Destek Sitesi platformunda Uzman olmak ister misiniz?

Uzman olmak için Şimdi başvurun.

Biyokimya Terimleri

Oluşturulma tarihi: 18.02.2025 22:13    Güncellendi: 18.02.2025 22:13
BİYOKİMYA TERİMLERİ
BİYOKİMYA VE LABORATUVAR ANALİZ TERİMLERİ
Abbreviation : Kısaltma

Aberration : Sapma

Ability : Yetenek

Abiotic : Canlı olmayan; hayat dışı

Abnormal : Anormal; normal olmayan

Abrasion : Aşınma

Abrasive : Aşındırıcı

Abridge : Kısaltmak; özetlemek

Abridgement : Kısaltma; özet

Abscess : apse

Abscissa : Yatay çizgi

Absolute alcohol : Saf alkol

Absorbance : Soğurma; emme

Absorbance measurement : Soğurma ölçümü

Absorbance region : Soğurma bölgesi

Absorbant : Soğuran; soğurucu

Absorption : Soğurma; emilme

Absorption coefficient : Soğurma katsayısı

Absorption spectrum : Soğurma görüngesi

Absorptivity : Soğurma durumu

Abstract : Özet

Abundance : Bolluk; çokluk

Abundant : Bol; çok

Acceleration : Hızlandırma

Accelerator : Hızlandırıcı

Acceptor : Alıcı

Acceptory control : Alıcı düzeyinde kontrol

Accessibility : Ulaşılabilirlik; erişilebilirlik

Accessory : Eklenik; yardımcı

Accomodation : Uyuma

Accumulate : Biriktirmek; toplamak

Accumulation : Birikme; birikim; toplama

Accumulator : Akümülatör; Biriktirici cihaz

Accuracy : Doğruluk

Accurate : Doğru

Acetly CoA : Asetil KoA

Acid : Asit

Acidification : Asitlendirme; asitleştirme

Acidimetry : Asit ölçümü

Acidity : Asitlik

Acidosis : Asidoz

Acquired : Edinilmiş; kazanılmış

Act : Etkilemek

Action : Eylem; etki

Activated : Aktif; etkinleşmiş; etkinleştirilmiş

Activated state : Aktif durum; etkinleşmiş durum

Activation : Etkinleşme; etkinleştirme

Activator : Etkinleştirici

Active : Aktif; etkin

Active site : Etkin bölge

Active transport : Aktif taşınma

Activity : Etkinlik

Actual : Güncel; gerçek

Acute : Akut; yeni; yoğun etkili

Adaptation : Uyum

Adaptor : Uyarlayıcı

Add : Eklemek; katmak

Addition : Ekleme; katma; toplama

Addictive : Bağımlılık yapan

Addictivity : Bağımlılık yapma özelliği

Adduct : Eklenti

Adhere : Bağlı kalmak

Adhesion : Yapışma

Adhesive : Yapışkan

Adhesiveness : Yapışkanlık

Adiabatic : Isı almayan; Isısız

Adipocyte : Yağ hücresi

Adipose tissue : Yağ dokusu

Adjoint : Eklenmiş; eklenik

Adjuvant : Eklenmiş madde; destekleyici madde

Administration : Yönetim

Adolescence : Ergenlik

Adolescent : Ergen

Adoptive : Benimsenmiş

Adsorbate : Kendi yüzeyine tutturan; kendi yüzeyine yapıştıran

Adsorbent : Kendi yüzeyine tutturan madde; kendi yüzeyine yapıştıran madde

Adsorption : Yüzeyine tutturma;yüzeyine yapıştırma

Adsoptivity : Yüzeyine tutuculuk; yüzeyine yapıştırıcılık özelliği

Adult : Erişkin; yetişkin; olgun

Advantage : Üstünlük

Aerobe : Oksijenli ortamda yaşayan

Aerobic : Oksijen gerektiren; oksijen varlığında oluşan

Aerosol : İtici gaz

Affinity : İlgi; yakınlık

Affinity labeling : Yakınlık etiketi

Aged : Yaşlı

Agent : Ajan; madde

Agglomerate; Aggregate : Yığışmak; kümeleşmek

Agglutination : Kümeleşme

Aggregation : Yığılma; kümelenme

Aging : Yaşlanma; yaşlandırma

Agigate : Çalkalamak; karıştırmak; sallamak

Agitated vessel : Çalkalama kabı

Agitation : Çalkalama; karıştırma

Air : Hava

Air blowing : Hava üfleme; üfleme

Air suction : Hava emme

