Genellikle; Diyafram adı verilen; karın ve göğüs organlarını bir birinden ayıran; yayvan ve büyük kasın istemsiz uyarılması sonucu ortaya çıkan nahoş ve rahatsız edici bir yakınmadır.
Hıçkırık genellikle kendiliğinden geçebildiği gibi; uzun süre devam ederek gerek hasta ve gerekse hasta çevresinde tedirginliğe de sebep olmaktadır.
Diyafram kasının istem dışı kasılması; ses tellerinin kapanması; ve ardından şiddetli bir iç çekme ile ses tellerinnin ses çıkararak tekrar açılması sonucu kendini belli eder.
Uzun süren ve israr ederek devam eden hıçkırıklar ciddi rahatsızlıkları işareti olabilir.
Hıçkırık bazen günlerce-haftalarca kesilmeyip; hastayı ciddi şekilde rahatsız edebilir. Uzun süreli hıçkırıklar hastanın yemek yemesini; uykusunu; konuşmasını etkiler. Cerrahi girişim sırasında ve sonrasında ortaya çıkan hıçkırıklar da çeşitli rahatsızlıklara yol açar. Hıçkırığın merkez sinir sistemi hastalıklarından mide hastalıklarına kadar çok farklı nedenleri olabilir.
Hıçkırık yalnız diafragma irritasyonuna bağlı olmayıp; bazı rahatsızlıklardan da meydana gelmektedir. Hıçkırık çoğu zaman kısa süreli ve zararsızdır ve sağlıklı kişilerde geçici bir rahatsızlık olarak görülmektedir. Basit hıçkırık ataklarının çoğu genellikle kendiliğinden sonlanır.
Hıçkırık nedenlerini; sırası ile gözden geçirecek olursak;
1- Çok hızlı ve acele yemek yeme; hava yutma; aşırı gülme; gıdıklanma ( özellikle küçük bebeklerde);
2-fazla sigara ve alkol kullanılması;
3- Gastro Özefagal Reflu hastalarında; mide asidinin mide; özefagus ve gırtlak bölümünde yapmış olduğu irritasyon sonucu.
4-Karın boşluğu içinde bulunan ve Diyafragmaya komşuluğu olan; Mide; Karaciğer ve yakın organların irritasyonları;
Örneğin
-Diyagrafma kasına yakın komşuluğu olan organlara uygulanan cerrahiler
sonrasında da
hıçkırık
ortaya çıkabilir.
-Diyafragma kasının fıtıkları;
-karaciğer tümör ve apseleri;
-mide kanseri;
-dalak enfarktüsü;
-bağırsak tıkanıklığı;
-Pankreas bezinin rahatsızlıkları gibi hastalıklarda.
5-Göğüs boşluğu içinde ve Mediastenadını verdiğimiz kompartımanda bulunan -Akciğer; Kalb gibi hayati organların; -Büyük Damarların anevrizmaları ( Aort Anevrizması); sinirlerin; irritasyonu; enfeksiyonu;
-iltihabı; (Pnömoni; Perikardit;v.); -Tüberkülozu; -Selim ve habis tümörlerinde
6- Beyin ve Kalp gibi hayati organların irritasyonu. ;
7- Merkez Sinir Sistemi hastalıkları
-menenjit; -beyin içi kanama; -histeri -beyin tümörlerinde; hıçkırığı görmekteyiz .
8- Histeri; gibi organik bir hastalığa bağlı olmayan durumlarda da geçici hıçkırık ortaya çıkabilir.
Hıçkırık olduğunda evde basit olarak şöyle bir TEDAVİ uygulayabiliriz.
-Mümkün olduğu kadar soluğun tutulması. Veya bir kesekağıdı veya naylon torbaya nefes alıp vererek Karbondioksit solunumunun arttırılması. -Her iki el havaya kaldırılıp; baş üstünde birleştirilerek; arkadaşın uzattığı bir bardak suyu yudum yudum; nefes almadan içmek. -Sirke ;Limon suyu karanfil; kesme şeker; kahve ;tuz yemek ( Maksat nefes tutulması) -Yemek yerken acele edilmemeli ve konuşulmamalıdır. -Aç karnına sigara kullanılmamalıdır. -Sıvı içecekler mutlaka bardaktan içilmelidir(Hava yutmamak için).
-Hıçkırık uzun süre geçmezse doktora baş vurulmalı .
-Bu yöntemlerle giderilemeyen hıçkırık için sakinleştiriciler; kas gevşeticiler gibi çeşitli ilaçlar etkili olabilir.
-Boyundaki karotis damarına hekim tarafından masaj yapılabilir.
- Durdurulamayan hıçkırık için son çare frenik sinirin bir anestezik ilaçla veya cerrahi olarak blokajıdır.
Hatta Psikoterapi ve Akapunktur da uygulanmaktadır.