Karne süreci çocuklarda olduğu kadar anne ve babalarda da kaygı ve heyecanın bir arada yaşandığı bir süreçtir. Bu uzun süreçte karneyi sadece bir sonuç olarak görmekten kaçınmak gerekir. Zayıf bir karnenin sorumluğu sadece öğrenciye yüklenmemelidirÇünkü çocuğun okuldaki başarısı aileden aldığı eğitimle paraleldir.Sorumluğu sadece çocuğa yüklemek problemi çözmemize yardımcı olmaz ve sorunu daha da arttırır.
Anne-babalar değerlendirmeyi nasıl yapmalı?
Ailelerin en büyük yanılgılarından biri çocuğun tüm derslerde başarılı olmasını beklemektir.Bunun gerçekçi bir beklenti olmadığını bilmememiz önemlidir.Bir çocuğun matematikte başarısız olması; onun yetersiz; beceriksiz olduğu anlamına gelmez.Belki bu çocuk tarih dersinde çok daha başarılıdır.Bu yüzden çocuğun gerçek yetenek ve performansının iyice araştırılması ve başarılı olduğu yönlere yöneltilmesi önemlidir.Çocuğun benlik saygısı için de olumlu katkısı olacaktır.
Aile ortamı
Aile; çocuğun birincil eğitim yuvasısır. Bu yuıva içinde yaşanan sorunlar; çocuğun kendine ait bir çalışma odasının olmaması; arkadaş çevresi; öğretmen-öğrenci ilişkisi; dikkat eksikliği; öğrenme güçlüğü ve depresyon gibi sorunlar zayıf bir karnenin alt yapısını oluşturabilmektedir.Bu problemlerin çözümlenmemesi çocuğun okula ve derslere uyumunu azaltacak ve bu da karneye kötü not şeklinde yansıyacaktır.
Aile ne hisseder?
Her anne-baba çocuğun başarılı olmasını ister. Ancak çeşitli nedenlerle bu her zaman mümkün olmayabilir. Karnedeki düşük notlar anne babaların üzüntü; hayal kırıklığı; zaman zaman kızgınlık; hatta suçluluk duymalarına neden olabilir.Bazen o kadar ileri gidilir ki;sanki o notlar sadece çocuklarının değil kendilerine verilen notlardır.Kendilerini cezalandırılmış hissederler.Aşağılama; suçlama; ceza verme; kıyaslama; şiddet gibi ağır tepkiler gösterebilirler.
Çocuklar ne hisseder?
Ailesine iyi bir evlat olamadığını; onları hayal kırıklığına uğrattığını düşünür. Arkadaşlarıyla sürekli kıyaslandığında kendini yetersiz hisseder. Kendini sürekli suçlayıp eleştirir. Bu da depresyon ve kaygıları beraberinde getirir. İçine kapanan çocuğun benlik saygısı düşer. Hele ki aileden çok baskı gördüğünü düşünüyorsa; evden kaçma; kendine zarar verme; intihar gibi davranışlar gelişebilir.
Yaz tatilini nasıl geçirmeliyiz?
Yaz tatilinin birincil amacı dinlenmek olduğu gibi ikincil amacı kişinin kendini;eksiklerini tanıyıp onları tolere ederek yeni eğitim ve öğretim yılına hazırlanmaktır.
Çocuğun anne ve babası çalışıyorsa; pasif olarak bilgisayar ve televizyonda vakit geçirmesi önlenmelidir. Bunun yerine çocuğun da istekleri göz önüne alınarak rahatlatıcı aktivitelere-yüzme;basketbol;futbol;bir müzik aleti çalma yönlendirilmesi çocuğu hem rahatlatacak hem de motive edecektir.
Anne‐babalara öneriler
Çocuğunuzun karnesini diğer çocukların karnesiyle kıyaslamayın.
Çocuğunuza suçlayıcı olmaktan ziyade bu sorunu nasıl aşabileceğinizi sizin katkınızın ne olacağını birlikte konuşun.
Sürekli ders çalışmasını dile getirmekten kaçının;onu keyif alacağı farklı faaliyetlere yönlendirin.
Hangi alanlarda zayıf olduğunu belirleyip destek planı oluşturun.
Göstermiş olduğu küçük çabaları övün.Maddi ödüller yerine duygusal anlamda tatmin sağlayan etkinlikler oluşturun.İltifatlar edin.
İhtiyaçlarının farkında olun.
Her zaman açık iletişime geçmesi yönünde teşvik edin.Hatalarından ve başarısızlıklarından dolayı ani tepkiler vermekten kaçının.
Onu sadece ders başarılarıyla değil koşulsuz sevdiğinizi ve her zaman yanında olduğunuzu belirtin.