Alarm : Uyarı

Alcohol : Alkol

Alcoholic : Alkollü içki tutkunu; alkolik

Alcoholic steroid : Alkolik steroid; sterol

Aliment : Besin; yiyecek; gıda

Alimentary : Besinle ilgili; gıdayla ilgili

Alimentation : Beslenme

Aliquot : Sıvı kısım

Alkali : Alkali; baz

Alkaline : Bazik

Alkalinity : Alkalilik; baziklik

Alkalosis : Alkaloz

Alkyl : Alkil

Alkylation : Alkilasyon; alkilleme

Allele : Alel; eş

Allergen : Allerjen; duyarlı

Allergic : Aşırı duyarlı

Allergy : Aşırı duyarlılık

Allosteric : Allosterik; oynak

Allosterism : Allosterizim; oynaklık

Allotropy : Farklı biçimlenme

Allow : İzin vermek

Alloy : Alaşım

Alfa helix : Alfa tipi sarmal

Alternating current : Dalgalı akım

Alternative : Seçenek

Altitute : Rakım; yükseklik

Amalgam : Civalı alaşım

Amorphous : Kendine özgü biçimi olmayan

Amphoteric : Ortamın pH değerine göre asidik veya bazik özellik gösterebilen madde

Amplification : Yükseltme; güçlendirme

Amplifier : Yükseltici; güçlendirici

Amplitude : Genlik

Anabolic : Anabolik; Basit maddelerden karmakarışık maddeler üretme; özelliklede amino asitlerden vücut proteinlerinin oluşturulması

Anabolism : Anabolizma; Basit maddelerden karmakarışık maddeler üretme; özelliklede amino asitlerden vücut proteinlerinin oluşturulması

Anaerobe : Oksijensiz ortamda yaşayan

Anaerobic : Oksijensiz

Analog : Köken veya tür bakımından farklı olmasına karşın aynı işlevi gösteren iki organ veya oluşumdan her biri

Analogy : Köken veya tür bakımından farklı olmasına karşın aynı işlevi gösteren iki organ veya oluşumdan her biri

Analysis : Çözümleme

Analytical : Çözümsel

Analytical chemistry : Analitik kimya; çözümleyici kimya

Analyze : Çözümlemek

Analyzer : Çözümleyici

Anemia : Kansızlık; kan azlığı

Angle : Açı

Angular : Açı ile ilgili

Anharmonic : Ahenksiz; uyumsuz

Anhydride : Susuz; anhidrid

Anhydride bond : Anhidrid bağı

Anhydrous : Susuz; suyu uzaklaştırılmış

Anion : Negatif (-) yüklü iyon

Anisotropic : Anizotropik; Eşyönsüzlük; izotropinin aksine; yön olarak bağımlı olma özelliğidir.

Annealing : Isıtılan DNA’nın yavaşça soğutularak tekrar çift zincirli haline geri dönmesi

Anode : Pozitif (+) artıuç

Antagonizm : Karşıt etki gösteren

Antagonist : Karşıt

Antibiogram : Antibiyotik duyarlılık testi

Antibiotic : Antibiyotik

Antibody : Antikor; kana dışarıdan giren yabancı cisimlere karşı koyan madde

Anticoagulant : Pıhtı önleyici

Anticoagulation : Pıhtı önleme

Anticodon : mRNA'daki kodon dizilişine göre robozomlara aminoasit getiren tRNA'ların özel üçlü nükleotit dizilerine antikodon denir.

Antidiuretic : İşeme önleyici

Antifreeze : Donma önleyici

Antigen¬antibody complex : Antijen’in; serumda kendisine karşı oluşan antikor ile birleşmesi sonucu meydana gelen kompleks; bağışıklık kompleksi; immün kompleks; antijen - antikor kompleksi

Antigen¬antibody reaction : Antijen’in; serumda kendisine karşı oluşan antikor ile birleşmesi sonucu meydana gelen tepkime; bağışıklık tepkimesi; immün tepkime; antijen - antikor tepkimesi

Antigen¬binding capacity : Antijen bağlama kapasitesi

Antimetabolite : Enzim molekülünde koenzim veya substrat durumundaki esas metabolitin yerini alarak enzimin bloke olmasına neden olan ilaç veya zehir.

