Destek Sitesi platformunda Uzman olmak ister misiniz?

Uzman olmak için Şimdi başvurun.

Guineapiglerde Üremeyle İlgili Bilgiler; Üreme Sırasında Oluşabilecek Hastalıklar ve Sorunlar

Oluşturulma tarihi: 18.02.2025 22:13    Güncellendi: 18.02.2025 22:13
Guineapiglerde üreme konusunda dikkat edilecek birkaç konu var. Bunlardan en önemlisi guineapiglerde gebelik ve doğum çok zordur. Bebekler büyük; tamamen ıslak ve koşmaya hazır çok hareketli vaziyette doğarlar. Anne genelde 2-4 arasında yani fazla yavruya gebe kalır ve bu yüzden ağırlığı ikiye katlanabilir. Bu durumda dolaşım sistemine ve iç organlara baskı uygulanmasına neden olur. Gebe guineapiglere en iyi şekilde baksanız bile distosia; hipokalsemia; prolapsus uterus; abort veya gebelik toksemisi gelişebilir.

Guineapiglerin gebe kalma oranını etkileyen bazı durumlar vardır. Yanlışlıkla veya kısa süreli erkek ve dişi guineapig bir araya geldiğinde eğer uygun dönemdeyse çok kısa süren bir çiftleşme sonrasında kolayca gebelik oluşabilir.

Ayrıca guineapigler doğurdukları gün ve devam eden 2 gün içinde tekrar kızgınlığa (östrus-çiftleşme uygunluğu) gelir ve o dönemde erkek yanındaysa çiftleşip tekrar gebe kalabilir. O yüzden doğum sırasında yanında erkek bulunmamalıdır. Arka arkaya sık gebelikler bir dişi kobay için aşırı derecede zordur ve tavsiye edilmez.

Dişi guineapigler 4 haftalıkken cinsel olgunluğa erişirler ve gebe kalabilirler. İnsanlarda bile bazı erkek ve kadınların erken ergenliğe girdiği göz önüne alındığında bazen 24 günlük dişiler bile çiftleşmeye hazır cinsel olgunluğa gelebilirler. O yüzden bu yavru dişilerin bulunduğu ortamdan en geç 3 haftalıktan erken erkeklerin çıkarılması en uygunudur.

Normalde cinsel olgunluk :
Dişilerde; 4-6 hafta
Erkeklerde; 3-5 hafta
Bu dönemlerden önce erkekler aktif olmasa da yine de en iyi uygulama erkek yavruları 3 haftalıktan önce dişi yavrulardan ayırmaktır.

Çok genç guineapig gebelikleri dişi için çok zordur.Gelişmekte olan ve olgunlaşan bedenleri için ihtiyaçları olan besinleri ve diğer maddeler anne karnında gelişmekte olan cenine yönlendirilir. Bilerek üreme hiç önerilmemekle birlikte nadiren bu şekilde genç çiftleşmiş dişilerde gebelik sorunsuz devam edip sağlıklı yavrular doğurabilir. Ama yine de genelde yavrular zayıf doğar ve anne de gelişemediği için küçük ve gelişmemiş kalır.
Evcil hayvan satılan petshoplarda sizin satın aldığınız yavru boyutlarında da guineapigler üreme özelliklerini kazanmış yaşa gelmişlerdir. Bilinçli ve bu işi doğru düzgün yapan üreticiler yavruların birbirleri ile erken dönemde çiftleşmemesi için yavruları anne sütünden kesildikleri anda ayrı yerlerde barındırırlar. Aynı yerde bir arada tutulan ve satışa sunulan veya nereden geldiği belli olmadığı için önceden çiftleşmiş olabilecek bir guineapig evinize getirildikten kısa bir süre sonra doğurabilir. Bu kadar küçük yaşta bir dişinin gebe kalması ve yavrulaması sonucu hem anne doğum anında ölebilir hem de yavrular gelişmemiş ve zayıf olacağı için anne tarafından bakılmaz veya hatta yenebilirler.

