Destek Sitesi platformunda Uzman olmak ister misiniz?

Uzman olmak için Şimdi başvurun.

Yapay Bozukluk (Munchausen Sendromu) : Fiziksel Hastalığım Yokmuş O Halde Neyim Var?

Oluşturulma tarihi: 18.02.2025 22:13    Güncellendi: 18.02.2025 22:13
FİZİKSEL HASTALIĞIM YOKMUŞ O HALDE NEYİM VAR?
YAPAY BOZUKLUK NEDİR?

Ortada organik bir rahatsızlık olmadığı halde bireyin fizyolojik veya ruhsal bir sorun uydurması durumu yapay bozukluk olarak adlandırılır. Bu bozukluk Munchausen Sendromu adıyla da bilinmektedir. Patolojik yalan bu bozukluk tanısı almış bireylerde karakteristik bir özelliktir. Bu bozuklukta bireyler her türlü fiziksel rahatsızlığın belirtilerini gösterebilirler. Hastalık belirtilerini çok net bir şekilde gösterirler; hasta rolünü oldukça iyi oynarlar.

Yapay bozukluk tanısı alan bireylerin çoğunlukla erken yetişkinlik dönemlerinde gerçek bir hastalık sonucu hastaneye yattıkları gözlemlenmiştir. Hastanedeki personeli kendilerine inandırabilmek için belirledikleri hastalığın belirtilerini ortaya çıkarmak adına kendilerine çok ciddi zararlar verirler. Parmağını baltayla kesme; kendini zehirleme; iğne yaparak kendini hasta etme (insülin yapmak gibi) bu zararlardan sadece bazılarıdır. Bu gibi davranışlar hastada kalıcı hasara yol açabilir.

Hasta; doktorlar ve hastane personeliyle şiddetli tartışmalar yaşadığından dolayı genellikle hastaneden sonuç alamadan ayrılmakta ve aynı durumları tekrar tekrar farklı hastanelerde yaşamaktadır. Bu bozuklukta bireylerin ikincil bir kazançları yoktur ve bu ayrıntı tanının konmasında oldukça önemlidir.

Yapay bozukluklar üç kategoriye ayrılmıştır. Bunlar;
-daha çok psikolojik belirti ve bulguları olan yapay bozukluk
-daha çok fizik belirti ve bulguları olan yapay bozukluk
-psikolojik ve fizik belirti ve bulgular bir arada olan yapay bozukluk şeklindedir.

Hastane personelini çok uzun yıllar hastalık yalanlarıyla kandırabilirler. Kendini doktorluk etme konusunda uzman olan bu bireyler; gerçekte var olan hastalıklarının ilaçlarını kullanmayarak da kendilerini hasta edebilirler. Hastane personelinden sürekli ilgi bekleme en belirgin özelliklerindendir. Sürekli değişen yakınmalar ve yeni belirtiler ekleme doktorlarını oyalamak için kullandıkları önemli bir taktiktir. Söylenen belirtilerin tutarsızlığı; bireyin tedaviye yanıtsızlığı; hastalık öyküsünün geçmişte çok sayıda kesin olmayan tanı almış olması hastanın yalan söylediğine ve yapay bozukluk tanısı alması gerektiğine işaret eder.

Bu hastaların genellikle tıbbi bilgileri oldukça iyidir. Kendilerine nasıl zarar vereceklerini; hangi tanıyı almak için hangi belirtileri ortaya çıkarmaları gerektiğini çok iyi bilirler. Kendine zarar verici davranışın ardından hastaneye başvuran şahsın algısı ağrı ve acı yerine ilgi görüyor olmasına yoğunlaşır. Bu tip bireyler yaşadıkları ilgiye ihtiyaç duyduklarının bilinçli olarak farkında değildirler. Bu ihtiyaçlarının etkisiyle hasta rolünü benimsemeye devam ederler.

Hastalığın gerçekten var gibi davranılması istemli bir davranıştır fakat bireyin bu davranışı sergileme sebebi bilinçdışıdır. Kişi neden böyle bir yol izlediğinin altta yatan sebeplerinden bihaberdir.

Genellikle bu hastaları teşhis etmek oldukça zordur. Hastalık uyduran bu kimseler mali açıdan gereksiz yere çok fazla harcamaya neden olurlar. Bu yüzdendir ki; bu hasta olma gereksinimi duyan kişilerin tespit edilmesi oldukça önem arz eder.
Farklı hastanelere sıkça gitmenin yanı sıra birçok doktora muayene olma bu sendromu yaşayan bireylerde çok karşılaşılan davranışlardandır. Gittikleri hastanelerde farklı isimler kullanma; adını saklama ve yanlış bilgi verme eğilimindedirler.

Bireylerin çocuklukta ebeveynleriyle yakın ilişki kuramadıkları; anne-babalarının onları terk ettikleri veya ihmal ettikleri gibi geçmiş yaşantı öyküleri vardır. Çok iyi hasta taklidi yapan bu bireylerde psikolojik rahatsızlıkların (yas; depresyon; ağrı bozuklukları; dissosiyatif kimlik bozukluğu) taklidi seyrek görülür. Bu bozukluk kadınlar da daha sık görülmektedir.

Tedavide ilk önce yüzleştirme yapılması hastanın konulan yapay bozukluk tanısını ve tedavisini reddetmesine sebep olabilir. Yüzleştirme mümkün olduğu kadar geciktirilmelidir ya da çok keskin olmayan bir yüzleştirme tıp doktoru ve psikologun işbirliğiyle söylenmelidir. Hastanın tekrar tekrar hastalık belirtileri göstermemesi için destekleyici bir yaklaşım sergilenmelidir. Bu yanlış davranışlarının değiştirilmeye çalışılması uygun bir yoldur.

Hastayı ikna ederek terapötik işbirliğinin yapılması ve hastaya durumunun psikolojik bir bozukluk olduğu söylenmesi gereklidir. Bu tarz kendine zarar veren davranışların; bireyin yardım arayan yanının dışavurumu olduğu açıklanması gereken önemli bir noktadır.
Hastayla işbirliği için sık kullanılan bir yöntem de hastaneye yatıştır. Hastalarda genellikle analitik psikoterapi; destekleyici psikoterapi; davranışçı terapi kullanılmaktadır.