Adsoptivity : Yüzeyine tutuculuk; yüzeyine yapıştırıcılık özelliği
Adult : Erişkin; yetişkin; olgun
Advantage : Üstünlük
Aerobe : Oksijenli ortamda yaşayan
Aerobic : Oksijen gerektiren; oksijen varlığında oluşan
Aerosol : İtici gaz
Affinity : İlgi; yakınlık
Affinity labeling : Yakınlık etiketi
Aged : Yaşlı
Agent : Ajan; madde
Agglomerate; Aggregate : Yığışmak; kümeleşmek
Agglutination : Kümeleşme
Aggregation : Yığılma; kümelenme
Aging : Yaşlanma; yaşlandırma
Agigate : Çalkalamak; karıştırmak; sallamak
Agitated vessel : Çalkalama kabı
Agitation : Çalkalama; karıştırma
Air : Hava
Air blowing : Hava üfleme; üfleme
Air suction : Hava emme
Alarm : Uyarı
Alcohol : Alkol
Alcoholic : Alkollü içki tutkunu; alkolik
Alcoholic steroid : Alkolik steroid; sterol
Aliment : Besin; yiyecek; gıda
Alimentary : Besinle ilgili; gıdayla ilgili
Alimentation : Beslenme
Aliquot : Sıvı kısım
Alkali : Alkali; baz
Alkaline : Bazik
Alkalinity : Alkalilik; baziklik
Alkalosis : Alkaloz
Alkyl : Alkil
Alkylation : Alkilasyon; alkilleme
Allele : Alel; eş
Allergen : Allerjen; duyarlı
Allergic : Aşırı duyarlı
Allergy : Aşırı duyarlılık
Allosteric : Allosterik; oynak
Allosterism : Allosterizim; oynaklık
Allotropy : Farklı biçimlenme
Allow : İzin vermek
Alloy : Alaşım
Alfa helix : Alfa tipi sarmal
Alternating current : Dalgalı akım
Alternative : Seçenek
Altitute : Rakım; yükseklik
Amalgam : Civalı alaşım
Amorphous : Kendine özgü biçimi olmayan
Amphoteric : Ortamın pH değerine göre asidik veya bazik özellik gösterebilen madde
Amplification : Yükseltme; güçlendirme
Amplifier : Yükseltici; güçlendirici
Amplitude : Genlik
Anabolic : Anabolik; Basit maddelerden karmakarışık maddeler üretme; özelliklede amino asitlerden vücut proteinlerinin oluşturulması
Anabolism : Anabolizma; Basit maddelerden karmakarışık maddeler üretme; özelliklede amino asitlerden vücut proteinlerinin oluşturulması
Anaerobe : Oksijensiz ortamda yaşayan
Anaerobic : Oksijensiz
Analog : Köken veya tür bakımından farklı olmasına karşın aynı işlevi gösteren iki organ veya oluşumdan her biri
Analogy : Köken veya tür bakımından farklı olmasına karşın aynı işlevi gösteren iki organ veya oluşumdan her biri
Analysis : Çözümleme
Analytical : Çözümsel
Analytical chemistry : Analitik kimya; çözümleyici kimya
Analyze : Çözümlemek
Analyzer : Çözümleyici
Anemia : Kansızlık; kan azlığı
Angle : Açı
Angular : Açı ile ilgili
Anharmonic : Ahenksiz; uyumsuz
Anhydride : Susuz; anhidrid
Anhydride bond : Anhidrid bağı
Anhydrous : Susuz; suyu uzaklaştırılmış
Anion : Negatif (-) yüklü iyon
Anisotropic : Anizotropik; Eşyönsüzlük; izotropinin aksine; yön olarak bağımlı olma özelliğidir.
Annealing : Isıtılan DNA’nın yavaşça soğutularak tekrar çift zincirli haline geri dönmesi
Anode : Pozitif (+) artıuç
Antagonizm : Karşıt etki gösteren
Antagonist : Karşıt
Antibiogram : Antibiyotik duyarlılık testi
Antibiotic : Antibiyotik
Antibody : Antikor; kana dışarıdan giren yabancı cisimlere karşı koyan madde
Anticoagulant : Pıhtı önleyici
Anticoagulation : Pıhtı önleme
Anticodon : mRNA'daki kodon dizilişine göre robozomlara aminoasit getiren tRNA'ların özel üçlü nükleotit dizilerine antikodon denir.