Çocuğunuzla birlikte mutlu olmak için evinize aldığını bir hayvanla bu tip deneyimler yaşamak çok üzücüdür. O yüzden Guineapig vb hayvanları güvendiğiniz yerlerden hatta en iyisi anne altı diye tarif edebileceğimiz güvendiğiniz üreticilerden alınız. Bu arada unutmayın çok sayıda hayvanın bir arada serbest bakıldığı veya üretildiği üretimhaneler her zaman kaçak gebeliklere; hatalı üremelere ve hastalıklara daha fazla açıktır.
Güç veya problemli gebeliklerde genellikle sezaryen için hazırlıklı olunmalıdır. Ama sezaryen operasyonları sonrası bu hayvanların hayatta kalma oranları çok düşüktür. özellikle dişi kısırlaştırmaları deneyimli bir veteriner hekim tarafından yapılsa bile riskleri vardır.

Erkek guineapig kastrasyon operasyonları dişilere göre tecrübeli ve bu konuda uzmanlığı olan veteriner hekimler tarafından yapıldığında problemsiz sonuçlanır ve dişiler kısır erkeklerle gebelik söz konusu olmadan birlikte yaşayabilir.

Guineapiglerde istenmeyen bir gebeliğin oluşmaması için en güvenli seçenek farklı cinsiyetteki guineapigleri çok disiplinli bir şekilde ayrı tutmaktır. Normalde de her yaşta guinepiglerde tüm doğumlar her zaman riskler taşır.

Yaşı normal bir guineapiginiz gebe kaldıysa en güvenli yol gebeliğinin doğuma kadar normal şekilde sürdürülmesidir. Sağlıklı ve uygun yaştaki gebe guineapiglerde bile ani korku; ele fazla alma; yıkama veya elde tutarken karına gereksiz basınç uygulama ; elden çok alçak mesafe bile olsa düşürme erken doğumlara(düşük) veya yukarıda saydığım diğer sorunlara neden olabilir. Gebelik döneminde herhangi bir şüpheli durum ve komplikasyon oluşursa acil gecikmeden guineapigler konusunda tecrübesi olan bir veteriner hekimle bağlantı kurulmalıdır.

Dişi guineapiglerde östrus(Çiftleşme zamanı)

Dişi guineapiglerde östrus sıklığı 15-17 gündür. Çoğu dişide doğumdan hemen sonra 2-15 saat arasında tekrar östrus oluşur ve tekrar çiftleşip hamile kalabilir. Bu arka arkaya gebelikler çok stresli ve dişi için çok yorucu olacağı için hiç uygun değildir. Bu tip arka arkaya gebeliklerin önüne geçmek için erkek guineapigi doğumdan önce dişinin yanından almalısınız. Bir arada duran erkek dişi guineapiglerde gebeliğin tespiti ile erkeğin alınması en uygunudur. ama guineapigi besleyen sahibinin tecrübesine göre bu süre değişebilir. Guineapigler konusunda gerçekten tecrübeli bir üretici dişinin doğumunun başlamak üzere olduğunu anlayabilir. Hareketleri yavaşlar; çok az hareket eder; iştahı azalır; çok sakindir; genelde kendine tavuk gibi otlardan bir yuva yapar. ama bu belirtileri yakalama konusunda yeterli tecrübeniz yoksa kesinlikle riske girmeyerek erkek ve gebe olduğundan şüphelendiğiniz dişiyi fazla gecikmeden yani doğum şekillenmeden ayırmalısınız.

Guineapiglerde yukarıda bahsettiğimiz östrus dönemi 24-48 saat sürer ama genelde ilk 6-11 saat içinde dişi erkeğe çiftleşmek için izin verir ve gebelik oluşur.

