Destek Sitesi platformunda Uzman olmak ister misiniz?

Uzman olmak için Şimdi başvurun.

Ailenin Cinsel Kimliği

Oluşturulma tarihi: 18.02.2025 22:06    Güncellendi: 18.02.2025 22:06
AİLENİN CİNSEL KİMLİĞİ

İnsanın varoluşundan bugüne hep sır olmaya mahkum edilmiş yasaklanmış bir konuydu cinsellik…

İnsanlık tarihini incelediğimizde birçok alanda bulunan kaynaklar; M.Ö. 5binli yıllara dayanmakta iken cinsellik konusu ilk olarak M.Ö. binli yıllarda karşımıza çıkmaktadır. Bu durum ilerleyen çağlarda dinler ve toplumsal değişimlerden de etkilenmeye devam etmiştir.

Masters ve Johnson’ın “Sex and Human Loving” adlı kitabını incelediğimizde uzak doğu kültürünün; İsalm ve Hindu dinlerinin yagın olduğu bölgelerde cinsel konular hoş görü içinde aile içinde konuşulabilen konular olurken; Avrupa’da Hıristiyanlığın ilk yıllarında büyük cinsel baskılar yaşandığı görülmektedir. İlk yazınlarda incelendiğinde Doğu; Hindu ve İslam kültüründe kadın önemli bir roller içindedir. Bu roller arasında en önemli süreç kadının üretimdeki rolüdür.

Benzer durumlar Anadolu yarım adasında yapılan kazılarda bulunan ilk tanrı motiflerinin de kadın olduğunu göstermektedir. Bu nokta kadının yaratma yetisindeki en önemli pay sahibi olmasıyla açıklanabilir.

Bütün insanlar hayatta kalma ve üretmek gibi iki biyolojik gücün etkisi altındadırlar. Üretmek ve kendinden bir parçayı geleceğe aktarmak olan cinsellik insan gelişim sürecinin en önemli parçalarındandır. Ancak hem yaşamın pek çok yönünü etkileyen; hem de üremeyi sağlayan cinsel olaylar önemsenmekle birlikte algılanışları nedeniyle dokunulmayan konular olmakta ve bireyler kulaktan dolma bilgilerle yetinmek zorunda kalmaktadırlar.

Bu bilgiler ışığında cinsel kimliğin nasıl oluştuğuna birlikte bakalım.

Kişinin kendisini bedenini ve kendi öz benliğini eş değer görerek algılayışına; kabullenişine duygu ve davranışlarının bu ortak yönde olmasına cinsel kimlik denir. Örneğin erkeğin kendisini erkek olarak algılaması; kabullenmesi; güdü; duygu ve davranışlarında dişiye doğru yönelişi bir cinsel benlik duygusunun bireye yerleşmiş olduğunu ve erkek cinsel kimliğinin varlığını gösterir. Bu kimliğin gelişiminde sex hormonlarının etkinliği ve kişinin sosyal plasenta içinde aldığı roller ailesinden aldığı rol repertuarı önemli görevler üstlenmektedir.

Cinsel kimliğin gelişimi:

Cinsel kimliğin gelişmesinde yaşamın ilk yıllarında ki deneyimlerin etkisi büyüktür. Çocukluk çağındaki öğrenmeler; ilk ilişkiler ve özdeşimler cinsel kimliğin gelişmesini etkiler; ona biçim verir. Bir başka ifade ile; erkek çocuk kız gibi yetiştirilebilir; kız çocuk erkekleri ve erkeksi davranışları benimseyebilir; erkekle özdeşim yaparak tüm benliği ile erkek gibi gelişebilir.

Bireyin ilk sevgi nesnesi annesidir. Cinsel ya da cinsel olmayan ilk doyurucu ilişkiler; anne ve daha sonra baba ve kardeşlerle olan ilişkilerdir. Bu ilişkilerde sürekli ağır bozukluklar yoksa yetişen çocuğun olumlu sevgi ilişkileri kurma olasılığı yüksektir.

