Teknoloji ile birlikte değişen ve gelişen toplumumuzda aile fertlerinin neredeyse hepsi interneti aktif bir şekilde kullanmaktadır. İlkokul çağından itibaren herkesin cebine girecek kadar ufalan bu teknoloji ile birlikte aile kurumunda da elbette değişiklikler olmuştur ve olmaya devam edecektir. Herkesin tıpkı bir kimlik gibi sosyal medya hesabı edindiği şu zamanda sosyal medyanın ailenize veya size etkilerini hiç düşündünüz mü? Sosyal medyada çok vakit geçirmeye başladıktan sonra hayatınızda neler değişti?
Çocuklar eve döndükleri gibi online oyunlarının başına geçmeye başladı; çünkü eski zamanlardaki gibi sokakta top peşinde koşturamıyorlardı onlar da sanalda devlet kurmaya; savaşlara katılmaya başladılar. Gittikçe gelişen online oyunlarla birlikte hem oyun ihtiyacını giderebiliyorlar hem de sesli bir şekilde arkadaşlarıyla konuşarak sosyalleşme ihtiyacını giderebiliyorlar. Ya da giderdiğini sanıyorlar? Sosyalleşmek demek telefonun ucundaki biriyle online oyun hakkında konuşmak mıdır? Ya da oyun oynamak ne zamandır internetin karşısında oturarak yapılıyor? Çocuklar artık internetin içerisine o denli dalmışlar ki; gerçek dünya ve sanal dünya tarzında iki yaşamları var. Ve takdir edersiniz ki gerçek dünya tamamen zorunluluklardan; sıkıcı aktivitelerden ibaret. Oysa sanal dünyada istedikleri her şeye ulaşabiliyorlar; kendilerini istedikleri gibi tanıtabiliyorlar; kendi dünyalarını kurabiliyorlar; istedikleri kişilerle konuşabiliyorlar. Sanalda bunlara alışan bir çocuk gerçeklikten soğuyarak kopuyor. Oyun haricinde de arkadaşlarıyla yüz yüze iletişim kurmak yerine whatsapp üzerinde saatler süren konuşmalar; takipçi savaşları; akımları yakalama çabaları… Üstelik internetin o büyüleyici dünyasında çocukları bekleyen şeyler arasında ne yazık ki ahlaki gelişimlerini olumsuz yönde etkileyecek çok şey var. Bunların kaçından çocuğumuzu koruyabiliyoruz?
Peki çocuklar sanal dünyada yaşarken ebeveynleri neler yapıyor? Gelişen teknoloji sadece çocukları değil; yetişkinleri de ele geçirdi. Araştırma amacıyla kullanılabilecek olan internet; günümüzde araştırma haricinde her amaca hizmet eder hale geldi. Akşam vakitlerinde televizyon karşısında herkes ayrı bir köşede telefonun içine gömüldüğünde araştırmalara dalmıyordur herhalde. Çocuk oyununa kaptırmış giderken; baba başka bir sosyal medyada memleket görüntülerini incelerken; anne de arkadaş grubundan günlük planlarından bahsediyor. Peki bir ailenin ihtiyacı olan paylaşım; iletişim nerede? O da internette. Doğum günlerini sosyal medya hesaplarından kutlamak; birlikte fotoğraf paylaşıp altına uzun yazılar yazmak; mezuniyeti için kızınızı/oğlunuzu tebrik etmek; kırgınlıklarınızı belli edecek gönderiler paylaşmak gibi daha birçok işlevi oluştu sosyal medyanın. Daha da tehlikesi sosyal medyaya tüm özelimizi ve mahremiyetimizi dökerken olduğu gibi değil de istediğimiz gibi dökmeye başladık. Birbirinize yüz yüze sevgimizi ifade edemezken; sosyal medya hesabında fotoğrafının altına birçok methiye düzebiliyoruz. Veya bir aile fotoğrafının altına gerçek yaşamımızla alakasız yazılar yazabiliyoruz. Bütün bunları ifade etme becerimiz var ise neden sadece teknolojik aletlerin arkasından ifade etmeye başladık?
Yüz yüze iletişim ve birlikte kaliteli zaman geçirme kavramlarını gitgide yitiriyoruz. Her bir aile ferdi internet üzerinden kurduğu kendi bireysel dünyasında yaşar hale geldi. Bu durum insanların bireysel olarak psikolojilerini olumsuz etkilemekle birlikte ailede her şeyin sanalda yaşanması ailelerin işlevlerini de yitirmeye başlamasına sebep oldu.
Neler mi yapılabilir? Ailenin gerçekten kaliteli zaman geçirmesi adına teknolojik aletlerden arınmış bir şekilde gerçekleşebilecek her türlü faaliyet… Piknikler; kitap okuma saatleri; çeşitli oyunlar; sohbet saatleri; yemeğe çıkmak… Bu aktiviteleri yaparken fotoğraflayıp paylaşma gereği duymamanız dileğiyle…