Antimatter : Karşıt madde

Antiparallel : Antiparalel

Antiparallel spin : Antiparalel dönme

Apo : -den; -dan; uzaklaşan; giden; ayrılma; uzak; uzakta anlamları veren önek

Apoenzyme : Koenzimle birleşerek aktif enzimi oluşturan enzimin faal olmayan protein kısmı

Apparatus : Cihaz; aygıt

Apparent : Bariz; Görünen

Application : Uygulama

Applicator : Uygulayıcı

Applied : Uygulamalı; uygulanmış

Approach : Yaklaşmak; yaklaşım

Approximately : Yaklaşık

Aqua fortis : Nitrik asit; kezzap

Aquerous : Sulu

Arbitrary : Keyfi; kendince; gelişigüzel

Area : Alan

Arrangement : Hakemlik; yönetme; düzenleme

Artery : Atardamar

Artificial : Yapay; suni

Ascending : Yükselen; çıkan

Ash : Kül

Aspirate : Aspire etmek; emmek

Aspirator : Aspiratör; emen cihaz

Assay : Tahlil; analiz

Assembly : Kurul

Association : Dernek; ortaklık; bir araya gelme

Assume : Varsaymak

Assumption : Varsayım

Asymmetric : Asimetrik; simetrik olmama durumu

Asymmetry : Simetrik olmama durumu; herhangi bir eksende iki tarafın ayna görüntüsü yaratmadığı ve birbirinden alakasız olduğu durum

Asynchronous : Eş zamanlı olmayan

Atherosclerosis : Damar sertliği

Atmosphere : Yeryüzünü saran hava katmanı

Atmospheric distilation : Açık damıtma

Atom : Atom veya zerre; bilinen evrendeki bütün maddenin kimyasal ve fiziksel niteliklerini taşıyan en küçük yapı taşıdır. Atom kelimesi Grekçe bölünemez anlamına gelen atomus kelimesinden türemiştir.

Atomization : Atomizasyon; sıvı ve gazların bir basınç altında mikron boyutunda küçük zerreciklere ayrılması işlemidir. Atomizasyonu sağlayan basınç yine su veya gazlar kullanılarak üretilir.

Atomizer : Pülverizatör; püskürteç; fıs fıs

Attachment : Bağlılık; tutunma; tutturma

Attenuation : Zayıflaştırma; güçsüzleştirme

Attraction : Çekim; çekme

Attractive : Çekici

Audibility : Duyulabilirlik; işitilebilirlik

Auto : Kendi; oto

Automatic : Otomatik; kendiliğinden

Automation : Otomsayon; kendi kendine

Autonomy : Özerklik

Autotroph : Ototrof; Yaşamsal etkinliklerini sürdürebilmek için ihtiyaç duydukları bütün organik bileşikleri; doğrudan doğruya inorganik bileşikleri sentezleyerek kendisi elde eden

Autotrophy : Kendi kendini besleyen

Auxillary : Yardımcı; ek; yan

Auxillary equipment : Yardımcı donatım; ek donatım

Availability : Varlık; mevcudiyet; bulunabilirlik

Availment : Kullanım

Average : Ortalama

Background count : Taban sayımı

Back mutation : Geri mutasyon

Bacteriophage : Bakteriyofaj; bakteri yiyen

Bag : Torba

Balance : Denge

Balanced equation : Denge denklemi

Band : Şerit; kuşak

Band spectrum : Band spektrumu

Barrier : Engel

Basal metabolism : Bazal metabolizma; canlının tam dinlenme sırasında kas hareketi yapmadan; vücuttaki canlılık olaylarının sürmesi için gereken enerjiyi sağlayan metabolizmaya bazal metabolizma denir.

Base : Baz; temel; taban

Base analog : Baz türevi

Baseline : Temel

Base pair : Çift bazlı

Basicity : Bazlık

Bath : Banyo

Beam : Işın

Belt : Kemer

Benign : İyi huylu

Beta helix : Beta ¬tipi sarmal

Bibliography : Kaynakça

Bilayer : İki katmanlı

Bile : Safra; öd

Bile acid : Safra asidi; öd asidi

Bile salt : Safra tuzu; öd tuzu

Binary : İkili

Binary mixture : İkili karışım

Binder : Bağlayıcı

Binding : Bağlanma

Binding site : Bağlanma bölgesi

Bio : Canlı; diri; biyo

Biochemistry : Biyokimya; yaşam kimyası

Bioenergetics : Biyoenerjetik; biyolojik sistemlerdeki enerji dönüşümünü tanımlamak için kullanılan bir terimdir. Hücrelerin serbestçe enerji ve madde alışverişinde bulunan açık bir sistemi çevresi ile temsil ettiği düşüncesini içerir.

Biogenesis : Biyogenez; her canlı varlığın yine canlı bir varlıktan oluştuğu kuramı.

Biomolecule : Canlılarda yer alan moleküllere verilen ad.