Uygun özdeşim örneklerinin bulunuşu ya da bulunmayışı cinsel kimliğin gelişmesinde en önemli etkenlerden biridir. Erkek çocuğun baba ya da baba yeri de olan bir erkek; kız çocuğun anne ya da anne yerine geçen bir kadın ile özdeşim yapma olanağı bulunması erkek çocuğun babayı; kız çocuğun anneyi benimsemesi; onun özelliklerini benliğinde sindirmesi; mal etmesi sağlıklı cinsel kimlik gelişimi için zorunludur. Birçok cinsel korkular; saplantılar; sapmalar bu özdeşimin yapılamayışından kaynak alır. Annenin kendi benliğini kızına kötülemesi; kadını aşağı ve horlanan bir varlık tanıtması; babanın kızını sevmemesi; oğlunu ileri derecede ürkütmesi ya da ihmal etmesi gibi durumlar özdeşimi olumsuz yönde etkileyebilir.

Aile içinde ve toplumda cinsel konulara karşı aşırı tutumlar cinsel kimlik gelişimini etkileyebilir. İleri derecede suçlamalar; ağır günah duygusu; suçüstü yakalanma endişesi; anne babanın çocuğun gelişmekte olan cinsel organlarına fazla dikkat etmeleri; aşırı denetleme; ergenlik öncesi ve sonrası çağda bir miktar gizliliğin (mahremiyetin) tanınmaması; yanlış bilgi verilmesi (örneğin; özdoyurum; mastürbasyon ile akıl hastası olunabilir korkusunun aşılanması); genci çapkınlığa itici; kışkırtıcı tutumlar; cinsel korkular ve çekingenliklerle yüklü bir cinsel kimlik gelişmesine yol açabilir.

Peki cinsellikle ilgili bu kadar korku; yanılgı; yanlış bilgi varken sağlıklı cinsel kimliği nasıl oluşturabiliriz? Kendi korkularından arınamayan; gençlik dönemlerinde cinsellik konusunda konuşmanın yasak edildiği bir ailede yetişen anne babalar çocukları ile bu konuyu konuşmakta güçlük yaşamaktadırlar. Ve bununla birlikte tabulaştırılan cinsellik yüzünden bir çok anne baba bu konuda gerçek bilgilere sahip değildir. Bu durum öncelikle tüm anne ve babaların bu konuda bilgilendirilmesi ve cinselliğin doğanın ve insanın en özel parçası olduğunun öğretilmesi gerekmektedir.

Cinsellik eğitimi:

Anne-babalar cinsiyet ve üreme konusunda çocuklarına bilgi vermelidirler. Bir çocuğa ve bir gence bilmesini yararlı gördüğümüz her şey söylenmelidir ve hiçbir şey saklanmadan açıkça anlatılmalıdır. Burada önemli ölçü; çocuğun merak ettiği şeyleri anlatmak; yaşına göre merak etmediği konularda merakını gıdıklamamaktır. Bunu da anne-babalar kendi çocuklarını yapısıyla; davranışlarıyla anlayabilirler. Ama verilen bilgiler kesinlikle doğru olmalıdır. Bu önemli bir noktadır.
“Ne zaman söylenmeli?” konusunda çocuğun davranışları yol göstericidir. Çocuklar üç yaşından sonra cinsel konularda soru sormaya başlarlar. Bu sorular o zamandan başlayarak yanıtlanmalıdır. Kuşkusuz; yaşına göre uygun anlatım ölçüleri koyarak anlatılmalıdır.

Kesinlikle yapılmaması gereken çocuğu susturmak; çocuğu ayıplamak; çocuğa şiddet kullanmaktır. Bütün bunlar yanlışlığı bir yana sadece çocuğun merakını uyandıracak; onu başka bilgi kaynaklarına yöneltecektir.
Cinsellik konusunda açıklamalar için en uygun zaman cinsel yönden uyarılmanın başladığı ve erkeklerde penisin sertleşmesi; kızlarda ise klitoris kaynaklı haz duygularının olageldiği orta çocukluk döneminde yapılmalıdır.