Antidiuretic : İşeme önleyici
Antifreeze : Donma önleyici
Antigen¬antibody complex : Antijen’in; serumda kendisine karşı oluşan antikor ile birleşmesi sonucu meydana gelen kompleks; bağışıklık kompleksi; immün kompleks; antijen - antikor kompleksi
Antigen¬antibody reaction : Antijen’in; serumda kendisine karşı oluşan antikor ile birleşmesi sonucu meydana gelen tepkime; bağışıklık tepkimesi; immün tepkime; antijen - antikor tepkimesi
Antimetabolite : Enzim molekülünde koenzim veya substrat durumundaki esas metabolitin yerini alarak enzimin bloke olmasına neden olan ilaç veya zehir.
Antimatter : Karşıt madde
Antiparallel : Antiparalel
Antiparallel spin : Antiparalel dönme
Apo : -den; -dan; uzaklaşan; giden; ayrılma; uzak; uzakta anlamları veren önek
Apoenzyme : Koenzimle birleşerek aktif enzimi oluşturan enzimin faal olmayan protein kısmı
Apparatus : Cihaz; aygıt
Apparent : Bariz; Görünen
Application : Uygulama
Applicator : Uygulayıcı
Applied : Uygulamalı; uygulanmış
Approach : Yaklaşmak; yaklaşım
Approximately : Yaklaşık
Aqua fortis : Nitrik asit; kezzap
Aquerous : Sulu
Arbitrary : Keyfi; kendince; gelişigüzel
Area : Alan
Arrangement : Hakemlik; yönetme; düzenleme
Artery : Atardamar
Artificial : Yapay; suni
Ascending : Yükselen; çıkan
Ash : Kül
Aspirate : Aspire etmek; emmek
Aspirator : Aspiratör; emen cihaz
Assay : Tahlil; analiz
Assembly : Kurul
Association : Dernek; ortaklık; bir araya gelme
Assume : Varsaymak
Assumption : Varsayım
Asymmetric : Asimetrik; simetrik olmama durumu
Asymmetry : Simetrik olmama durumu; herhangi bir eksende iki tarafın ayna görüntüsü yaratmadığı ve birbirinden alakasız olduğu durum
Asynchronous : Eş zamanlı olmayan
Atherosclerosis : Damar sertliği
Atmosphere : Yeryüzünü saran hava katmanı
Atmospheric distilation : Açık damıtma
Atom : Atom veya zerre; bilinen evrendeki bütün maddenin kimyasal ve fiziksel niteliklerini taşıyan en küçük yapı taşıdır. Atom kelimesi Grekçe bölünemez anlamına gelen atomus kelimesinden türemiştir.
Atomization : Atomizasyon; sıvı ve gazların bir basınç altında mikron boyutunda küçük zerreciklere ayrılması işlemidir. Atomizasyonu sağlayan basınç yine su veya gazlar kullanılarak üretilir.
Atomizer : Pülverizatör; püskürteç; fıs fıs
Attachment : Bağlılık; tutunma; tutturma
Attenuation : Zayıflaştırma; güçsüzleştirme
Attraction : Çekim; çekme
Attractive : Çekici
Audibility : Duyulabilirlik; işitilebilirlik
Auto : Kendi; oto
Automatic : Otomatik; kendiliğinden
Automation : Otomsayon; kendi kendine
Autonomy : Özerklik
Autotroph : Ototrof; Yaşamsal etkinliklerini sürdürebilmek için ihtiyaç duydukları bütün organik bileşikleri; doğrudan doğruya inorganik bileşikleri sentezleyerek kendisi elde eden
Autotrophy : Kendi kendini besleyen
Auxillary : Yardımcı; ek; yan
Auxillary equipment : Yardımcı donatım; ek donatım
Availability : Varlık; mevcudiyet; bulunabilirlik
Availment : Kullanım
Average : Ortalama
Background count : Taban sayımı
Back mutation : Geri mutasyon
Bacteriophage : Bakteriyofaj; bakteri yiyen
Bag : Torba
Balance : Denge
Balanced equation : Denge denklemi
Band : Şerit; kuşak
Band spectrum : Band spektrumu
Barrier : Engel
Basal metabolism : Bazal metabolizma; canlının tam dinlenme sırasında kas hareketi yapmadan; vücuttaki canlılık olaylarının sürmesi için gereken enerjiyi sağlayan metabolizmaya bazal metabolizma denir.