Biopolymer : Biyopolimerler; canlı organizmalar tarafından üretilen biyomateryal ve polimerlerdir; başka bir deyişle; bunlar polimerik biyomoleküllerdir.

Biosynthesis : Küçük moleküllerin enzimler aracılığı ile birleştirilerek büyük moleküllerin sentezlenmesi olayının canlı organizma içinde meydana gelmesi olayı.

Biotic : Biyotik faktörler veya biyotik bileşenler; başka bir organizmayı etkileyen veya ekosistemi şekillendiren herhangi bir canlı faktör olarak tanımlanır.

Bivalent : İki değerli

Bleaching : Ağartma

Blender : Parçalayıcı

Blending : Karıştırma; parçalama

Blocker : Engelleyici; önleyici

Blocking agent : Engelleyici madde; önleyici madde

Blood : Kan

Blood circulation : Kan dolaşımı

Blood stream : Kan akımı; kan dolaşımı

Blower : Üfleyici

Body : Gövde

Boiling : Kaynama

Bond : Bağ

Bottle : Şişe

Boundary : Sınır

Boundary layer : Sınır katman; uç katman

Branch : Dal; şube

Branching : Dallanma

Breeding : Yetiştirme; üretme

Brightness : Parlaklık

Bubble : Baloncuk; kabarcık; balon

Buffer : Tampon

Building block : Yapı taşı

Bulk : Toplu; yığın; gövde yoğunluğu

Bulky : Hantal; yapılı

Bunsen burner : Bunsen ocağı

Burner : Brulör; yakıcı; ocak

By¬pass : Köprüleme

By¬product : Yan ürün

Calcification : Kireçlenme

Calibration : Ayarlama; kalibrasyon

Calibration curve : Ayarlama eğrisi

Calori : ısı; sıcaklık

Caloric : Isı ile ilgili; kalori ile ilgili

Caloric power : Isı gücü

Caloric value : Isı değeri

Calorie : Isı; sıcaklık

Calorimeter : Isı ölçer

Canal : Kanal; oluk

Capacitor : Kapasitör veya kondansatör; elektronların kutuplanıp elektriksel yükü elektrik alanın içerisinde depolayabilme özelliklerinden yararlanılarak bir yalıtkan malzemenin iki metal katman arasına yerleştirilmesiyle oluşturulan temel elektrik ve elektronik devre elemanıdır.

Capacity : Kapasite; hacim; sığa

Capillarity : Kılcallık

Capillary : Kılcal

Capture : Yakalamak; kapmak

Carrier : Taşıyıcı

Caryo : Çekirdek anlamına gelen önek

Caryokinesis : Çok hücreli canlılarda hücrenin belli evrelerden geçerek çoğalması

Caryolymph : Çekirdek sıvısı

Caryon : Çekirdek

Caryoplasm : Çekirdek plazması

Caryosome : Karyozom; Çekirdek içinde bulunan özel kromatin topluluğu

Caryotin : Karyotin; Karyotin; hücre çekirdeğinin sürdürülebilir; retiküler; malzemesi olarak tanımlanır.

Catabolic : Yıkımla ilgili

Catabolism : Yıkım

Catabolite : Yıkım ürünü

Catalysis : Kimyasal bir tepkimeye girmiyormuş gibi görünen bir maddenin; hiçbir değişmeye uğramadan; tepkimenin olmasını ya da tepkimenin hızının değişmesini sağlayan etkisi

Catalyst : Katalizör; Kimyasal bir reaksiyonu hızlandıran madde; enzim.

Catalytic : Kataliz ile ilgili

Catalytic level : Kataliz düzeyi; kataliz seviyesi

Catalytic reaction : Kataliz tepkimesi

Catalytic site : Katalitik bölge

Catalyze : Tepkimeyi hızlandırmak

Catalyzer : Tepkimeyi hızlandırıcı

Cathode : Eksi (-) uç

Cathode rays : Katot ışınları; eksi ( -) uç ışınları

Cation : Bir çözeltinin elektrolizi sırasında eksi (-) uçta toplanan iyon.

Cavity : Boşluk

Cell : Hücre

Cell culture : Hücre kültürü; hücre ekimi; doku ekimi

Cell cycle : Hücre döngüsü

Cell division : Hücre bölünmesi

Cell fractionation : Hücre parçalanması

Cell line : Hücre çizgisi

Cell membrane : Hücre zarı

Cellular : Hücresel

Cellular immunity : Hücresel bağışıklık

Cell wall : Hücre duvarı

Center : Merkez

Central : Merkezi; merkez ile ilgili

Centrifugal : Merkezden uzaklaşan; merkezden çevreye doğru ha