 22:13
Bu nicel çalışma; ergen mültecilerde video oyunu bağımlılığı ve psikolojik iyi oluş arasındaki ilişki araştırılmıştır. Temel değişkenler üç farklı ölçek kullanılarak ölçülmüştür: Kişisel Bilgi Formu; Dijital Oyun Bağımlılığı Ölçeği ve Psikolojik İyi Oluş Ölçeği kullanılmıştır. Araştırmada uygun örneklem yöntemi ile 313 katılımcıya ulaşılmıştır. Araştırmanın evrenini Şanlıurfa ilinde yaşayan mülteci ergenler oluştururken örneklemini 10-21 yaş arası mülteci ergenler oluşturmaktadır.

Araştırma kapsamında elde edilen veriler SPSS 21.0 istatistik paket programı ile analiz edilmiştir. Ölçekler ve demografik değişkenler arası normal dağılıma göre hipotez testleri uygulanmış olup Dijital Oyun Bağımlılığı Ölçeği ve Psikolojik İyi Oluş Ölçeği arası korelasyon analizi yapılmıştır.

Araştırma sonuçlarına göre Dijital Oyun Bağımlılığı ile cinsiyet arası anlamlı bir ilişki tespit edilmezken yaş; eğitim düzeyi; sosyo-ekonomik düzey ve günlük telefon kullanım süresi arası anlamlı bir ilişki tespit edilmiştir. Diğer yandan psikolojik iyi oluş ile cinsiyet; yaş; eğitim düzeyi; sosyo-ekonomik düzey ve günlük telefon kullanım süresi arası anlamlı bir ilişki tespit edilmiştir. Ölçekler arası korelasyon analizine göre Sanal Tolerans ile Psikolojik İyi Oluş ölçeği ve alt boyutları arası negatif yönlü ve anlamlı bir ilişki tespit edilmiştir. Sanal İletişim ile Psikolojik İyi Oluş ölçeği ve alt boyutları arası negatif yönlü ve anlamlı bir ilişki tespit edilmiştir. Son olarak Dijital Oyun Bağımlılığı ile Psikolojik İyi Oluş arası negatif yönlü anlamlı bir ilişki tespit edilmiştir.
GİRİŞ

Gelişen bilgi ve iletişim teknolojisi; günlük yaşamı değiştirmiştir. İnternetin ve sanal ortamın yaşamdaki önem artmıştır. Daha önce sokak ve parklarla geleneksel oyunlar oynayan çocuklar; günümüzde medya ortamlarında bilgisayarda oynamayı tercih etmektedirler (Horzum; Ayas ve Balta; 2008; Gentile; 2009; Yiğit; 2017; Bülbül; Tunç ve Aydil; 2018; Göldağ; 2018). Bu medya oyunların tercihlerin sonucu olarak dünyada dijital oyun bağımlısı olan bireylerin sayısı her geçen gün artmaktadır. Çok önemli sorunlar arasında yer alan dijital oyunlar çocuklar için tehlike olarak görülürken artık orta yaş ve Üzerindeki insanlar için de tehlike oluşturmaktadır. Çocuklar telefon kullanarak; günlük e- postalara göz atarak ve sosyal medya aracılığıyla paylaşımda bulunarak yaşamını sürdürmektedirler (Eryılmaz ve Çukurluöz 2018; s. 890). Griffiths (1995). Saatlerce dijital oyun oynamak bağımlıya yol açabilmektedir (Griffths; 1995).

Amerikan Psikoloji Birliği (2013) tarafından yayınlanan dijital oyun bağımlılıklarının dokuz maddelik kriteri bulunmaktadır. Bu kriterler:

1.Oyun dışındayken bile bilişin oyunla meşgul olması ya da oyunu düşünmesi

2.Günlük yaşamda dijital oyun oynamaya daha fazla gereksinim duyması; internet ortamına girmek istemesi.

3.Sinirlilik; endişeler ve üzüntü gibi yoksunluk belirtileri.

4.Oyunu durdurma veya kısıtlamanın olmaması.

5. İnternet oyunlarını hobi ve eğlenceye tercih etme.

6. Bilinen zararlarına rağmen aşırı kullanmaya devam etme.

7.Başkalarına oyun oynama süresi ile ilgili doğru bilgi vermemek; yanıltıcı bilgi

verme.

8.Sorunlardan kaçınma ya da negatif his halinden sıyrılmak için oyun oynamak.

9.İş; eğitim veya kariyerle ilgili olanakların yitikliği.

Dünya Sağlık Örgütü ne (2018) göre; ayrıntılı teşhis etmek için en az 12 aylık bir gözlem süresi yeterlidir. Toplanan veriler yeterliyse bu süre kısaltılabilir. Avrupa ülkeleri çalışmaları sonucu ile yapılan uygulamalarda dijital oyunlar ve gençlerin zihinsel varoluşlarına olumlu katkı yapmaktadır (Çavuş; Ayhan ve Tuncer; 2016).

Özellikle hiperaktivite ve dikkat eksikliği olan çocuklarda göreve odaklanma; dikkatli olma; verilen komutlara uyum sağlama ve koordinasyonlu el becerileri geliştikleri görülmüştür (Çavuş; Ayhan ve Tuncer; 2016; Yalçın ve Bertiz; 2019).