Base : Baz; temel; taban
Base analog : Baz türevi
Baseline : Temel
Base pair : Çift bazlı
Basicity : Bazlık
Bath : Banyo
Beam : Işın
Belt : Kemer
Benign : İyi huylu
Beta helix : Beta ¬tipi sarmal
Bibliography : Kaynakça
Bilayer : İki katmanlı
Bile : Safra; öd
Bile acid : Safra asidi; öd asidi
Bile salt : Safra tuzu; öd tuzu
Binary : İkili
Binary mixture : İkili karışım
Binder : Bağlayıcı
Binding : Bağlanma
Binding site : Bağlanma bölgesi
Bio : Canlı; diri; biyo
Biochemistry : Biyokimya; yaşam kimyası
Bioenergetics : Biyoenerjetik; biyolojik sistemlerdeki enerji dönüşümünü tanımlamak için kullanılan bir terimdir. Hücrelerin serbestçe enerji ve madde alışverişinde bulunan açık bir sistemi çevresi ile temsil ettiği düşüncesini içerir.
Biogenesis : Biyogenez; her canlı varlığın yine canlı bir varlıktan oluştuğu kuramı.
Biomolecule : Canlılarda yer alan moleküllere verilen ad.
Biopolymer : Biyopolimerler; canlı organizmalar tarafından üretilen biyomateryal ve polimerlerdir; başka bir deyişle; bunlar polimerik biyomoleküllerdir.
Biosynthesis : Küçük moleküllerin enzimler aracılığı ile birleştirilerek büyük moleküllerin sentezlenmesi olayının canlı organizma içinde meydana gelmesi olayı.
Biotic : Biyotik faktörler veya biyotik bileşenler; başka bir organizmayı etkileyen veya ekosistemi şekillendiren herhangi bir canlı faktör olarak tanımlanır.
Bivalent : İki değerli
Bleaching : Ağartma
Blender : Parçalayıcı
Blending : Karıştırma; parçalama
Blocker : Engelleyici; önleyici
Blocking agent : Engelleyici madde; önleyici madde
Blood : Kan
Blood circulation : Kan dolaşımı
Blood stream : Kan akımı; kan dolaşımı
Blower : Üfleyici
Body : Gövde
Boiling : Kaynama
Bond : Bağ
Bottle : Şişe
Boundary : Sınır
Boundary layer : Sınır katman; uç katman
Branch : Dal; şube
Branching : Dallanma
Breeding : Yetiştirme; üretme
Brightness : Parlaklık
Bubble : Baloncuk; kabarcık; balon
Buffer : Tampon
Building block : Yapı taşı
Bulk : Toplu; yığın; gövde yoğunluğu
Bulky : Hantal; yapılı
Bunsen burner : Bunsen ocağı
Burner : Brulör; yakıcı; ocak
By¬pass : Köprüleme
By¬product : Yan ürün
Calcification : Kireçlenme
Calibration : Ayarlama; kalibrasyon
Calibration curve : Ayarlama eğrisi
Calori : ısı; sıcaklık
Caloric : Isı ile ilgili; kalori ile ilgili
Caloric power : Isı gücü
Caloric value : Isı değeri
Calorie : Isı; sıcaklık
Calorimeter : Isı ölçer
Canal : Kanal; oluk
Capacitor : Kapasitör veya kondansatör; elektronların kutuplanıp elektriksel yükü elektrik alanın içerisinde depolayabilme özelliklerinden yararlanılarak bir yalıtkan malzemenin iki metal katman arasına yerleştirilmesiyle oluşturulan temel elektrik ve elektronik devre elemanıdır.
Capacity : Kapasite; hacim; sığa
Capillarity : Kılcallık
Capillary : Kılcal
Capture : Yakalamak; kapmak
Carrier : Taşıyıcı
Caryo : Çekirdek anlamına gelen önek
Caryokinesis : Çok hücreli canlılarda hücrenin belli evrelerden geçerek çoğalması
Caryolymph : Çekirdek sıvısı
Caryon : Çekirdek
Caryoplasm : Çekirdek plazması
Caryosome : Karyozom; Çekirdek içinde bulunan özel kromatin topluluğu
Caryotin : Karyotin; Karyotin; hücre çekirdeğinin sürdürülebilir; retiküler; malzemesi olarak tanımlanır.
Catabolic : Yıkımla ilgili
Catabolism : Yıkım
Catabolite : Yıkım ürünü
Catalysis : Kimyasal bir tepkimeye girmiyormuş gibi görünen bir maddenin; hiçbir değişmeye uğramadan; tepkimenin olmasını ya da tepkimenin hızının değişmesini sağlayan etkisi
Catalyst : Katalizör; Kimyasal bir reaksiyonu hızlandıran madde; enzim.