Stres en en genel tanımıyla organizmanın yeni bir duruma yada dayanma kapasitesini zorlayan durumlara karşı başetme çabası ve bu çabayî gösterirken yaşadığı ruhsal ve baze buna eşlik eden fiziksel gerilim halidir. Günümüzde pek çok farklı psikolojik durum stresli olmak olarak bilinir. Ancak stresi bir semptom olarak düşünürsek bu semptoma neden olan pek çok farlı psikolojik süreç tanımlanacaktır.vücudunuzda bir enfeksiyon olduğunda enfeksiyonun kaynağını genel olarak bilmezsiniz; Ancak öksürük; ateş; ağrı gibi somut olarak gözlemlediğiniz semptomları farkedersiniz. Doktora gittiğinizde size bu semptomların kaynağını gösterir ve buna uygun bir tedaviye aşlar. Bu bağlamda stres bize eğer dış gerçeklikte karşılığı olan bir neden yoksa yada gerçeklikteki nedene kıyasla orantısız bir zorlanma varsa ruhsal olarak bazı durumlarda bir şeylerin ters gittiğine yönelik bazı ipuçları verir.Bu ipuçları çok önemlidir ve bizi kaynağa götürmede birer aracıdır. Stres diye tanımlanan duygu bazen endişe; huzursuzluk; kaygı bozukluğu olarak tanımlanan anksiyetedir.Anksiyete ninde pek çok nedeni vardır; temel güven duygusu eksikliğinden dolayı kişinin diğerleriyle kurduğu her türlü ilişkide güvensizlik ve huzursuzluk hissetmesi; zor durumlara karşı dayanma kapasitesinin zayıf olması; hayatı ve insanların davranışlarını yorumlama şeklinde olumsuz şemalara sahip olması; aile sistemi içinde öğrenilmiş davranışlar ( annenin hep tedirgin ve stresli olması vb.) duygusal regulasyonun zayıf olması ( duygularını yatıştırma yada kendini motive edebilme gibi becerilerin zayıf olması) erken çocukluk dönemine ait bilinç dışı korkuların ve aile sistemi içinde yaşanılan olumsuz otomotik düşünce; duygu ve davranışların yetişkinlik hayatını etkilemeye devam etmesi; travma sonrası tamir edilemeyen korku ve kaygıların devam ediyor olması; varoluşsal kaygılar; ilişki ve evlilik hayatında çözümlenemeyen ve sıkça tekrar eden sorunlar; deneyimsizlik; bilgi yetersizliği; sürekli stres kaynaklarına maruz kalma; sosyal kaygılar; rekabet duygusu; kıskançlık; bazende psikiyatrik destek gerektiren ilaçla tedavi edilmesi gereken organik kökenli kaygılar sıklıkla anksiyete kaynağı olabilmektedir. Bazen stresin en büyük kaynağı özgüven eksikliği diye bilinen kişinin değersizlik; yetersizlik ve çaresizlik gibi çok derinlerlerdeki olumsuz kendilik algılarıdır. Kendilik algısı olumsuz olunca kişinin olayları yorumlama ile ilgili algılama şeklide olumsuz olmakta ve bu algılama şekli olumsuz otomatik düşüncelerin kolaylıkla zihni ele geçirmesine nede olmaktadır. Bu olumsuz örgü engellenmesi oldukça zor olan bir ruhsal gerilime neden olabilir. Nörobiyolojik bağlamda güvensiz bağlanma olarak adlandırılan ; bebeklik döneminden itibaren ebeveyn yada bakıcı ile bebek arasında kurulan ilişkide duygusal; fiziksel ihmal olması; yakınlık kurulamamsı; ebeveyn ve veya bakıcının bebekle eşduyumsal empati kuraması durumunda gelişen; dolayısıyla ilişki kurma şekli çatışmalı yada kaçıngan olan yapıların daha stresli oldukları bilimsel çalışmalarla desteklenmiştir(Allen N. SCHORE; 2013) Stres diye tanımlanan bu gerilimle başetmek için insanların çokta sağlıklı olmayan farklı yollar denediği görülmektedir; içsel çatışma ve gerilimlerini tamamen bastırarak hiçbir sorun yokmuş gibi davranmaya çalışma( bu durum içerdeki çatışmanın daha da büyümesine neden olur); dışsallaştırma ( sorunun kaynağını başka kaynaklara yöneltip sorumluluk almama) ; başka bir stres kaynağı yaratarak içerdeki daha büyük çatışmanın yüzehe çıkmasını engellemek;şiddete başvurmak; alkol kötüye kullanımı; madde kötüye kullanımı; cinsel eyleme vurumlar; aşırı fiziksel aktivite; stresin kaynağından uzaklaşma; her stres yaşantısında başkalarından yardım isteme; aşırı uyku; aşırı yemek yeme; sözel yada fiziksel çatışmalara girme; stres faktörünü ortadan kaldırmayı erteleme; somatizasyon ( Fiziksel semptomlar yaratarak duygudan uzaklaşıp bede e odaklanma); gibi ve daha pek çok yöntem sayılabilir. Ancak bunların hiç biri kişinin strese neden olan iç çatışmalarını kalıcı olarak ve kökünden değiştirip yok etmez. Yalnızca aspirin etkisi denilen kısa süreli ve geçici iyi hissetme durumuna neden olur. Peki pek çok nedenden kaynaklanabilen ruhsal gerilimi nasıl azaltabiliriz? Öncelikle bu gerilimin organik yani tıbbi bkr karşılığı olup olmadığı öğrenilmeli; tıbbi bir bulgu yok ise kişinin bu ruhsal zorlantıyla ilgili neden sonuç ilişkisi kurması; hangi zamanlarda ortaya çıktığını tesbit etmesi; bu gerilime neden olan yüzeydeki değil temeldeki duygu ve nedenselliği anlamaya çalışması;strese neden faktörlerden kendini korumayı yada bu faktörleri azaltıcak ve ortadan kaldıracak çözümleri üretmelidir. Ancak bu sayılanları her zaman; her durumda ve herkes tarafından yapabilmek mümkün ola ayabilmektedir. Bu durumda kişi tek başına yada sahip olduğu imkanlarla kendisi bu bu gerilimle başetmekte zorlanıyorsa hiç vakit kaybetmeden psikolojik destek almalıdır.