Dişilerde östrus yani çiftleşmeye uygun olduğu zamanlar dışında vajinada mokoz bir tıkaç vardır bu tıkaç vajina-cervix girişini kapatır. Bu tıkaç yaklaşık 10-21 günde bir tekrarlanarak (periyodik olarak) çözülür yani guineapig çiftleşmeye uygun hale gelir.
Dişi guineapiglerde bu tıkacın açılıp açılmadığı kontrol edilip çiftleşmeye uygun olduğu saptanabilir. Ama bunu anlamak tecrübe ister. Tıkaç Y şeklinde ayrılır ve yaklaşık 24 saat açık kalır. Sonra tekrar kapanmaya başlar ve kısa sürede kapanır.
Bütün bu anlattıklarımdan sonra tekrar hatırlatmalıyım ki; Her gebelik risk taşır. Özellikle güç ; problemli doğumlar ve gebelik toksemisi dişinin hayatını tehlikeye sokar. En çok görülen ve ölüm oranı yüksek sorun gebelik toksemisidir.

Gebelik toksemisinin klinik belirtileri;

Guineapig doğum öncesi veya doğum sonrası yemek yemeyi bırakır. Depresif; hareketsiz; apatik; ilgisiz tüyleri bakımsız olduğu yerde durma eğilimindedir. Salivasyonu çok artabilir ; ketoasidotik duruma gelirse solunumunda tipik keton kokusu gelebilir. İleri dönemde kas spazmları sonrası ölüm oluşabilir. Sıcak havalarda gebelik toksemisi daha sık görülür.

Yavru almayı düşündüğünüz dişi guineapigin yaşı çok önemlidir. Bu konuda üreticiler arasında değişik deneyimler ve düşünceler vardır. Kimi üreticiler erken çiftleştirmenin sorunsuz olduğunu söylerken kimisi de erken çiftleştirmede sorunlar yaşadığını söyler. Hatta geç çiftleştirilen dişilerde kalça kemiklerinde kaynaşma olduğu ve bu yüzden dişilerin doğum güçlüğü yaşadığı da gelen bilgiler arasındadır.

Çok genç gebelikler hayvan için de zordur. Gelişmekte olan ve olgunlaşan bedenleri için yiyecekler genç cenine yönlendirilir. Kasıtlı üreme önerilmemekle birlikte bazen genç kobaylar başarılı bir şekilde gebelik süreleri gerçekleştirebilirler. fazla sayıda guineapigin bir arada tutulup iyi kontrol edilmediği üretim yerlerinde sıklıkla cinsiyet karıştırılır ve istenmeyen-planlanmamış gebeliklere neden olunur.

8 aydan sonra üretim için çiftleştirilen guineapiglerde distosiden ötürü daha önce gebelik geçirmemiş bir dişi için ölümcül sonuçlar oluşabilir. Simfiz (kalça kemiklerinde fibrozlu kıkırdağın birleşmesiyle 2 pubik kemiğe sıkı bir şekilde bağlanan bölüm) yetişkinliğe eriştikten sonra daha esnek hale gelir ve doğum zorlaştırarak tamamen ayrılmayabilir. Buda dystosia (Güç doğum) nedenidir.

Tavşanlar ve Kemirgenlerin Biyolojisi ve hekimliğinde Harkness ve Wagner; kasık bağlantısının; gevşetici hormonuna bağlı olarak gebeliğin sonlarında nasıl ayrılmaya başladığını açıklamaktadır. Doğumdan yaklaşık 48 saat önce; 15 mm lik bir boşluk hissedebilirsiniz. Bu gevşeme doğumda 2.5 cm ye kadar yükselebilir. İlk yetiştirme 7 veya 8 aydan daha gecikirse simfiz daha kolay ayrılır ve yağlı dokular pelvik kanalı tıkar. Bu engeller; özellikle de büyük yavruların plesenta vb de dahil olduğunda distosiye ve ölüme neden olabilir. "

Ayrıca dişilerin ileri yaşlarda özellikle 1-1.5 yaş sonrası çiftleştirmelerinde (Her zaman değil) aşırı yağlanma sonucu döllenme ve gebelikte sorun olabilir. Çok erken çiftleşmeler her zaman dişiyi küçük bırakır. İlk doğumlarında güçlük yaratabilir. Düşük ağırlıklı; kondisyonu ve yaşama kabiliyeti düşük zayıf yavru çıkma ihtimalini arttırır. Annenin de erken yaşta gireceği gebelik-doğum-süt verme den oluşan bu zor süreç ilerideki yaşlarında çabuk yıpranmasına neden olabilir.

