1) Karneler ne için vardır?
Türkiye genelinde milyonlarca öğrenci karnelerini aldı ve yaz tatili başladı. Ailelerimiz karneleri iyi analiz etmelidir. Karne; öğrencinin başarılı yada başarısız olarak etiketlendiği bir belge değil; öğrencinin bulunduğu eğitim ortamında ondan beklenen bilgi ve beceri alanında ki yeterlilikleri ne derece gösterdiğine ilişkin bir değerlendirmedir. Bu değerlendirme; bireyin daha başarılı olması için yapılması gerekenleri planlamaktır. Yoksa bu karne Anne-Baba-Çocuk-Öğretmen ve Dıs Dünya arasında bir SUÇLAMA-SAVUNMA aracı olarak algılanmamalıdır. Bu yüzden karneler sadece çocuk için değil; öğretmen-Okul-aile ve dış dünya planlaması için bir kılavuzdur. Çünkü çocuğun gelişimi ile ilgili olan herkes kendisine “Bu çocuğun daha başarılı olması için ne yapmalıyız?” sorusunu sormalıdır.
2) Karneler nasıl okunmalı ve analiz edilmelidir?
İletişim kalıplarında kullandığımız olumlama tekniğini; karne analizinde de kullanmamız önemlidir. İlk olarak olumlu yönler ve iyi notlar üzerinde durmalıyız. Olumsuz notlarda ise çocuğumuza “Bu derslerden de başarılı olmak isterdin; bu durum seni olduğu gibi bizi de üzdü. Fakat böylece hangi derslerde desteğe ihtiyacının olduğunu hep beraber gördük” gibi yaklaşımda bulunulmalıdır. Tehditkâr ve kaygıya yol açacak ifadelerden kaçınınız. Örneğin; daha az başarılı olunan dersler için; bu konuda bizden istediğin desteği bilmek isteriz. Sana nasıl yardımcı olabiliriz?
Unutmamalıyız ki Anne ve Babalar çocuklarına her konuda yardım etmelidir. Çocuğun karnesinin iyi ya da kötü olması; ona karşı sevginizin göstergesi olmamalıdır. Çocuğun başarısızlığını kardeşi ve çevresiyle kıyaslamayın. Ülkemizde yeni moda “Karne-Övünme Karne-Utanma” geleneğini bırakarak; sağlıklı ve uyumlu bireyler yetiştirme konusunu ön planda tutmalıyız.
“Bu karneyle konu komşuya rezil ettin bizi; bende şöyle göğsümü gere gere çocuğumun karnesini dosta düşmana gösteremeyecek miyim” gibi ifadelerden kaçınınız.
3) Öğrenciler kendini nasıl motive etmelidir?
Çocuklar kendilerini suçlamamalıdır. “Bazı hatalar yaptım ve bunları düzelteceğim; yaz tatilinde anlamadığım konuları tekrar edeceğim; bu yıl başarı gösterememiş olmam benim başarısız bir öğrenci olduğum anlamına gelmez” gibi motive edici ifadeler kullanmalıdır. Başarısızlık doğru adımlarla başarıyı getirir. Burada önemli olan eksiklikleri görmek ve bu doğrultuda çalışma programı hazırlamak doğru olandır.
4) İyi karneye ödül; kötü karneye ceza hakkında ne düşünüyorsunuz?
Karnesi çok parlak olan çocuklar ödüllendirilirken; karnesi daha az parlak çocuklarda ödüllendirilmeli ve motive edilmelidir. Ceza 1940’ların eğitim stilinde uygulanan bir yöntemdir ve uygulanması doğru değildir. Burada en önemlisi çocuğa gösterilen çabanın hissettirilmesidir. Çocuğun karnesi Anne-Baba içinde bir değerlendirmedir. Bu değerlendirme eksiklikleri göstermekte ve yapılacak eylem planında neleri değiştirme konusunda ışık olabilecek nitelikte olmalıdır. Biz nasıl bir ortam hazırlarsak çocuğumuz daha başarılı olabilir diye düşünmemiz için güzel bir fırsattır. Hiçbir Anne Baba kötü karnenin düzeltilebileceğini; fakat çocuğun kişiliğine verilen zararların telafi edilemeyeceğini unutmamalıdır.
Özellikle tatiller aile içi ilişkileri yakınlaştırma ve anne-baba ile geçirilen zamanı arttırma açısından önemlidir. Mümkünse tatilde her bir çocuğunuzla bireysel olarak vakit geçiriniz ve onların hayatınızda ne kadar anlamlı ve değerli olduğunu hissettiriniz.
5) Karne hediyesi nasıl olmalıdır?
Parlak veya az parlak olan karnelerin maddi ödüllerden ziyade güzel sözlerle desteklenmesi doğru olandır. Tatilde çok fazla ödevlere yüklenilmemeli; düşük notlara karşı bu tarz bir cezalandırmadan kaçınılmalıdır. Program yaparken çocuğun onayı alınmalıdır. Birlikte oyunlar oynanmalı; yemek yapılmalı; film izlenmeli ve belli yerler gezilmelidir. Kısaca güçlü aile güçlü çocuklardır.