AİLE ve AİLE SORUNLARI
Özgüven (2000);aile tanımını; karı-kocanın yasal ve kültürel bağlara uyarak kurdukları; aynı çatı altında yaşayan ve toplumun üreme; çoğalma; sevme- sevilme; ait olma; kendini geliştirme ve gerçekleştirme; sosyal huzuru sağlama gibi birçok biyolojik; psikolojik ve sosyal ihtiyacını karşılayan en küçük “birlik” olarak yapmıştır.
Aile toplumun en küçük yapı taşıdır. Güçlü aile yapısı; güçlü bir toplum için gereklidir. Kültürel anlamda baktığımızda hem Türk kültürü hem de Gaziantep kültürü aileye çok önem vermektedir. Aile bireylerin güvenli limanı; paylaşım alanı olarak görmektedir. Aileni bir önemli görevde neslin devam ettirecek birim olarak görmektedir. Ailenin bu kadar önemli olması aile bireylerinin de görev ve sorumluluklarını arttırmaktadır. Aile üyelerinin hem bireysel hem aile içi hem de toplumsal görevlerini yerine getirerek bir dinamizm kazandırmalıdır. Aile bireylerinin bu mücadele için hem bireysel hem de ailesel anlamda sağlıklı kalabilmeleri gerekmektedir.
Aile olgusu sürecinde tam olarak aile olmayı başarmaya çalışan aile üyeleri bireysel ve ailesel sorunlarla karşı karşıya kalmaktadır. Bireysel olarak kendi farkındalık düzeyinin az olması; bireysel olarak kendini tanıyamaması; evlilik ile ilgili beklentilerinin rasyonel olmaması vb. bir çok sorunla karşılaşabilir. Ailesel sorunlar ile; sağlıklı bir iletişim yapısının oluşmaması; aile rolleri ve sınırlarının tanımlanmadan hareket etme çabası; ailesel etkinliklerin az olması; duygusal farkındalığın az olması vb bir çok sorun gündeme gelmektedir.
Aile sorunları arasındaki en önemli sorunların başında ‘iletişim’ gelmektedir. Aile bireylerinin sağlıklı bir iletişim yapısında olmaması; sorunları çözmek yerine işin içinden çıkılmaz hale getirmektedir.
Sağlıksız aile yapısında görülen iletişim şekli;
• Empati yapmadan kendi isteğinde diretme
• Neden? Niye? gibi yargılayıcı bir dile sahip olma
• Kabul edici bir iletişim şekli değil de ‘haklı ’ ‘haksız’ arama çabası
• Karşıyı dinlenmeden kendi düşünce yapısını karşıya empoze etme
• Sert ve duygusal söylemlerden yoksun bir üslup olarak söyleyebiliriz.
Sağlıklı aile yapısında görülen iletişim şekli;
• Empatik bir yaklaşım
• Kabul edici ve sorun çözme üzerine kurulu bir yaklaşım
• Ben dili kullanarak ifade edici bir yaklaşım
• Yargılamadan uzak bir yaklaşım
• Dinlemek ve anlamak üzerine kurulu bir yaklaşım
• Duygularını daha rahat ifade ederek karşı tarafa ne hissettirdiğini belli eden bir yaklaşım olarak söyleyebiliriz.
Aile sorunları arasındaki bir diğer önemli sorun ise ‘Ritüeller’ dediğimiz aile üyelerini birlikte vakit geçirerek aktive yapmalarıdır. Aile bağlarının güçlenmesi ve gelişmesi için ailenin bu tarz sosyal aktiviteye ihtiyacı vardır. Zorlu bir yaşam mücadelesinde aile üyeleri iş hayatını ve stresini fazla yaşayarak aileyi ihmal etmektedir. Buda aile paylaşımını en aza indirgeyerek aile yapısına ciddi zararlar vermektedir. Ebeveynlerin iş hayatı; çocukların teknolojik çağında zararlı alışkanları olan tablet; telefon ile oyun hayatı aile üyelerini birbirinden koparmaktadır. Buda aile olgusunu zayıflatıp aileyi dağılma aşamasına getirebilmektedir. Ritüeller ailenin paylaşımlarının artması ve aile üyelerinin birbirinin varlığının ve ne durumda olduğunun farkına varması için olmazsa olması durumundadır.
Aile danışmanlığı hizmeti ailenin içinde bulunduğu sorunları en aza indirgeyerek aile yapısını güçlendirmeye yönelik çalışma yapılmasıdır. Ailenin eksik yönlerinin bilmesi; gerek bireysel gerekse ailesel farkındalığın artması aile huzurlu geleceği için çok önemlidir. Huzurlu ve sağlıklı bir aile toplumun refahı için gereklidir.