Doğada kemirgenler genlerine özel yaşlarda erkenden çiftleşebilirler doğrudur. Ama doğadaki çiftleşmelerde çok daha farklı ekosistem kuralları geçerlidir. Aşırı üremelere karşı sürü içinde bazen üreme düşebilir. Çevre faktörlerindeki besin azlığı ve benzeri nedenlerle üreme düşebilir. Bazen sürü içinde bazı dişi bireyler çiftleşirken diğer dişiler bekler. Bu üremedeki sürünün oluşturduğu önlem vb konular hala daha araştırılmaktadır. Fare gibi aşırı üreme kapasitesi olan kemirgenlerde bile özellikle besinin azaldığı dönemlerde bazen nüfus planlaması yapılır. Sürüde her dişi yavrulamaz veya bazen doğan fazla yavruları anneleri veya diğer bireyler yiyerek yok ederler. Avcıların arttığı dönemlerde ise sürü eksiklerini kapatmak ve soyunu korumak için çok daha fazla üreme çabasına girer. Hatta sürü içinde doğan yavruların dişi veya erkek sayısının fazlalığı bile sürünün maruz kaldığı iyi ve kötü şartlara göre değiştiği gözlemlenmiştir. Yiyeceğin bol olduğu dönemde dişi yavru daha çok çıkabilir ve daha çok sayıda yavru doğabilir. Bu çok sayıda yavru her bir dişi bireyin yavru sayısındaki artışla da olabilir. Ama benzer şekilde yiyeceğin azlığı ama avcıların sürüye fazla zarar verdiği durumlarda da yavru sayısı ve sürünün üreme hızı aratabilir. Sürü içinde bulunduğu çevre şartlarına göre dengesini korumaya çalışır. Bazen bu tür hayvanlarda aşırı üremeler sonucu sürünün kendi kendinin yaşam şartlarını zorlaştırdığı durumlarda oluşabilir. Besin fazlası nüfusa yetmemeye başlar. Bu durumlarda da salgın hastalıklar; göçler vb ile sürü yine kendini dengeleyebilir.

Ayrıca doğada guineapigler dahil hiçbir hayvan kafes ortamındaki gibi az sayıda erkek ve çok sayıda dişiden oluşan bir harem oluştururken sıkışık ortamda sürekli çiftleşmez. Tabi evcil varyatelerde üreticilerin besleme ortamında; besinde bol olduğu için sürekli çiftleşme eğilimi devam eder. Buna rağmen deneyim sahibi üreticilerinde gözlemlediği gibi üreme aşırı sayılara çıkmaz. Yine de çeşitli faktörlerle; hastalık; ölüm; beslenmeden kaynaklanan sorunlar ve benzeri ile düşünülenden ve planlanandan daha az üretim yapılır.

Son olarak bizim beslediğimiz varyeteler doğadaki türlerinden çok daha farklılaşmıştır. Kısa tüylü Guineapiglerle; peruvian’lar arasındaki hassaslık; üreme kabiliyeti ve benzeri durumlarla ilgili farklar vardır. Kısa tüylüler çok daha fazla sayıda yavru yapabilir ve çoğunu da yaşatabilir. Ayrıca kısa tüylü olan olanlarda da çeşitli renk varyeteleri arasında üreme faklılıkları gözlemlenir. Çok beğendiğiniz bir renkte dişi guineapigden bir türlü istediğiniz verimi alamadığınız durumlar oluşur.

Doğadaki türlerin doğal seleksiyonla geldikleri nesiller; evcil suni seleksiyonla üretilen türlerden çok daha güçlüdür. Güçlü olmak zorundadır. Çünkü bu sayede dünya yüzeyindeki yerlerini düşmanları arasında ve besin dengesinde koruyabilmişlerdir. Gerek kamuflaj renkleri ile doğada yaşadıkları yerlere uyumu ve avcılardan(Şahin vb kuşlar;tilkiler; yılanlar vb) korunmaları; gerek tüylerinin yapısı ve uzunluğu ile iklime uyum göstermeleri; davranış alışkanlıkları; üreme kabiliyetleri; barınma ve avcıdan kaçma başarılarına kadar bir çok faktör diğer hayvanlar gibi doğadaki guineapigleri de bugüne kadar yaşayabilecekleri kadar güçlü tutmuştur. Zaten bunu başaramayan nesillerin veya türlerin sayısı azalır veya tamamen ortadan kalkarlar. Bu ne yazık ki çoğu zaman insanların elinden olsa da bazen de doğal seleksiyonla da olabilir. Doğada erken çiftleşip yavrularını doğuran; küçük kalan dişiler olduğu gibi hiçbir sorun yaşamadan irileşen dişilerde sürü içinde yaşamını devam ettirir. Zayıf doğan yavrular genelde ölür ama bazen annenin aşırı ilgisi ve bakımı ile zayıf yavrularda büyüyebilir. Sürü içindeki erkeklerin durumu başlıca bir konudur. Ama genelde doğada üreme kabiliyeti yüksek; iri; güçlü ve doğaya uygun renklere sahip erkekleri dişiler daha çok tercih eder. Bu sayede içgüdüsel olarak bu erkekten doğacak yavrularının yaşama şanslarının fazla olduğunu bilirler.
Evcil hayvan olarak beslenen varyatelerde ise suni seleksiyonla üretildiği için: Yaşam kabiliyetleri daha düşük; hastalıklara dayanıklılıkları daha az; üreme kabiliyetleri de düşük bireyler oluşur. Normalde doğada kolayca ölümüne neden olabilecek özelliklere sahip bireyleri biz güzel bakımla yaşatırız ve yavru alırız. Hastalıklarını iyileştiririz ve üretmeye devam ederiz. Aynı İran kedilerinde olduğu gibi; kedi özellikleri ikinci planda kalmış ama çok güzel süslü kedi benzeri canlılar oluştururuz. Ya da köpek ırklarında; kısa tüylü minicik pincher’lar; nefes alma güçlüğü olan İngiliz bulldog’lar ve benzerini seçmeli yani suni seleksiyonla saflaştırır ve çiftleşmelerini suni tohumlama ile; doğumlarını sezaryenle yapıp üretmeye devam edebiliriz. İnsan eliyle seçilerek üretilen ve saflaştırılan guineapigler dahil her evcil hayvanda benzer durumlar söz konusudur.
Sonuç olarak ben yine de tüm safkan ırklarda olduğu gibi guineapiglerde de üretim düşünülen ve gebe dişilere daha fazla hassasiyet gösterilmesini tavsiye ediyorum.

Guineapiglerde üreme ile ilgili bazı rakamlar:
Normal yavru doğum ağırlığı: 70-100 gram
Gebelik süresi: 59-73 gün
Anneden sütten kesilme yaşı: 14-21 gün Sütten kesilme ağırlığı: 150-200 gram
Östrus(çiftleşme) siklus aralığı: 15-17 gün
Sütün besin içeriği: %3.9 yağ; %8;1 protein; %3.0 Laktoz
Yavrunun çiftleşmeye uygun hale geldiği en erken yaş(Dişi): 24-30 gün
Yavrunun çiftleşmeye uygun hale geldiği en erken yaş(Erkek): 19-21 gün
(Tüm bu rakamlarla ilgili ayrıntılar için yukarıdaki makalemi okuyabilirsiniz)